"Fotoğraf makinen var mı?" diye sordu Thalia.
"Yok."
"Hiç resim çektin mi peki?"
"Yoo."
"Ve fotoğrafçı olmak istiyorsun?"
"Garip mi buldun?"
"Biraz."
"Peki, polis olmak istiyorum deseydim, onu da garip mi bulacaktın? Kimseye kelepçe takmadım diye?"
Gözlerindeki yumuşamadan anlıyordum ki, becerebilseydi gülümserdi. "Anlaşıldı, zeki bir hıyarsın," dedi.
Anılar öylesine ürkünç ve solgundu. Yüzlerini bir türlü çıkaramıyordum eskiden sevdiğim insanların. Hangisinin gözleri ışıkta elâ, loşlukta zehir yeşiliydi; hangisiydi daima manolya kokan; yoo, o değildi, ötekiydi saatlerin tik takını gülümseyerek kendinden geçmiş dinleyen...