Ali Köse

Ali Köse

YazarÇevirmen
8.8/10
38 Kişi
·
148
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.501
Gösterim
Adı:
Ali Köse
Tam adı:
Prof. Dr. Ali Köse
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
1963
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.
1981’de Antalya İmam-Hatip Lisesi’nden, 1985’te Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans (1988), Londra Üniversitesi King’s College’de doktora (1994) eğitimini tamamladı.1998’de doçent, 2004’de profesör oldu. Halen Din Psikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesidir. Din Psikolojisi ve Din Sosyolojisi alanlarında araştırmaları bulunan Köse’nin eserleri şunlardır: Conversion to Islam, Neden İslam’ı Seçiyorlar, Freud ve Din, Deprem ve Din, Milenyum Tarikatları, Sekülerizm Sorgulanıyor, Laik Ama Kutsal, Avrupa Birliği Ülkelerinde Din Devlet İlişkisi, Avrupa ve İslam, Üç Yusuf Bir İslam, Türbeler: Popüler Dindarlığın Durakları, Enteller Aleykümselam Der mi, Din Psikolojisi.
Avrupa,Müslümanları asimile edememenin sıkıntılarını yaşıyor.Bunun en bariz ifadesini "Asıl mesele Avrupa'ya gelen göçmenlerin sayısının fazlalığında değil, İslam'da.İslamı asimile etmek çok zor" sözlerine yer veren Newsweek dergisinde bulmak mümkün...
Oysa ölümü hatırlamak değil midir insanı insan yapan, onu kötülüklerden alıkoyan, yanlış davranışlarından pişmanlık duymaya sevk eden? Son nefese kadar, kesin olarak kazanılmış ya da kaybedilmiş hiçbir şey yoktur bu âlemde.
Yoksullara yardım ettiğim zaman bana Aziz dediler;ama onlardan neden yoksul kaldıklarını,neden yoksul bırakıldıklarını sorgulamalarını istediğim zaman bana "Komünist" dediler...
Din değiştirme olayı sadece ve sadece teolojik bir tercihte bulunma eylemi değildir.Dolayısıyla , Türkiye'de Hristiyanlığı seçen bir genç aslında "Hristiyan olmayı"değil "Batılı olmayı" tercih etmiştir.
Anne baba her zaman en iyi modeldir.Dindar anne babaların çocukları eğer dine mesafeli iseler mutlaka ailedeki sevgi bağında bir problem var demektir.
Evlat anne babanın yolundan bir sapma gösteriyorsa mutlaka bir problem yaşanmıştır.
Kan nakli sırasında kaptığı Aids yüzünden hastaneye düşer kahramanımız. Tabi haber kısa zamanda tüm dünyaya yayılır. Hayranları kağıt kaleme sarılıp mektup yazarlar kendisine. "Neden sen ?" Diye başlar bir hayranı mektubuna." Dünyada 5 milyar insan var neden seni buldu bu hastalık Tanrı onca insan arasından neden seni seçti ki?" diye devam eder. Bu isyankar hayran hiç beklemediği bir cevap alır ölüm döşeğindeki tenisçiden:" dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyonu tenisi öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 binbini yarışmalara katılır, 5 bini büyük turnuvalarda yarışır, 50 tanesi Wimbledon' a kadar yükselir, 4u yarı finale,2si finale kalır ve 1 kişi kazanır. Ben wimbledon' ı kazandığımda 'Neden ben' diye sormadım tanrıya. Şimdi 'neden ben ' diye nasıl sorarım.
Modernizmi doğuran endüstriyel süreç, insanların hep daha fazlasına sahip olma duygusunu geliştirdi.Ama insanca yaşamanın ve mutlu olmanın temel ilkesi "sahip olma" değil, insanın "kendisi olması"dır.
Bir kadın ve bir erkek... Birlikte yaşıyorlar ama evli değiller. Bir tatil be beldesindeler .Kahvaltılarını yapmış, sahilin keyfini çıkarıyorlar . Çok sevdikleti köpekleri de hemen önlerinde yürüyor . Fakat oda ne... Köpek suyun üzerinde bir batıp bir çıkıyor . Adamcağız köpeği kurtarmak için elbiseleriyle denize atlıyor, ancak köpeği kurtarmaya çalışırken kendisi boğuluyor. Kadın ağlayıp sızlanmaya başlıyor. Herkes hayatını kaybeden erkek arkadaşı için yas tuttuğunu zannederken ,kadının ağzından çıkan birkaç kelime tüm görüntüyü değiştiriyor:"Eyvah!Kredi kartları cebindeydi... Şimdi ben tatil masraflarını nasıl ödeyeceğim? ..."
182 syf.
·Beğendi·5/10
Gerçekten freud'un derdi insanın kafasında yarattığı Tanrı algısıyla Tanrının yarattığı insanın yaşaması gereken din algısı ise freudun bu düşüncelerini dikkate almak lazım diyorum.Çünkü şu an insanların şekillendirdiğ bir din algısı insan tabiatını bozmuş durumdadır. Fena halde çevremde gördüğüm gerçeklik yaşanması gereken Kuran ve sünnet anlayışını gelecek nesillere yani çocuklarına aktaramayan ve bu konuda ne yapacağını bilemeyen ebeveynlerdir.Benim asıl düşündüğüm ise bunların çocukları nasıl olacak?
208 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Refah düzeyi yükselen toplumların aynı oranda maneviyattan uzaklaşmasıyla birlikte arayışa girmeleriyle ortaya çıkan akımları inceleyen bir kitap duruyor karşımızda. Hz. Isa'nın tekrar yeryüzüne inmesini beklemek üzerinden doğan fikirler çoğalmaya başlamıştır. Tarikat olarak geçen bu grupların sayıları kimi zaman binleri kimi zaman onbinleri bulmuştur. Bununla birlikte toplu intiharlar yapılmıştır. İntiharların asıl sebebi ise kendilerinin huzura ve ebedi cennete kavuşmak istemeleridir. İnsanlar ne kadar modernlik adı altında yaşasa da manen hep arayış içinde demekten kendimi alamadım. Hak din olan Islam'ı biz tam kavrayamazken insanlar doğru yolu bulabilmek için nelere inanmış ve hayatlarından dahi olmuşlar. Farklı bakış açısı kazanabilmek için muhakkak okunması bir kitap diyebilirim. ~ İyi okumalar ~
182 syf.
·15 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle kitap çok akıcı ve kitapta anlaşılır bir üslup kullanılmış. Objektif mi diye soracak olursanız kitapta freud hakkında çokça eleştiri mevcut. Haklı olduğu noktalar vurgulanmakla birlikte çoğunluk olarak psikanalizi oturttuğu temelin ( dinin nevroz, ilizyon olması) geçerli olmadığı dile getirilmiş. Freud psikanalizi oturttuğu temel ilkel insanın primal babayı öldürmesi, etini yemesi, babaya benzemeye çalışması ve babanın sahip olduğu herşeye sahip olma anlayışı akabinde de aynı akıbetten korkarak ve suçluluk duyarak içsel evliliği yasaklaması. Öldürülen babanın cezalandırmasından da korkulduğu için yerine totem hayvanının belirlenmesi ve tabuların konulmasıyla devam ediyor. Yani freud Totem ve tabuya fazlaca vurgu yapmış. Freudu daha iyi anlayabilmek için kendi metinlerinden okumamız daha sağlıklı olabilir.
208 syf.
·9/10
Ali Köse 20. yy batı dünyasının yaşadığı manevi buhranı, insanların eğilimlerini, ebedi mutluluk vadeden akımların öğretilerini doyurucu bir şekilde işlemiş. Kendi coğrafyamızda da benzerlerini görebileceğimiz ilginç inanışları ilgiyle okudum. Tavsiye ederim.
246 syf.
·Puan vermedi
ali köse hocamızın diğerkitaplarına nazaran içerisinde yer alan makalelerin yorumlanış tarzında nedense bir basitlik vardı. aradığımı bulamadığım fakat makalelerinden fazlasıyla yararlandığım br kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Köse
Tam adı:
Prof. Dr. Ali Köse
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
1963
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.
1981’de Antalya İmam-Hatip Lisesi’nden, 1985’te Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans (1988), Londra Üniversitesi King’s College’de doktora (1994) eğitimini tamamladı.1998’de doçent, 2004’de profesör oldu. Halen Din Psikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesidir. Din Psikolojisi ve Din Sosyolojisi alanlarında araştırmaları bulunan Köse’nin eserleri şunlardır: Conversion to Islam, Neden İslam’ı Seçiyorlar, Freud ve Din, Deprem ve Din, Milenyum Tarikatları, Sekülerizm Sorgulanıyor, Laik Ama Kutsal, Avrupa Birliği Ülkelerinde Din Devlet İlişkisi, Avrupa ve İslam, Üç Yusuf Bir İslam, Türbeler: Popüler Dindarlığın Durakları, Enteller Aleykümselam Der mi, Din Psikolojisi.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 148 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.