Hace Yusuf-i Hemedani

Hace Yusuf-i Hemedani

Yazar
9.0/10
6 Kişi
·
19
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.156
Gösterim
Adı:
Hace Yusuf-i Hemedani
Tam adı:
Ebû Yakûb Yûsuf Hamdani
Unvan:
İslam Alimi
Doğum:
Hamedan-İran, 1048
Ölüm:
Merv-Türkmenistan, 1140
Yûsuf Hemedanî, (1048-1140) önde gelen din bilginlerinden olup tam ismi Ebû Yakûb Yûsuf Hamdanî'dir. Rey ile Hamedan arasında Bûzencird adlı bir köyde doğdu. Türbesi Merv şehrinde bulunmaktadır. Ebû Yakûb Yusuf Hemedanî, Hoca Ahmed Yesevî ile Abdulhalik-ıl Güjdevani'nin hocasıdır.

Nakşibendi Tarikatı'nın silsilesinde yer alan Yusuf Hemedani, Allah yolunda hizmet için Merv, Buhara, Herat, Semerkand gibi İslâm merkezlerini dolaşarak halkı irşâda çalışmaktaydı. Tarihi kaynaklarda kaydedildidine göre devrin Selçuklu Hanı Sultan Sencer, Yusuf Hemedani’ye bağlılığını her vesileyle göstermiştir. Dolayısıyla "Hocaların Hocası" olarak anılmaktadır.

Evliyânin büyüklerinden. İsmi, "Yûsuf bin Yâkûb Hemedânî" olup, künyesi Ebû Yâkûb’dur. İmâm-ı A’zâm hazretlerinin neslindendir. İnsanları Hakk'a dâvet eden, onlara dogru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i âlîyye” denilen büyük âlim ve velîlerin Peygamber Muhammed'den sonra gelen sekizincisidir. 1048 (H.440) senesinde Hemedan’da doğdu. 1140 (H.535) de Herat’tan Merv’e giderken yolda vefât etti.

On sekiz yaşında Bağdad’a gelip, fıkh îlmini Ebû İshâk-î Şîrâzî’den öğrendi. Yaşı küçük olmasına rağmen, Ebû İshâk kendisine husûsî ihtimâm gösterirdi. Bunun ve diğer fıkh âlimlerinin derslerine devâm etmekle, Hanefî mezhebinde fıkh ve münâzara alîmi oldu. İsfahan ve Semerkand’da, zamanın meşhûr hadîs alîmlerinden hadîs ilmini öğrendi. Tasavvufu Şeyh Ebû 'Ali el-Fermâdî hazretlerinden ögrenip, onun sohbetinde yetişerek kemâle ulaştı. Abdullâh-ı Cûveynî, Hasan Simnânî ve birçok büyük zât ile görüıüp, sohbet etti. Kendilerinden ilîm öğrendi. Yaya olarak otuz yedi hac yaptı. Kur'ân-ı Kerîm'i sayısız defalar hatmetti. Gece namazlarında her rekâtta bir cüz okurdu. Tefsir, hadîs, kelâm ve fıkh ilminden yedi yüz cüz ezberindeydi. İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti. Yedi bin kâfirin îmâna gelmesine sebeb oldu. Hızır aleyhisselâm ile çok sohbet etti.

Altmış yıldan fazla, insanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. Yüzlerce talebe ondan ders aldı. Abdullâh-î Berkî, Hasan-î Endâkî, Ahmed Yesevî ve Abdülhâlik-i Goncdüvânî gibi büyük velîler yetiştirdi. Bunlardan Ahmed Yesevi, Türkistan tarafına göç edip, insanları irşâd ederek büyük hizmetlerde bulundu. Yûsuf-û Hemedânî, bütün dostlarına, talebesi Abdülhâlik-i Goncdüvânî’ye tâbi olmalarını söyledi. Kendisinden sonra, bu talebesi insanlara doğru yolu gösterdi.

Yûsuf-û Hemedânî, önce Merv şehrinde bir müddet kalıp Herât’a gitti ve orada uzun zaman kaldı. Sonra, tekrar Merv’e gelip bir müddet daha kaldıktan sonra Herat’a döndü. Herat’tan Merv’e yaptığı son yolculuğu sırasında vefât etti. Kabri Merv şehrinde olup, ziyâret edilmektedir.

Yûsuf-û Hemedânî, İmâm-ı Â'zama pek çok bağlıydı. Irak, Horasan, Mâverâünnehr bölgelerinin muhtelif şehirlerinde bulunarak, halka saâdet yolunu anlatmak ile mesgûl olmustur. İlmî, fazîleti ve kerâmetleriyle İslâm dünyâsında tanınıp, çok sevilmiştir.
"İnsanlar beş gruptur: Mü'min, kâfir, münâfik, günahkâr ve müşrik. İmân hakîkîdir, mecâzî değil"
-Bu taş nedir?
-Şiddetli ve güçlülerin taşı.
-Size bunda daha şiddetlinin kim olduğunu söyleyeyim mi?
-Evet
-Öfkeli iken kendisine hakim olan kişi.
Canını aşk yolunda eskiten kişi
Yârinden gayrısına meyletmemeli
Âşık aşk yolunda şöyle olmalı:
Zihni cehennem ve cennetten uzak
"Hace Yusuf demiştir ki, eğer Mansûr-i Hallâc mârifeti hakkıyla bilseydi Ene'l-Hak yerine Enet-türâb (ben toprağım) derdi".
Din yolunun önde gelenlerinden birisine sordular: "Bu yolda bela mı daha çoktur, yoksa nimet mi?" O şöyle cevap verdi: "Bu yolda ne nimet vardır, ne belâ, ne hastalık, ne sıhhat, ne fakirlik, ne zenginlik, ne iyilik, ne de kötülûk".
Bu sözü bana, bizzât soruyu soran kişi anlattı.
Doğruyu en iyi bilen Allah Teâla'dır.
İlim ve idrak tacını bütün yaratıklar arasında niçin benim başıma koydular?..
Hace Yusuf-i Hemedani
Sayfa 73 - İnsan Yayınları, Çeviri: Necdet Tosun, 6. Baskı: 2016, İstanbul, Kapak Tasarımı: Ömer Bal
“Zikir, veliliğin bileziğidir.”
Hace Yusuf-i Hemedani
Sayfa 151 - İnsan Yayınları, Çeviri: Necdet Tosun, 6. Baskı: 2016, İstanbul, Kapak Tasarımı: Ömer Bal | Söz: Hâce Ebu Ali Dekkâk
Eğer Hak Teâlâ katında makbul ise halkın reddetmesi ile reddedilmiş olmaz. Ve eğer Hâk katında reddedilmiş ise halkın kabulü ile makbül olmaz...
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hace Yusuf-i Hemedani
Tam adı:
Ebû Yakûb Yûsuf Hamdani
Unvan:
İslam Alimi
Doğum:
Hamedan-İran, 1048
Ölüm:
Merv-Türkmenistan, 1140
Yûsuf Hemedanî, (1048-1140) önde gelen din bilginlerinden olup tam ismi Ebû Yakûb Yûsuf Hamdanî'dir. Rey ile Hamedan arasında Bûzencird adlı bir köyde doğdu. Türbesi Merv şehrinde bulunmaktadır. Ebû Yakûb Yusuf Hemedanî, Hoca Ahmed Yesevî ile Abdulhalik-ıl Güjdevani'nin hocasıdır.

Nakşibendi Tarikatı'nın silsilesinde yer alan Yusuf Hemedani, Allah yolunda hizmet için Merv, Buhara, Herat, Semerkand gibi İslâm merkezlerini dolaşarak halkı irşâda çalışmaktaydı. Tarihi kaynaklarda kaydedildidine göre devrin Selçuklu Hanı Sultan Sencer, Yusuf Hemedani’ye bağlılığını her vesileyle göstermiştir. Dolayısıyla "Hocaların Hocası" olarak anılmaktadır.

Evliyânin büyüklerinden. İsmi, "Yûsuf bin Yâkûb Hemedânî" olup, künyesi Ebû Yâkûb’dur. İmâm-ı A’zâm hazretlerinin neslindendir. İnsanları Hakk'a dâvet eden, onlara dogru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i âlîyye” denilen büyük âlim ve velîlerin Peygamber Muhammed'den sonra gelen sekizincisidir. 1048 (H.440) senesinde Hemedan’da doğdu. 1140 (H.535) de Herat’tan Merv’e giderken yolda vefât etti.

On sekiz yaşında Bağdad’a gelip, fıkh îlmini Ebû İshâk-î Şîrâzî’den öğrendi. Yaşı küçük olmasına rağmen, Ebû İshâk kendisine husûsî ihtimâm gösterirdi. Bunun ve diğer fıkh âlimlerinin derslerine devâm etmekle, Hanefî mezhebinde fıkh ve münâzara alîmi oldu. İsfahan ve Semerkand’da, zamanın meşhûr hadîs alîmlerinden hadîs ilmini öğrendi. Tasavvufu Şeyh Ebû 'Ali el-Fermâdî hazretlerinden ögrenip, onun sohbetinde yetişerek kemâle ulaştı. Abdullâh-ı Cûveynî, Hasan Simnânî ve birçok büyük zât ile görüıüp, sohbet etti. Kendilerinden ilîm öğrendi. Yaya olarak otuz yedi hac yaptı. Kur'ân-ı Kerîm'i sayısız defalar hatmetti. Gece namazlarında her rekâtta bir cüz okurdu. Tefsir, hadîs, kelâm ve fıkh ilminden yedi yüz cüz ezberindeydi. İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti. Yedi bin kâfirin îmâna gelmesine sebeb oldu. Hızır aleyhisselâm ile çok sohbet etti.

Altmış yıldan fazla, insanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. Yüzlerce talebe ondan ders aldı. Abdullâh-î Berkî, Hasan-î Endâkî, Ahmed Yesevî ve Abdülhâlik-i Goncdüvânî gibi büyük velîler yetiştirdi. Bunlardan Ahmed Yesevi, Türkistan tarafına göç edip, insanları irşâd ederek büyük hizmetlerde bulundu. Yûsuf-û Hemedânî, bütün dostlarına, talebesi Abdülhâlik-i Goncdüvânî’ye tâbi olmalarını söyledi. Kendisinden sonra, bu talebesi insanlara doğru yolu gösterdi.

Yûsuf-û Hemedânî, önce Merv şehrinde bir müddet kalıp Herât’a gitti ve orada uzun zaman kaldı. Sonra, tekrar Merv’e gelip bir müddet daha kaldıktan sonra Herat’a döndü. Herat’tan Merv’e yaptığı son yolculuğu sırasında vefât etti. Kabri Merv şehrinde olup, ziyâret edilmektedir.

Yûsuf-û Hemedânî, İmâm-ı Â'zama pek çok bağlıydı. Irak, Horasan, Mâverâünnehr bölgelerinin muhtelif şehirlerinde bulunarak, halka saâdet yolunu anlatmak ile mesgûl olmustur. İlmî, fazîleti ve kerâmetleriyle İslâm dünyâsında tanınıp, çok sevilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.