Dünya ne ki sevgilim, benim sana yaptığım kubbe yanında? Düşsün, olsun, bırak, ' içinde yıldızlar patlıyor. Kolaydır inanmak kadar inanmamak da. îster sal kendini dünyaya, ister kal yanımda. Her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni Yoluna baş koymak diyoruz Biz barbarlar buna.
Keşke ablasından kurtulmak yerine elâlemden kurtulsaydı.
+"Bence N.Y., el âlem ne der, sen ne biçim erkeksin, senin ablan o....spu, denmesinden çekiniyor." -"Biliyorum, ondan çekiniyor. Ve gerçekten de o ortam bunu söyler. Yani çifte standart N. Y/nin uydurduğu bireysel bir dünya görüşü değil, toplumdan kaynaklanıyor." +"O zaman," dedim, "N. Y. farklı bir toplumsal ortam içinde olsa böyle davranmayabilir." -"Doğan Bey, N. Y. mahallesinde Türklerin olmadığı bir Avrupa ya da Amerika kentinde oturuyor olsa, ablasının erkek arkadaşı olmasına bu tür tepki vermez. O, Adana toplumsal ortamında çok güç bir durumda kalmış vaziyette. Her gün görüştüğü, konuştuğu, arkadaşlık yaptığı insanlarm yüzüne bakıp bakamama durumu var."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
(...) Dünya görsün şimdi. Bembeyazzzz dünya. Yoluna baş koyup buzzzdaaaaaaa Kan kusanı.
Her kezim ben Küle ne öğretebilirse hayat Onu öğretti bana da. (...) Ben külün içinde çok uyumuşum. Ben külün içinde çok uyudum. Ben külün içinde çok uyudum.
“Bu ülkede çocuk sahibi olmak, anne olmak…”. Boğazımda bir yumru. “…korkuyla yaşamak demek. Korkuyu miras bırakmak, devretmek demek.”
Sayfa 272·Kitabı okudu
Hayatım boyunca başka yöne baktım ben. Büyükanne’nin savaşı, bu onun savaşı dedim. Yaşlı adamınki ona ait. Anne’nin savaşı sadece ona ait. Her birimiz sadece kendi savaşımızı anlıyorduk, başka kimseninkini değil. Onların savaşlarını asla anlayamayacaktım. Anlamam da gerekmiyordu. Ben evden ayrıldıktan, kemikler evden çıktıktan sonra artık benim olmayacaklardı. Ben bu konforlu mesafeden yıkamıştım kemikleri.
Sayfa 257·Kitabı okudu