Vedat Türkali'den bir başyapıt...
Yazar, 27 Mayıs sürecini muhteşem tespitler ve betimlemelerle anlatmış,zaman zaman Kenan ve Günsel'in aşkını zaman zaman da 27 Mayıs sürecini ön plana alarak tam anlamıyla bir dönem romanı yaratmıştır.
Özellikle Kenan ve Günsel karakterleri üzerinden dönemin insanını, düşünce yapısını,hatta 1959-1960 yıllarında herhangi bir günün nasıl geçtiğini olağanüstü bir anlatım tekniğiyle okuyucuya sunmuştur.
Yazar okuyucuya Kenan ve Günsel'in zihnine girme fırsatı vermiş,karakterlerin zihninden geçen her düşünceyi, her düşünce parçasını görmemizi sağlamıştır. Tabi karakterlerin bilincine bu kadar yakın olmak özellikle Kenan karakterinin yaptıkları ve düşündükleri üzerinden okuyucuda sinir krizlerine varacak şekilde bir Kenan nefreti de doğurmuştur.Bunu daha iyi açıklamak için Kenan karakterine biraz daha yakından bakmak gerekiyor.
Kenan karakteri muhtemelen okuyucunun görüp görebileceği en enteresan ve sinir bozucu karakterdir.Kenan, zamanında aktif devrimci mücadele içinde bulunmuş ancak bir gözaltı sürecinde polisten yediği iki tokat sonrasında sinmiş, mücadeleden uzaklaşmış birisidir.Roman boyunca Kenan'ın bu silik, korkak, bencil yönünü görmek mümkün.Daha iyi anlamak için birkaç örnek vermek durumu berraklaştıracaktır.
İlk örnek esasen roman karakterlerinin genelini de kapsıyor. Kenan, evli ve bir çocuk babası,öğretmenlikten atılmış, arkadaşı Rasim ve eşi Nermin'in yardımıyla kitapçı dükkanı açmış bir karakterdir.Bir gün arkadaş ortamında Günsel'i görür ve aşık olur.Bu birçok romanda görebileceğimiz bir durumdur ancak garip olan çevredekilerin bu durumu normal karşılama dereceleridir ki bunların içinde Günsel'in abisi ve teyzesi de vardır.
Nermin bu duruma üzülmüştür ama eşine olan sevgisinden dolayı bu durumu sineye çekmiştir. Roman