Andrey Platonov

Andrey Platonov

Yazar
8.3/10
99 Kişi
·
227
Okunma
·
43
Beğeni
·
2.801
Gösterim
Adı:
Andrey Platonov
Unvan:
Rus yazar
Doğum:
Voronej, 16 Ağustos 1899
Ölüm:
5 Ocak 1951
Andrey Platonov (Rusça: Андре́й Плато́нов, 28 Ağustos [O.S. 16 Ağustos] 1899 – 5 Ocak 1951), gerçek adı Andrey Platonoviç Klimentov (Rusça: Андре́й Плато́нович Климе́нтов), Rus yazar. Bir komünist olmasına rağmen, eserleri kolektifleşmeye ve diğer Stalinist politikalara karşı kuşkucu tavır içerdiği için ömrü boyunca yasaklanmıştır.
"Bak ne diyeceğim anne, gel hiçbir şey düşünmeden yaşayalım, yokmuşuz gibi."
Andrey Platonov
Sayfa 40 - Metis Yayınları
"Can. Ruh ya da tatlı hayat anlamında. O halkın, ruhundan ve kadınların, anaların ona bağışladığı tatlı hayatından başka hiçbir şeysi yoktu - halkı doğuran analardır çünkü."
Andrey Platonov
Sayfa 28 - Metis Yayınları
İnsanlar birbirlerinin sadece ekmeğiyle değil ruhuyla da, biri diğerini hissederek, tahayyül ederek beslenirdi; aksi takdirde ne düşünecek, nerede harcayacaklardı güven dolu, hassas yaşam güçlerini, üzüntülerini dağıtmayı nereden öğ­renip de avunacaklardı, nerede öleceklerdi fark edilmeden... Sırf kendini tahayyül ederek yaşayan her insan kısa zamanda ruhunu kemirip bitirir, yoksullukların en kötüsünde tükenir, kederden çıldırarak can verirdi.
Andrey Platonov
Sayfa 131 - Metis Yayınları
Avlunun ortasına kondurulmuş küçücük bir ev. Sokak bomboş, sessiz ve karla kaplı. Her köşe sessizlikle tıkanmış. Yalnız başımayım. 
Çaresizlik, elem ve yokluk insanın en küçük rahnesine kadar sızabilir ve ancak son nefes süpürür onları oradan dışarı.
Andrey Platonov
Sayfa 23 - Metis Yayınları
Nerede bir kitle varsa orada derhal bir önder peydahlanır. Kitle önder aracılığıyla beyhude ümitlerini sigortalar, önder ise kitleden gereksindiği şeyleri edinir.
"Analar bir halkı doğurur."
Türkmen bir anne tarafindan, yoksulluk ve çaresizlik sebebiyle çöllerde bırakılan bir çocuk Nazar Çagatayev.Sovyet devleti tarafından yetiştirilen bu çocuk, yıllar sonra halkına sosyalizmi öğretmesi için doğduğu topraklara geri gönderiliyor.

Rus yazar Andrey Platov'un sağlığında yasaklanan ve ancak ölümünden 40 yıl sonra yasağı kaldırılan kısa romanı(150 sy.) Can fakirliğin, açlığın,mutsuzluğun ve unutulan bir halkın hikayesini anlatıyor.
Roman aslında Stalin dönemine yapılan bir eleştiri.Yazarımız, kendisi de bir sosyalist olmasına rağmen o dönem Stalin'i ve Sovyet devletini bol bol eleştirmiş.Bu yüzden ömrü sürgünlerle ve yasaklarla geçmiş.Yasaklar 1990larda kaldırıldıktan sonra başka dillere çevrilmiş.Türkiye'de ise ilk 2010 yılında yayınlanmış.Platonov'un fazla tanınmamasının sebebi bence bu.

Yazarın dili ve olayları anlatış biçimi o kadar basit ki, kitabı hiç yorulmadan ve sıkılmadan bitirdim.Ayrıca yazarın doğayla ilgili betimlemeleri de ayrı bir övgüyü hakediyor.

Mutluluğu bilmedikleri için mutsuzluklarına üzülmeyen bir halkın hikayesi.Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Aslında henüz okumadığım bu yazarı Can adlı kitabının yorumlarıyla yeni yeni tanımaya başlamış, yazardan bihaber bir okurum. Andrey Platonov'la tanışmama vesile olan Azade'nin Muhteşem Vahşi Dünya önerisiyle karşılaştım. Teşekkür ederim.

Hep söylemişimdir öykü okumak bana göre değil diye. Ama hep de okuyamam. Kendimi itekleyerek okuduğumu, sorunun bende olduğunu kabul ediyorum.

Muhteşem Vahşi Dünya, 9 öyküden oluşan, her birinde farklı bir konuya değinerek sonu insana, insanlığa çıkan, etkileyici bir kitaptı. Ancak öykülerin hepsini sevdim diyemem. İçlerinden Yedinci Kişi ve Muhteşem Vahşi Dünyada öykülerini çok sevdim.

Rus yazar Andrey Platonov, aslında komünist bir kişiliğe sahip olmakla birlikte aksine tüm adımları siyasi yapılanmalara karşı olan ve ilerlemeci zihniyete sahip biridir. Bu nedenle birçok kez yasaklanmış.

Savaş muhabiri olan Platonov şiir, öykü, roman gibi türlerde eserler vermekle birlikte köşe yazıları yazmış değerli bir kaleme sahip. Onun muhabirliği sebebiyle tanık olduğu olaylar ve izlenimleri öykülerinde kendini hissettiriyor.

Öykülerinin her birinde insanın, dünyayla, içinde bulunduğu hayat şartlarıyla, kendiyle ve aklıyla olan mücadelesi cümle cümle kendini ispatlıyor. Kimi zaman zorlandığımı hissetsem de kimi zaman cümlelerin içinde akıp gidiyorum.
Stalin rejimi tarafından yasaklanan, değeri bilinmeyen ve sakıncalı olarak görünen Rus yazar Andrey Platonov’un romanı "CAN". Konusu çok farklı okurken bir çok duyguyu yaşayabilirsiniz aynı anda.
Bence günümüzün
varsa böyle bir şey spor filozofu Cem Dizdar’ı izlerken duymuştum adını o tavsiye etmişti hemen aldım ve okudum. Can kitabı adının aksine yaşamdan umudunu yitirmiş bir halka yeniden yaşama kazandırmak için uğraşan Çağatayev’in hayatını ve çabalarını konu alıyor. Stalin ve rejime göndermede bulunuyor. Zaten ö dönemleri yasaklı bir yazarı tabiki şaşırtmadı beni. Çölü geçip iyi bir yaşam alanı olan Sarıkamış’a giderken yolda yaşadıkları güçlükleri anlatıyor. Bu kitap bana Diriliş filmini hatırlatıyor insan hayata tutunmak istediğinde neler yapabileceğini tahmin bile edemeyiz. Can kitabı ağır ilerliyor bazen kendini tekrarlıyor hissine kapılabilirsiniz. Tekrar tekrar okunduğunda farklı şeyler bulabileceksiniz diye umuyorum.
Can
Andrey Platonov
Baktığını gören bir yazar , yada keskin bir kalem. Yazar ancak bu tarz sıra dışı cümlelerle tarif edilebilir.
Andrey Platonov’u okudukça kitaplarının, Stalin tarafından neden yasaklandığının çokta şaşırtıcı olmadığı görülmektedir. Gerçekleri göstermeyi hiçbir siyasetçi sevmez.
İngiliz Sanat eleştirmeni, yazar, filozof John Berger, Andrey Platonov’u yazmaya iten başlıca neden, Platonov’un Sovyetler Birliği döneminde, arazide çalışırken yörede yaşanan yoksullukla ilgili; “Gördükleri onu yazmaya mecbur ediyor, hikayeler yazılmak için adeta yakarıyordu” der.
Yazdıklarında, işlediği konularda ya da kurduğu çarpıcı cümlelerde, etkili bir zeka pırıltısı kendini göstermektedir. Rusya’nın pek bilinmeyen yazarı, ancak okudukça diğer eserlerini de okuma isteği uyandıran çok güçlü bir dili var.
İnsan, çevresindeki olup biten olayları bazen kalıpsal düşüncelerle değerlendirir ve bir yargıya varır. Bu kitap hakkında şu an yapılan gibi. Ve birkaç paragraftan oluşan bir yazı ortaya çıkar. Çokta olağan dışı bir şey çıkmaz, çıkamaz. Bazen bu çalışmayı herhangi bir okur da yapabiliri. Yada bazen bir yazar da.
Platonov; Yazar var, yazar ver dedirten bir edebiyatçı. İşlediği konuları yazıya dökerken ki sadeliği ve gerçekliği, mutlaka ki çoğu okurunu şaşırtmıştır.
Can, yazarın kısa bir romanı. Yazar, Sovyetlerin yoksul yörelerinde, elektrik mühendisi olarak görev yaparken gözlemlerini güçlü bir edebi eser olarak yazıya dökmüş.
Kitabın konusu, Sovyet Hükümeti’nin iktisatçı olarak okuldan mezun olan Çagayatev’in kendi memleketine gidip yöre halkını kalkındırmaya ve bilinçlendirme çalışması ve bu süreçte yaptığı mücadele. Gerek doğayla, gerek yoklukla, gerekse insanlarla.
Yazar yokluğu tasvir ederken, Cengiz Aytmatov’un Toprak Ana’sında tasvir edilen köylerle, Can romanında anlatılan köylerin komşu köyler olduğu hissine kapılıyorsunuz. Umudunu hiç kaybetmeyen Toprak Ana’daki Tolunay, doğadaki börtü böcekle, taşla toprakla konuşan Çagatayev’le çok ta farklı durmuyor .
Yokluk belki bu kadar güzel yalınlaştırılabilir. Belki de yokluk o kadar gerçek yaşanabildi. Daha ötesi tümden ölümdü belki de. .
Uçsuz bucaksız çölde bazen kaybolan Çagatayev, yalnızlık ve yönsüzlük duygusu ile başa çıkmaya çalışırken, okuyucuyu da benzer duyguya hapsediyor adeta. Ölümle yaşam, siyam ikizi kadar yakın duruyor kitap boyunca.
Ancak kitabın bitmesini istemediğiniz enfes tadı, biraz Oğuz Atay tarzı beklemediğiniz cümlelerinde gizli.
“Çagatayev içindeki yaşam gücünü zaptetmeyi beceremezdi, bu gücün masumiyetinden ve iyiliğinden emin olduğu için karşısındakinin ulaşılmazlığı incitirdi onu, sonunda şuurunu ve idrakini yitirirdi.”
“Tanımazsın, yemek yer gibi yaşıyorsun çünkü: içine giren şey aynen çıkıp gidiyor. Bende dersen kalıyor her şey.”
Gerçeklik bu kadar gerçekçe anlatılabilir mi ? belki hiçbir zaman gerçeklik tam anlamıyla anlatılamayacak, ancak Platonov kadar yaklaşılınabilecek…
Bu kitaba 6 üstü puan verenlere inanamıyorum..Tamam ilgi çeken bir konu, sosyalizm teması, işleniyor ama ele alınan hikaye çoğunlukla mantık hatalarından ibaret ve de tam bir zombi türü..Hele bir yer var ki Aydım: "Kuşlar gelmeden kuma yat yine, yiyeceğimiz yok!"Yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz hoop kartal eti yicez mi?Olay bu mudur.?Hikaye kahramanı çocuk olur da bu kadar mı toyca bir biçim verilir bu kahramana..Tamam anlıyorum yaşanan fakirlik gözler önüne getirilmeye çalışılıyor da bu ne be abicim..
Bunlar tabiki şahsi fikirlerim...Beğen(me)dim..??
Sovyet Rusya'sında yaşayan insanların yaşam hikayelerini anlatırken sisteme olan ince eleştirileri de görebilirsiniz. Bu sebeple bir dönem yasaklanmış zannedersem.
Güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim "bi bakmışsın tüm umutlar yıkılmış seninde üzerine" yere düşersen kalkarsın çukur görde düşeme" güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim
Doğa ve insanin sonsuz savasi. Bence kitabin en temel dusuncesi; sonunun ve kazananin belli olmadigi bu savaşta bizler, kendi hikayelerimizin kahramanlari. Dünyaya hikâyeler birakiriz iste yazar bize bu hikayeleri anlatir; bilime karsi olan saskinligimizi , doğaya karşı gucsuzlugumuzu ve insan olarak zayifliklarimizi
Stalin devrinin en dikkat çekici muhalif yazarlarından birisidir Platonov.Bu eseri öykülerinden oluşmakta.Özellikle Yepifan Savakları (Ki Gorki'nin Platonov'un en sevdiği öyküsüymüş.Benim de en sevdiğim hikayesi bu oldu.) Muhteşem Vahşi Dünya ve Elektriğin Yurdu öykülerini beğendim.Ayrıca eserde ''Antisexus'' isminde ilginç bir bölümde yer almakta bu bölümün sonunda yazar kendisini bu hikayeyi Fransızca'dan çevirmiş bir çevirmen olarak göstermekte.Antisexus bir makinadır ve bu makina üzerine devrin önemli politikacı ve yazarlarının düşünceleri yer almaktadır.Son bir bilgi olarak Platonov'un eserlerinin baş karakterleri genellikle kendisi gibi bir mühendistir ayrıca bu dönemin fütürizm etkisinden de kaynaklanıyor olsa gerek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrey Platonov
Unvan:
Rus yazar
Doğum:
Voronej, 16 Ağustos 1899
Ölüm:
5 Ocak 1951
Andrey Platonov (Rusça: Андре́й Плато́нов, 28 Ağustos [O.S. 16 Ağustos] 1899 – 5 Ocak 1951), gerçek adı Andrey Platonoviç Klimentov (Rusça: Андре́й Плато́нович Климе́нтов), Rus yazar. Bir komünist olmasına rağmen, eserleri kolektifleşmeye ve diğer Stalinist politikalara karşı kuşkucu tavır içerdiği için ömrü boyunca yasaklanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 43 okur beğendi.
  • 227 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 258 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları