Yazar
Anne Brontë

Anne Brontë

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
84 Kişi
221
Okunma
55
Beğeni
2.223
Gösterim
Unvan
İngiliz Şair, Roman Yazarı, Mürebbiye
Doğum
17 Ocak 1820
Ölüm
28 Mayıs 1849
Yaşamı
Anne Brontë (d. 17 Ocak 1820 - ö. 28 Mayıs 1849), İngiliz şair ve yazar. İngiliz Edebiyatı’nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan üç kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en küçüğüdür. Yorkshire, İngiltere'de doğdu. Verem hastalığından 29 yaşında öldü.
Aynur kaval
Wildfell Konağı Kiracısı'ı inceledi.
385 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
19.yüzyıl İngiltere’sinde kadının yerini anlatan klasik bir roman ben kitabı okuduğumda sanki uğultulu tepeleri okuyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Biraz anımsattı. Genel olarak romantik ve bence sinir bozucuydu :) keyifli okumalar:))
Wildfell Konağı Kiracısı
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Nurcan Güven
Wildfell Konağı Kiracısı'ı inceledi.
385 syf.
·
11 günde
·
Puan vermedi
Tam bir klasik roman örneği. Klasikleri okumayı sevenler mutlaka beğenecektir. Bir kaç basım hatası dışında kitabım çevirisi gayet başarılıydı. Yedi yayınlarına da burdan teşekkürler bu güzel eseri bize kazandırdıkları için.
Wildfell Konağı Kiracısı
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
nihal
Wildfell Konağı Kiracısı'ı inceledi.
385 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Acı Aşk
Brontë kardeşlerin en küçüğü olan Anne Brontë’nin iki romanı var. Agnes Grey ve Wildfell Konağı Kiracısı. Daha önce dilimize Şatodaki Kadın olarak kazandırılmış olan Wildfell Konağı Kiracısı Yedi Yayınları tarafından şahane bir şekilde yeniden basıldı. Sürpriz bozan olmamasına dikkat ederek hem kitaptan hem de kadın olmaktan biraz bahsedeceğim. Sevdiği adama ruhunu ve bedenini vermeye ve her şeye rağmen sevgilisini sevmeye hazır bir kadın var karşımızda. Helen. Yaşadığı dönemde kadınların sosyal hayatta var olmalarının yolu evlenmek. Kadınlara eş seçilirken aranan başlıca özellikler yaşça büyük olması ve maddi durumunun iyi olması. Helen için ise kadının sevmediği biriyle evlenmesi demek kendini köle gibi satmak demekti. Bu yüzden âşık olmayı arzuladı. Aşkın onu çağırdığı yola düştü. Aşkının sevdiği adamı iyileştirebileceğini düşünüyordu. Var olan birkaç kötü özelliğini görmezden gelip evliliğin bir şeyleri değiştireceğini umut ediyordu. Gerisi amalar ve keşkelerle dolu. Anne, bu romanı yazdığında yıl 1848 idi. O zamanlar kadınların boşanmak, çocuğunun velayetini alma hakları yok. Kadınların oy kullanma hakkı bile yok! Buna rağmen Anne bir kadının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini, evlilikte ve ayrılmada söz hakkı olması gerektiğini yazıyor romanında. Bunları dile getirdiği romanı kendi adıyla değil bir erkeğin adıyla okuyucuya ulaştırabiliyor. O dönemin sosyal yapısının ve kadın erkek ilişkilerinin çok güzel anlatıldığını düşünüyorum. Biraz ağır bir tempo ile ancak incelikli bir kavrayış ile okuyucuyu sıkmayan bir üslup ile yazılmış roman. Roman Jane Eyre kadar popüler olması gereken, hatta Jane Eyre ile karşılaştırdığımda bir basamak daha yukarıda olan bir eser benim fikrimce. Bu romanın yazıldığı günden bugüne kadar kadınlar pek çok hak elde etti. Ama kadınlar bu haklarını kullanmak isterken ölüyor! Boşanmak istediği için aynı evi, aynı yatağı, yıllarını paylaştığı kişi tarafından herkesin gözü önünde hem de! Günümüzde kadınların sorunları bundan yüz yetmiş iki yıl öncekinden çok da farklı değil. Bir kadının hayatına, acılarına, aşkına tanık olmak isteyenlere kitabı tavsiye ediyorum. instagram.com/p/CJHGW_3J__d/?utm_...
Wildfell Konağı Kiracısı
OKUYACAKLARIMA EKLE
23
mehmet temiz
Agnes Grey'i inceledi.
217 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bronte kardeşlerin en küçüğü olan Anne Bronte'nin yazdığı iki romandan biri. Ablaları Charlotte ve Emily'nin yazdıkları ''Jane Eyre'' ve ''Uğultulu Tepeler''in gölgesinde kalarak pek öne çıkmayı başaramamış olması çok üzücü geldi bana. Oysa her iki roman kadar muhteşem ve harika bir kitap. En az onlar kadar okunmayı ve beğenilmeyi hak eden bir eser. Kitabı okurken insan düşünmeden yapamıyor. '' Bu derece yetenekli olan bu kardeşlerin genç yaşta ölmeleri sonucu bize daha fazla okuyacak muhteşem eserler bırakmalarının engellenmesindeki hikmet nedir acaba ? '' diye. Bunun cevabını bizim verme gücümüzün olmadığına göre, bize ''vardır bunun da elbet bir sebebi ''diyerek konuyu geçmek düşüyor sanırım. Kitabın konusu, Agnes ismindeki bir kızın mürebbiyelik yaptığı sırada başından geçen olayların anlatılmasıdır. Dönemin İngiltere'sindeki yaşam şartları, sınıflar arası ayrılıklar, mürebbiyeliğin zorlukları, tabiat güzellikleri, duygusallıklar ve en önemlisi insanların psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirilmeleri sonucu yapılan muhteşem tespitler. Kitap aslında Anne Bronte'un kendi hayatından kurgulayarak yazdığı bir kitap. Kitaptaki Agnes ise Anne'in neredeyse tıpa tıp kendisi. ''Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri'' kitabını okuyanlar bilirler orada anlatılan Anne'ın karakterleri aynen Agnes'te yaşıyor. Çok sakin, her şeye iyilikle yaklaşmayı seven, dindar , kimse hakkında kötü düşünmeyen, sabırlı, kendi halinde sessizce yaşamını sürdüren, aşkını bile sadece kendi içinde yaşayan bir iyilik meleği yapısında. Bu yüzden kitaptaki konu da aynı şekilde devam ediyor. Akıcı, sakin, heyecan ve gerilimden uzak, duygusal bir anlatım var. Okurken insan, hep güzel şeyler düşünerek ve büyük keyif alarak okuyor. Burada ne ''Uğultulu Tepeler'deki gerilim, ne de ''Jane Eyre'daki Jane'in güçlü kişiliği var. Sadece, sessiz, sakin bir Agnes var. Her satırını çok büyük keyifle ve beğeniyle okuduğum bu muhteşem kitabın mutlaka okunması gereken klasiklerden biri olduğu kanaatini taşıyor ve okunmasını da kesinlikle tavsiye ediyorum.
Agnes Grey
7.9/10
· 99 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
75