Gen Bencildir - Richard Dawkins
Muhtemelen dişilerin çoğu hangi erkeklerin en iyi olduğunda hemfikir olacaklardır çünkü tüm dişilerin elindeki bilgi aynıdır. Dolayısıyla bu az sayıdaki şanslı erkek çiftleşmelerin çoğundan sorumlu olacaktır. Bunu yapmaya güçleri fazlasıyla yetecektir çünkü her dişiye vermeleri gereken tek şey bir miktar ucuz spermdir. Büyük olasılıkla deniz fillerinde ve cennetkuşlarında gerçekleşmiş olan budur. Dişiler, her erkeğin sahip olmayı arzu ettiği bencilce sömürme idealinin yalnızca birkaç erkeğin yanına kar kalmasına izin vermektedirler fakat yalnızca en iyi erkeklerin bu lükse sahip olduğundan da emin olmaktadırlar. Kendi genleriyle birleştireceği iyi genleri seçmeye çalışan bir dişinin bakış açısından bakarsak, dişinin aradığı nedir? İstediği şeylerden biri, hayatta kalma yeteneğine dair kanıttır. Açıkça görülüyor ki kendisine kur yapan potansiyel her eş en azından yetişkin olana kadar hayatta kalma becerisini göstermiştir fakat bundan daha da fazla hayatta kalabileceğini kati bir şekilde göstermiş değildir. Dişi için yaşlı erkekleri seçmek oldukça iyi bir politika olabilir. Kusurları ne olursa olsun yaşlılar en azından hayatta kalabildiklerini ispatlamışlardır ve dişinin kendi genlerini uzun ömürlülük genleriyle birleştiriyor olması olasıdır. Ne var ki kendisine çok sayıda torun bahşetmeyeceklerse dişinin kendi çocuklarının uzun ömürlü olmalarını sağlamasının bir anlamı yoktur. Uzun ömürlülük cinsel güce dair bir kanıt değildir. Hatta uzun süredir hayatta olan bir erkek tam da üremek için risk almaması yüzünden hayatta kalmış olabilir. Yaşlı bir erkeği seçen bir dişi, iyi genlere dair bir başka kanıtı sergileyen genç bir erkeği seçen rakip bir dişiye kıyasla daha çok torun sahibi olmak zorunda değildir. Peki diğer kanıtlar nedir? Pek çok olasılık vardır. Belki yiyecek
Biyoloji
Her şey iyiydi eskiden; güler yüzlü ve dostçaydı her şey.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Vicdan Azabı
Bataklıkta ve çukurun karmaşasında kaybolmuş, Siper tahtalarından aşağı çırpınarak ilerliyor; bir tek o biliyor Her bir parıltıyı ve fışkıran patlamayı, — karanlık o sicim gibi yağan Yağmuru açığa çıkardığında anlık aydınlanan her bir anı. İlerliyor Ağır aksak, körlemesine. Ve o sendeleyip dururken, "Bundan daha kötüsü olabilir mi?" — diye merak ediyor, O Almanların kaçışını nasıl gördüğünü hatırlayarak, Ağaç kütükleri arasında merhamet dilenerek çığlık atan; Yeşil yüzlüydüler, sıyrılıp fırlıyorlardı: Biri vardı, Dehşetten morarmış, dizlerine kapanan... Bizim delikanlılar domuz gibi boğazlıyordu onları... "Kahretsin!" Diye düşündü — "Savaşta öyle şeyler var ki insan anlatmaya cüret edemez Evinde güven içinde oturan, can veren kahramanları Ve onların ölümsüz başarılarını okuyan zavallı babasına."
Kral ve kraliçeye yönelik saldırılar öylesine sert, öylesine kirli ve öylesine çoktu ki, monarşinin altını oyup Fransız Devrimi'ni ileri taşımada ciddi bir rol oynadı. Marie Antoinette'ye yönelik saldırılar korkunçtu. Bu saldırılar 1790'ların başında zirve noktasına vardığında kraliçe lezbiyen, fahişe, sapık, isterik ve hatta ensest meraklısı biri olarak damgalandı. Böyle bir kraliçeye sahip, çaresiz ve iktidarsız XVI. Louis'ye yönelik popüler nefret giderek arttı. Libelle yazarlarına göre Marie Antoinette seks âlemlerinde gelişigüzel döllenerek kraliyet soyunu (ve dolayısıyla Fransa'yı) zehirliyordu. Daha önce XV. Louis libidosunu dizginleyememekle eleştirilirken, XVI. Louis daha kötü bir noktadaydı: Karısına bile söz geçiremiyordu. İftiralar arttıkça monarşiyi yıkmak ve hatta kral ve kraliçeyi idam etmek gibi düşünceler akıllara daha sık gelir oldu.
Sayfa 317 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
Aşk bahane. Herkes kendini seviyor, bu cilvede kendi güzelliğinden emin olmak istiyordu ve tıpkı şu ayna gibi bu güzelliği yansıtacak, parlatacak bir ayna arıyordu.
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Tissot'nun L'Onanisme adlı kitabında mastürbasyon çok sert ifadelerle pornografinin temeli olarak yaftalanıyordu. Ne var ki mastürbasyonun insanları aptal, güçsüz, hemoroit ve kısa ömürlü yapacağı vurgulanan kitabın kendisi okurlarının büyük bir kısmı için mastürbasyon kılavuzuydu. 1835'te Amerikalı rahip John Todd genç insanları doğru yolda tutmak için ahlak dersleri içeren Öğrencinin Kılavuzu adında Latince bir kitap yayımladı. Kitap "elle boşalmanın sıklığı ve devamlılığı” konusunda okurları uyarıyordu. Ayrıca okurların mastürbasyona yeltenen ellerini sert bir şekilde azarlamalarını salık veriyordu. (Gençler şöyle diyeceklerdi: "Ey el, şehvetini kendine sakla!") Latinceyi kullanmasının nedeni herhalde okurların nezdinde kitabı daha etkileyici kılmak ve elbette kitabın başarısını garantilemekti. Kitap en az yirmi dört baskı yaptı ve Avrupa'da yüz bin adet sattı. Mastürbasyon için en az onun kadar faydalı olan seks ve evlilik rehberleri vardı. John Cannon adlı genç bir adam anılarında, annesi kitabı elinden alana kadar bir ebelik rehberine bakarak düzenli mastürbasyon yaptığını yazmıştı.
Sayfa 305 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji