Barış Doster

Barış Doster

Yazar
8.0/10
10 Kişi
·
15
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.175
Gösterim
Adı:
Barış Doster
Unvan:
Akademisyen,yazar
Doğum:
Kars, 1973
Barış Doster, 1973 yılında Kars'ta doğdu. Kars Gazi İlkokulu'nu bitirdi. 1990'da Kadıköy Anadolu Lisesi'nden, 1994'te İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitenin İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde, Türk siyasal yaşamı üzerine yazdığı tezle yüksek lisansını, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda izlediği dış politikayı, Türk dünyasına ve mazlum milletlere dönük yaklaşımını incelediği çalışmayla doktorasını tamamladı. Gazeteciliğe 1994 yılında başladı, 1996- 2006 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde çalıştı. İç ve dış politika üzerine çok sayıda haber, söyleşi ve yazı dizisi yaptı. Türk siyasal yaşamı, Türk dış politikası ve uluslararası ilişkiler konularında çeşitli dergi ve kitaplarda çok sayıda makalesi yer aldı. Latin Amerika, ABD ve İngiltere'de uzun süreli araştırmalar yaptı. Çeşitli üniversitelerde ve Kara Harp Okulu'nda Uluslararası İlişkiler, Türk Devrim Tarihi, Türk Dış Politikası, Türk Siyasal Hayatı ve Kitle İletişim Sosyolojisi dersleri verdi. Halen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Jeopolitik, Dış Sayfa ve Bildiren dergilerinin yazı kurulu üyesi, "Atatürk, Türk Dünyası ve Mazlum Milletler" adlı kitabın yazarıdır.
"Tarih, ulusal refleksin çözülmesi , ulusal bilincin körelmesiyle neler yaşanabileceğini anlatan acı derslerle doludur.Ne zaman . Ne de mekan olarak gitmemek, Yugoslavya' nın dağılışını , Bosna' da , Kosova' da yaşananları anımsamak yeterlidir. Bu kanlı örnekler aynı zamanda Atatürk ulusçuluğunun , Kemalist modelin , Cumhuriyetçi devrimciliğin geçerliliğini , güncelliğini ve haklılığını da kanıtlayan dersler vermiştir.Geri kalmış ülkelerin , mazlum milletlerin , Üçüncü Dünya' nın tüm ilerici , ulusalcı, bağımsızlıkçı ve anti-emperyalist atılımlarında , Gandhi' de , Nehru' da , Nasır ' da Kemalist modelin ve ulusçuluğun etkileri , izleri görülür.
Gelişmiş Batı'nın ulusçuluğunda ve milli reflekslerinde ise ırkçılık , talan , sömürü vardır.Çıkar deyince YAYILMACILIĞI , hak deyince TALANI anlarlar.Bizim topraklarımızın insanı bu anlamda ırkçlığı bilmez.Çünkü emperyalizm, kapitalizm sonrasındaki bir aşamadır ve bu topraklarda EMPERYALİST BİR DEVLET HİÇ KURULMAMIŞTIR.Faşizmin kapitalizm ve dış sömürü ile yakın ilişkisini dikkate almadan yorum yapmak, kişiyi yanlış yerlere götürür.Vatan ve namus münevveri Attila İlhan' ın sık sık dikkat çektiği " FAŞİZMİN DIŞ POLİTİKASI SAVAŞTIR" saptamasını hiç akıldan çıkarmamak gerekir.Batının çifte standardına ve emperyalist yüzüne ilişkin milyonlarca örnek verilebilir.Sözde masum ve eli temiz geçinen ülkelerden olan İsveç'in ( Gerçekte hiçte öyle değildir.Geçmişte Kürt Teali Cemiyeti' ne de destek veren , Türkiyey' yi Kürt ve Ermenileri kesmekle suçlayan İsveç, Sami ve Tatarlara soykırım uygulamış, Çingene , Tatar ve yahudileri kısırlaştırmıştı.) , bir yandan terör örgütü PKK 'nın yayın organlarına arka çıkıp, diğer yandan da yaptığı bir televizyon programında kendisini eleştiren gazeteci Banu Avar' a yönelik baskısı , Batı çifte standardının en yakın ve somut örneklerindendir.Ve bu durum her alanda geçerlidir.
Bizim ulusal pazarımızı korumaktan vezgeçmemizi isteyen Avrupa ülkeleri , kendi mallarını korumakta , kendi tarımlarına devlet desteği vermektedirler.AB, ABD' nin Irak'ı işgalini , İsrail' in Lübnan' ı bombalamasını kınamazken , bizden neredeyse terör örgütü liderini affetmemizi , serbest bırakmamızı istemekte , Saddam' ın idamına ise hiç ses çıkarmamaktadır. Raporların Avrupa' nın terör örgütü PKK' nın propaganda merkezi olduğunu ortaya koyması, örgütün 30 kadar yayın organının Avrupa merkezli oluşunu , terör örgütünün mayınlarının İtalya' dan geldiğini unutmamak gerekir.
AB bir yandan Avrupa ordusu kurmaya çalışırken , diğer yandan ise Türk ordusunu zayıflatmak istemekte, milli bir kuvvet olan Jandarma'nın kaldırılmasını dayatmaktadır.Almanya bizden bizden kürtçeyi resmi dil yapmamızı isterken, kendisi kimi eyalet okullarında Türkçe ek derse ya da seçmeli derse bile izin vermemekte , hatta Türk çocuklarının Türkçe konuşmasını bile yasaklamaktadır.KKTC' deki hak ve çıkarlarımızı savunmayı "faşizm, ırkçılık , yayılmacılık" sayan Avrupa , Kıbrıs Rum Yönetimi yasalara aykırı biçimde denizde petrol ve doğalgaz aramaktan vazgeçmeyeceğini açıklayınca, susmaktadır.
AB yetkililerinin Atatürk resimlerinin kamu kurumlarından indirilmesini istemeleri, Graham Fuller , Paul Henze gibi ABD istihbaratçılarının Kemalizm'in miadını doldurduğunu , Osmanlı modeline dönülmesi gerektiğini belirtmeleri(milliyetçi , muhafazakar , mukaddesatçı, maneviyatçı ve transformasyon şampiyonu , partisinde dört eğilimi birleştiren , 2. Cumhuriyetin babası Turgut Özal da onlarla hem fikir idi) ve onların bölücü , siyasal islamcı ve numaracı cumhuriyetçilerden aldıkları destek de tarihe geçmiştir.ABD' nin İngiltere'nin, İrlanda' nın , İspanya' nın teröre karşı aldıkları önlemleri hiç gündeme getirmeden, sadece Türkiye' ye yüklenmek konusunda da dışardakilerle içerdeki uzantıları her zaman birliktedir.
Batı' nın çifte standardı , özellikle özgürlük ve insan hakları kavramlarını tutarlı şekilde savunmaması , kendinden olmayana , Doğu' ya , Asya' ya , Müslüman 'a , Türk' e karşı bu kavramları seçerek, işine geldiği gibi gündeme getirmesi doğal, haklı ve kaçınılmaz olarak büyük tepki çekmektedir.Şüphesiz bu tepkinin yönteminin doğru seçilmesi ,Batı' nın bu ikiyüzlülüğü nedeniyle insan haklarının reddedilmesi ya da bir kenara bırakılması yanlış bir tavırdır.Ancak zaten açlıkla , yoksullukla , cehaletle boğuşan ;ülkeleri Batı' nın açık ya da örtülü işgaline uğrayan insanların, bir de Batı destekli tertiplerden sonra , çok makul i çok akılcı, çok düzeyli tepkiler vermesini beklemek , biraz hayalcilik ve saflıkla açıklanabilir."
Barış Doster
Sayfa 53 - Bilgi Yayınevi 1. Basım ( Ağustos 2007)
İngiltere'nin sömürgesi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin 1770 yılında yayınlamış olduğu İnsan Hakları Beyannamesi,bize 1839 yılında Tanzimat Fermanı olarak yansımıştır.Yani Tanzimat Fermanı, aslında İnsan Hakları Beyannamesi'nin kötü bir örneğidir, kötü bir yansımasıdır. Eksik bir yansımadır. Bu 1770'lerden başlayıp 1776'da bağımsızlıkla sonuçlanan ''Amerika Birleşik Devletleri''deneyi, İngiltere için bulunmaz bir örnek ve model oluşturmuştur.
Kitabın içindeki en dikkat çekici cümle eserin adını oluşturuyor. Toplamda 5 kişinin belli başlıklarda öncelik Enver Paşa, Meşrutiyet dönemi,Sarıkamış Harekâtı hakkında soru cevap şeklinde değerlendirmeler yapıyor. İlk dört yazar konu ile alakalı objektif bilgiler verdiklerini düşünüyorum. (MURAT ÇULCU-ORHAN KOLOĞLU-TAYLAN SORGUN-BARIŞ DOSTER) bu kişiler zaten kendilerini kanıtlamış insanlar fakat son yazar Bingür Sönmez bir kalp cerrahı ve Sarıkamış araştırmacısı (kendi tanımı ile) bu kişi tarihin tarihçilere bırakılmasından yana değil fakat yazdıkları Tarihin,tarihçilere neden bırakılması gerektiğinin kanıtı. Bu kişinin Sarıkamış hakkında bir eseri daha mevcuttur. Israrla önermiyorum. Çünkü asıl niyeti Enver Paşa başta olmak üzere İttihatçıları karalamak olduğunu düşünüyorum. Bunu açıkça yapamıyorum zaten fakat her cümlesi ile bunu hissediyorsunuz. Benim hissettiğim şey ise direk olarak kişisel bir hırsının ve hıncının mevcut olması. Bu yazarın yazdığı kısım haricinde diğer yazarlar bu durumun olumlu-olumsuz tüm yanlarını objektif olarak ele almışlardır. Hiçbiri, Bingür Bey'in tarzında Enver Paşa ya da diğer kişiler iyiler ama bu kötülüğü !(hainliği)! yaptılar tarzında bir cümleleri yoktur. Son bölümü haricinde okunması gereken değerli bir eser olduğuna inanıyorum.
Dikkat spoiler içerir.
Tunus'ta Bin Ali'nin devrilmesine yol açacak Bouazizi adında bir gencin kendini yakması ile başlayan ve sonrasında tüm Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ile ilgili olarak yazılmış detaylı bir araştırma eseri. Kitaba makaleler yazan dört yazardan biri karışan Libya'da yaşadığı için bu kitap bir bakımdan daha da önemli. Yazılarda ayaklanmaların ABD bünyesinde olduğunu savunan yazarların teorilerine gerçekler üzerinden bir antitez üretiliyor. ABD'nin bu süreçte nasıl yara aldığı, Hüsnü Mübarek'in devrilmemesi için elinden geleni yaptığı, Bahreyn'de çıkan isyanda menfaatleri dolayısıyla nasıl kanlı bir şekilde bastırdığı, Ilımlı İslam bünyesinde Türkiye'yi bu ayaklanmalar sonrasında model olarak göstermeye çalıştığı detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca ayaklanmalarda Soros etkisi olmasının bu isyanları ABD taraflı olamayacağı da anlatılıyor. Son bölümde ise CFR adlı örgüt kurulmadan önce İngilizlerin Miler ve Ekibi adında bir örgüt kurması, ABD'nin dünya savaşlarına ekonomik sebeplerle girmesi, Texe Marrs gibi yazarların ürettiği komplo teorileri, Arap Baharı olaylarına İran, Çin, Rusya gibi ülkelerin tutumu ve Mısır'daki olayların İsrail'i güvenliği açısından rahatsız etmesi de detaylı bir şekilde anlatılıyor. Konuyu merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
Emperyalizm, ulus devlet,aydınlar, abd ve büyük ortadoğu projesi hakkında yorumlar içeren amatörce yazıldığı hissiyati uyandıran bir kitap..

Yazarın biyografisi

Adı:
Barış Doster
Unvan:
Akademisyen,yazar
Doğum:
Kars, 1973
Barış Doster, 1973 yılında Kars'ta doğdu. Kars Gazi İlkokulu'nu bitirdi. 1990'da Kadıköy Anadolu Lisesi'nden, 1994'te İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitenin İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde, Türk siyasal yaşamı üzerine yazdığı tezle yüksek lisansını, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda izlediği dış politikayı, Türk dünyasına ve mazlum milletlere dönük yaklaşımını incelediği çalışmayla doktorasını tamamladı. Gazeteciliğe 1994 yılında başladı, 1996- 2006 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde çalıştı. İç ve dış politika üzerine çok sayıda haber, söyleşi ve yazı dizisi yaptı. Türk siyasal yaşamı, Türk dış politikası ve uluslararası ilişkiler konularında çeşitli dergi ve kitaplarda çok sayıda makalesi yer aldı. Latin Amerika, ABD ve İngiltere'de uzun süreli araştırmalar yaptı. Çeşitli üniversitelerde ve Kara Harp Okulu'nda Uluslararası İlişkiler, Türk Devrim Tarihi, Türk Dış Politikası, Türk Siyasal Hayatı ve Kitle İletişim Sosyolojisi dersleri verdi. Halen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Jeopolitik, Dış Sayfa ve Bildiren dergilerinin yazı kurulu üyesi, "Atatürk, Türk Dünyası ve Mazlum Milletler" adlı kitabın yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 35 okur okuyacak.