Emin Çölaşan

Emin Çölaşan

Yazar
7.7/10
96 Kişi
·
398
Okunma
·
27
Beğeni
·
2.151
Gösterim
Adı:
Emin Çölaşan
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
Ankara, 1942
Mustafa Emin Çölaşan, (d. 14 Mart 1942, Ankara), Türk gazeteci ve yazar.
14 Mart 1942'de Ankara'da doğdu. Atatürk döneminin Adalet Bakanlarından Refik Şevket İnce'nin torunu, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün ilk müdürlerinden Prof. Dr. Ümran Çölaşan'ın oğludur. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde okudu. 1965'te ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Daha sonra sırasıyla Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve PETKİM'de çalıştı.
1972 ve 1974 yıllarında İcen Börtücene ile beraber hazırladığı araştırma çalışmalarıyla Milliyet gazetesinin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması'nda üst üste iki yıl birincilik ödülünü kazandı. Gazeteciliğe 1977 yılında Milliyet gazetesinde başladı. 1985 yılında Hürriyet gazetesine geçti, 1989'da bu gazetede köşe yazarı oldu. 1994 yılında Kanal D'de haber spikeri olarak çalıştı. 1995 yılında haberi bıraktı. 2004 yılında Hürriyet'den ayrılıp Star gazetesinde Konuk Yazar olarak köşe yazarlığını yaptı ve Star gazetesinden ayrılıp Hürriyet gazetesine döndü. Emin Çölaşan'ın, Hürriyet gazetesindeki köşe yazarlığına 14 Ağustos 2007 tarihinde son verildi. 20 Ağustos 2007 tarhinde Tercüman gazetesinde Konuk Yazar olarak çalıştı. 26 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 30 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinden ayrıldı. 11 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 20 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı ve işsiz kaldı. Ayrılışının ardından Sözcü gazetesinde 2 yıl kadar Hürriyet'te yazdığı eski yazılarına yer verilen Çölaşan, 13 Ekim 2009'dan beri Sözcü'de başyazarlık yapmaktadır.
2007 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.

Eserleri

24 Ocak Bir Dönemin Perde Arkası, 1983 - Dizi
12 Eylül Özal Ekonomisinin Perde Arkası, 1984 - Dizi
Yalçın'ı Kim Kurtaracak?, 1985
Yalçın Nereye Koşuyor, 1985
Banker Skandalı'nın Perde Arkası, 1985
İcraatın İçinden, 1986 - Röportaj
Önce İnsanım Sonra Gazeteci, 1987
Biz Kırk Kişiyiz Birbirimizi Biliriz, 1987 - Röportaj
Turgut Nereden Koşuyor?, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1989
Bir Dönemin Yazıları 1988-1989, Tekin Yayınevi, 1990, ISBN 975-478-054-4
Turgut'un Serüveni, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-077-3
Sor Bakalım!, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-000-5 - Röportaj
Muhteşem İkili, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-46-0
Ah Refah Vah Refah, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-42-8
Tarihe Düşülen Notlar, Ümit Yayıncılık, Ankara, 2000, ISBN 975-7115-92-4
Unutulmayan Söyleşiler Tarihe Düşülen Notlar, 2006
Şu Benim Gazetecilik "Yaşadıklarım", Doğan Kitap, 2005, ISBN 975-293-284-3
Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi , Bilgi Yayınevi , 2007 ISBN 9752202375
Her Kuşun Eti Yenmez,Bilgi Yayınevi 2008 ISBN 975-22-0270-5
Sakıncalı Gazeteci, Bilgi Yayınevi 2009 ISBN 978-975-22-0299-3
Mustafa Kemal'in memeleketi ulaşmak istediğimiz yer burasıydı.Emin Çölaşan artık yok..ne yapmalıyım bırakmalımıyım kürekleriBen bu güne kadar herşeyimi okurlarımla paylaştım şimdi soruyorum size Ne yapmalıyım?
Ben artık yorgun düşmüştüm. Aşkla bağlı olduğum meslekten giderek soğuyordum. Zirveye çıkmıştım ama olanları gördükçe midem bulanıyordu. Sadece ben değil, herkes soğumuştu. Ancak kimsenin ses çıkarma, tavır koyma gücü yoktu. Demokles’in işsizlik kılıcı herkesin başının üzerinde sallanıyordu.
Cumhuriyet rejimi neredeyse elden gidiyordu, bunlar ise parasal çıkarlarını düşünüp korkuyordu.
Türk insanı olarak en büyük eksikliklerimizden biri nedir, biliyor musunuz? Birincisi yaşadığımız olayları daha sonra hatırlamak için not almayız. İkincisi ve daha önemlisi, yaşadığımız olayları sonradan yazmayı aklımıza bile getirmeyiz. Anı yazma geleneği bizde hemen hiç yoktur. Yaşadıklarımızı yazmayı bir tür ayıp ve küçüklük sayarız.
Umut, bir köşeye çekilip iyi şeyler olmasını bekleyen insanın duygusunu tarif etmez. Umut, hayatın içinde düşe kalka ilerleyen insanın karşısına çıkan her olay, her durum, her fikir ve her kişinin bir anlamı olduğunu, olacağını bilmekle ilgilidir. Hayatın anlamını yitiren umudu da yitirir, umudu yitirenin bir amacı da kalmaz. Umutsuzluk işte o anlamı yitirmenin; insanı büyüten, olgunlaştıran deneyimlerden bir fayda sağlayamamanın adıdır. Umut aynı zamanda, hayatı anlamlı kılmayı amaç edinmiş insanların, en karamsar zamanlarda bile çözüm üretme gayretinin de gücüdür. Hayalcilikle değil, tam tersine olanı bütün çıplaklığıyla görme yetisi ve inadıyla çoğalır. Sırtını gerçeğe dayamış bir umut, hem çok güçlü hem çok ısrarcıdır. Kendi hayatının idaresini ve sorumluluğunu alabilmiş birey özsaygısını yükselttiği gibi umudu da yayar. Bir şeyleri değiştirebileceğine dair inanç ise kuşkusuz bulaşıcıdır
Emin Çölaşan
Gazete köşe yazısından bir alıntı
Türk ekonomisi 1970'li yılların başında açmaza girmeye başlarken, bu sorunun çaresi hep yabancı ülkelerden ve uluslararası kuruluşlardan aramıştır.
Aydınoğlu:
- Soljenitzin'in bir kitabında okumuştum. Stalin'in yanına herkes, başıma acaba ne gelecek diye korku içinde girermiş. Eğer Stalin içeride bağırıp çağırırsa, adamlara hakaret ederse durum gayet iyi demekmiş. Tecrübeliler bunu çok iyi bilir ve içeride küçük düşerlerse, hakarete uğrarlarsa yanından mutlu bir biçimde sevinçle çıkarlarmış. Ancak, eğer içeride iltifat ve güleryüz görürlerse, başlarına mutlaka bir şey gelirmiş.
turgut özalın ülkemizi mahvediş sürecini anlatan güzel bir belge anı karşımı bir çalışma 24 ocak karalarıyla bir ülkenin ekonomisi nasıl aşağı çekilir ülke emperyalizme nasıl teslim edilir belgesidir turgut özal ayrıca son derece kötü ve işçiye emekçiye düşman birisi oldugunu elektrometal adlı işyeri yöneticisiyken 12 eylül öncesi işçilere ölmeyecek ücret verilmeli daha çok ücret vererek enflasyon azdırılmamalı gibi abuk subuk şeyler söylemiş birisidir. ülkemize özellikle özelleştirme taşeronlaştırma belasınıda musallat etmiş emeklilik başta olmak üzere çalışanların haklarını kırpmak için elinden geleni yapmış biridir ..
T. Özakman'ın Cumhuriyet kitaplarından sonra bu kitap bende tam bir şok etkisi yaptı demeliyim. Türk demokrasi tarihine 1950'li yıllarla başlayıp adını yazdırmış isimlerin bu ülkeye ve insanlarına yaptıklarını öğrendikçe, yaşadıkça dış düşmana ihtiyaç mı var diyesi geliyor insanın.
8. Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL'ın siyaset sahnesinde nasıl yer aldığı, hangi aşamalardan geçerek bulunduğu makamlara geldiği anlatılmaktadır.
Olmamış beğenmedim . Fazla yanlı fazla saygısız hitaplarla dolu kitap. Daha objektif daha somut anlatabiseydi keşke . Turgut Özal siyasi tarihte oldukça merak uyandıran ve bilinmesi gereken önemli insanlardan. İyisi ve kötüsüyle aktarılsa daha okunabilir olabilirdi . Emin Çölaşan burada sanki camdan cama dedikodu yaparcasına yazmış. Yazmasaymış ....
Dikkat spoiler içerir.
Araştırmacı gazeteci olan yazardan Turgut Özal'ın hayatına dair önemli ipuçları içeren güzel bir araştırma eseri daha. Özal'ın Ayhan hanım ile ilk evliliği, sonradan Semra hanım ile evlenmesi, kardeşleri Korkut ve Yusuf işe beraber devlet hizmetine başlamaları, Süleyman Demirel vasıtasıyla Elektrik İdaresinden DPT'ye geçmesi, burada yaptıkları, takunyalılar dedikleri grubun kuruma girmesi, darbe öncesinde MHP'den senatör MSP'den milletvekili adayı olması, başbakan yardımcılığı anlatılıyor. Darbe sonrasında ANAP'ın kuruluşu, devlet kurallarını takmayışı, Dünya Bankasında çalıştığı dönem, kardeşi Korkut'un MSP'den millet vekili olması, ailesinin tamamının ANAP döneminden sonra ihya olması, Semra'nın Korkut'u ve kayınvalidesini sevmemesi, yolsuzluk iddiaları, gazetecilerle olan ilişkiler, Semra hanımın papatya kulübü ve faaliyetleri, Semra hanımın Özal üzerindeki tahakkümü ve daha pek çok şey bu kitapta açık açık anlatılıyor. 1970 ve 1980'ler Türkiye'sine dair bir panaroma için mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
Fena değil diyebileceğim bir araştırma eseri. Yazar gazeteciliğe başlamasından itibaren yaşananları ve AKP iktidarından sonra 2007 yılında Hürriyet gazetesinden kovulana kadar patronları olan Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök ile olan ilişkilerini anlattığı bir kitap. Bu iki ismin değişmesi, yazılarının sürekli tırpanlanması, Bekir Coşkun ile beraber ikisine sürekli yazıları ile ilgili olarak baskı uygulanması ve en sonunda AKP ikinci kes iktidara geldikten 3 hafta sonra gazetesinden kovulması. Gazetecilik ile ilgili pek çok şeyi detaylıca açıklayan bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
Kitabı okuduktan sonra keşke gazeteci olsaydım diye düşündüm.Ne çok şey biliyorlar ne çok toplantılara gidiyorlardı .mesleğin zor yanlarını da anlatıyor. Anlatım akıcı , bilgi verici ...
Bir ülkede güçlü demokrasinin önemli unsurlarından biri de "bağımsız gazetecilik" yapılabilmesidir. Emin Çölaşan'ın bu kitabı; kitabın da kapağında yazdığı gibi tam bir medya belgeselidir. Gazete sahiplerinin, ekonomik kaygılarla görmezden geldikleri yolsuzluk, adaletsizlik, dolandırıcılık vb daha bir çok olumsuzluk içeren eylem, onların bizlerin yaşamından çaldıkları ömürdür. Nitekim; gazete sahiplerinin göz yumması sonucu yaşadıklarımız ortadadır. Geleceğinden kaygı duyan her okurun mutlaka okumasını öneririm.
* Emin Çölaşan, bilindiği üzre, yazdıkları çokça okunan, hatta kendisine bir miktar hayran kitlesi elde etmiş, gazetecilikte bir duayendir.
* Kitap, ilk olarak 2007'de yayınlanmış olup bendeki baskısı 2016'dadır (76. basım).
* Kitap, genel anlamda, Emin Çölaşan'ın Hürriyet Gazetesi'ndeki işinden kovulması aşamalarını kendisinin ağzından anlatıyor.
* Kitapta geçen medya dünyasındaki isimlere değinmeyi uygun görmüyorum. Fakat şahıslar değişmiş olsa da olayların bugün de çok benzer olduğunu zannediyorum.
* Medya'da sansürleme mekanizmasını ve "gazetecilere nasıl baskı yapılır" sorusunun cevabını alabileceğiniz, rahat okunan bir kitaptır.
Emin Çölaşan yıllardır gazete yazılarını takip ettiğim, kalemini sevdiğim ve her devrin adamı olmayan nadir gazetecilerden.

İş hayatında biriktirdiği anılarından oluşan kitap, kavgaları, davaları, dostlukları, basın ve siyasi çevrede yaşadıklarını anlatıyor.
Güçlü bir kalem , keyifli bir anlatım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emin Çölaşan
Unvan:
Gazeteci Yazar
Doğum:
Ankara, 1942
Mustafa Emin Çölaşan, (d. 14 Mart 1942, Ankara), Türk gazeteci ve yazar.
14 Mart 1942'de Ankara'da doğdu. Atatürk döneminin Adalet Bakanlarından Refik Şevket İnce'nin torunu, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün ilk müdürlerinden Prof. Dr. Ümran Çölaşan'ın oğludur. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde okudu. 1965'te ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Daha sonra sırasıyla Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve PETKİM'de çalıştı.
1972 ve 1974 yıllarında İcen Börtücene ile beraber hazırladığı araştırma çalışmalarıyla Milliyet gazetesinin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması'nda üst üste iki yıl birincilik ödülünü kazandı. Gazeteciliğe 1977 yılında Milliyet gazetesinde başladı. 1985 yılında Hürriyet gazetesine geçti, 1989'da bu gazetede köşe yazarı oldu. 1994 yılında Kanal D'de haber spikeri olarak çalıştı. 1995 yılında haberi bıraktı. 2004 yılında Hürriyet'den ayrılıp Star gazetesinde Konuk Yazar olarak köşe yazarlığını yaptı ve Star gazetesinden ayrılıp Hürriyet gazetesine döndü. Emin Çölaşan'ın, Hürriyet gazetesindeki köşe yazarlığına 14 Ağustos 2007 tarihinde son verildi. 20 Ağustos 2007 tarhinde Tercüman gazetesinde Konuk Yazar olarak çalıştı. 26 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 30 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinden ayrıldı. 11 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 20 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı ve işsiz kaldı. Ayrılışının ardından Sözcü gazetesinde 2 yıl kadar Hürriyet'te yazdığı eski yazılarına yer verilen Çölaşan, 13 Ekim 2009'dan beri Sözcü'de başyazarlık yapmaktadır.
2007 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.

Eserleri

24 Ocak Bir Dönemin Perde Arkası, 1983 - Dizi
12 Eylül Özal Ekonomisinin Perde Arkası, 1984 - Dizi
Yalçın'ı Kim Kurtaracak?, 1985
Yalçın Nereye Koşuyor, 1985
Banker Skandalı'nın Perde Arkası, 1985
İcraatın İçinden, 1986 - Röportaj
Önce İnsanım Sonra Gazeteci, 1987
Biz Kırk Kişiyiz Birbirimizi Biliriz, 1987 - Röportaj
Turgut Nereden Koşuyor?, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1989
Bir Dönemin Yazıları 1988-1989, Tekin Yayınevi, 1990, ISBN 975-478-054-4
Turgut'un Serüveni, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-077-3
Sor Bakalım!, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-000-5 - Röportaj
Muhteşem İkili, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-46-0
Ah Refah Vah Refah, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-42-8
Tarihe Düşülen Notlar, Ümit Yayıncılık, Ankara, 2000, ISBN 975-7115-92-4
Unutulmayan Söyleşiler Tarihe Düşülen Notlar, 2006
Şu Benim Gazetecilik "Yaşadıklarım", Doğan Kitap, 2005, ISBN 975-293-284-3
Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi , Bilgi Yayınevi , 2007 ISBN 9752202375
Her Kuşun Eti Yenmez,Bilgi Yayınevi 2008 ISBN 975-22-0270-5
Sakıncalı Gazeteci, Bilgi Yayınevi 2009 ISBN 978-975-22-0299-3

Yazar istatistikleri

  • 27 okur beğendi.
  • 398 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 146 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları