"İçimdeki acıyı her anlatmak istediğimde kelimelerin ne kadar yetersiz kaldığını görüp sustum. Sustukça içimdeki yangın daha da büyüdü, beni küle çevirdi ama dışarıya tek bir duman bile sızmadı."
Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi! Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar?
Sayfa 280·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
özenle boyadım ipliğini sevginin, gidip de bulamamanın incinmiş rengine. sisi gümüş bir rüzgarla tepelerden eğirdim, dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını, sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim. ölümü tastamam ezberledim de geldim, dilimde bu buruk türkü tadıyla bilmem ki burdan nereye giderim. sonunda kendime bir top yangın edindim, soluğumla besledim dudağımın ucunda. ömrümün külüydü savrulan hep ardımda, örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla. koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla, adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.
Sayfa 41 - III / kendi göğünü aramak / sis - pdf·Kitabı okuyor
Alıntı
Birlikte kanamaya alışkın yaralarımız var çünkü yeniden bir araya gelirsek bu sonsuz acının dineceğini umuyorsun. Yanılıyorsun, Hayat varsa acı hep olacak Behiye. Sadece yaşayanlar acı çeker yeryüzünde. Nerede olurlarsa olsunlar. kim olurlarsa olsunlar. Acı dediğin, üzerimize geçirdiğimiz kırk yllık hırkalara benzer. Kimse beğenmez ama üşüyen herkes uysalca giyer. Ve hayat, benim bildiğim en soğuk yer. Hepimiz üşümeye içimizden bașlıyoruz. Derinlerden, çukur gibi, kuyu gibi, yürek gibi bir yerden. Bir elma neresinden başlarsa çürümeye işte tam oramızdan buz gibi üşüyoruz. Farkına dahi varmadan aynı kadere sürükleniyor, aynı yazgıya kilitleniyoruz. Hani buraya gelmek istiyorsun ya, iyice bak etrafına, aynalarla çevrili bu zifiri karanlıkta kaçacak bir yer var mı? Gittin de kurtuldun mu, dönersen kurtulacak mısın? Nefes aldığımız her yer yangın yeri kardeşim, her yer aynı. Hatırlasana, burada Dersim bombalanırken, orada Guernica yanmadı mı? Aynı anda iki ayrı noktadan yola çıkan ve rayları gamla gıcırdatan kara trenlerin biri Aşkale'ye, öbürü Auschwitz'e varmadı mı? Başka yerlerde başka çocuklar öldü, başka adamlar başka kadınları incittiler, başka yoksullar başka yoksunluklar çektiler. Ama tek rahimden çıkmışçasına aynıydılar aslında, sadece baska suretlere büründüler. Ne vakit içine bırakıldığımız korkunç yarıklardan kurtulmaya çalışsak, her defasında daha da derinlere batmadık mı? Evet kurtulmayı denedik, sahiden denedik ama görüyorsun işte, ișe yaramadı. Başka bir coğrafyaya ya da kendimizinkinden evla bulduğumuz başka bir acıya kaçarak kurtulabileceğimiz bir oyun değil hayat. Bence artık daha az yaralanmak icin nerede olmak gerektiğini düşünmekten vazgeçip olmamamız gereken yeri bulmanın zamanı...
Sayfa 394·Kitabı okudu
“Sorma, Yangın sönseydi suyla Denizler her akşam böyle yanmazdı.”
Alıntı
"Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez." -William Shakespeare-