Sözlerime nasıl başlayacağımı inanın bilemiyorum. Kitabı yeni bitirmişken ve duygularım henüz çok tazeyken yazmak istedim ki hem okuyanlar için hem de daha sonra ben dönüp okuduğumda doğru hisleri yansıtsın. Martin Eden yaşından veya sosyal statüsünden bağımsız olarak herkesin okuması gereken bir kitap. Çünkü kendini kusursuz olarak gören kişinin bile hayatında bir şeyler değiştireceğine ben kefil olabilirim. Kitabın ana karakteri olan Martin ile en başından beri kurmuş olduğum bağın etkisinden uzun bir süre çıkabileceğimi hiç sanmıyorum. Öyle bir etki ki kitabı bitirdiğim zaman sanki gerçekten uzun zamandır benimle olan bir arkadaşımı kaybedeceğim hissini yaşadığım için belki de on gün boyunca dokunamadım kitaba ve okuyamadım son sayfaları. Bitirdikten sonra ise Martin’in yanında olmayan her karakter için ayrı ayrı yaşadım suçluluk duygularını. Ruth olarak devam ettiğim hayatımda bana Martin’in gözlerinden bakmamı sağladığın için teşekkür ederim. Umut her zaman vardır ama bunun için ne kadar emek verirseniz verin mutluluk kesin değildir. Martin EdenJack London
Çok sevdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitap, bundan sonra benim de arkadaşlarıma tavsiye edeceğim bir kitap olacak. Günümüzün kişisel gelişim kitaplarının agresif temalarının aksine son derece naif öğütler içeren, herkesin okuduğunda hayatına farklı güzellikler katabileceği ve kişiye huzur veren bir başucu kitabı. Okuyucuya maddeler halinde iyi bir insan olmak ve içsel huzura ulaşmanın yollarını anlatan ve aynı zamanda da kişinin sadece kontrol alanında gerçekleşen olayları değiştirebilme gücünün olduğunu dolayısıyla kişiden bağımsız gerçekleşen olaylar için yapabileceği bir şeyin olmadığını akıcı ve güzel bir dille anlatması en sevdiğim özelliği. İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını AçarEpiktetos
Delirmenin bile cinsiyetle olan bağlantısını en saf biçimde anlatan kitap oldu gözümde. Eğer kadınsanız ve deliriyorsanız bunu bile özgür bir biçimde yaşayamazsınız. 21 öykü, 21’i de birbirinden daha deli. Psikolojik olarak okumak ve satırlara sadık kalmak son derece zor. Bu kitabı bitirmemin bu kadar zaman alması da bundandır belki. Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt
Aslında söylenebilecek çok fazla söz yok. Burjuvaziden ve evliliğinden sıkılmış bir kadının kurduğu gizli bir ilişkiyi ve bu ilişkinin ortaya çıkma korkusunu anlatıyor. Macera peşindeyken elindekini de kaybetme korkusu ağır basıyor ve bir bir sahip olduklarının farkına varıyor. Kitabın en beklenmedik kısmı ise sonu. Beni kesinlikle şaşırttı diyebilirim. KorkuStefan Zweig
Başladığınız zaman akıp giden kitaplar vardır. Basit cümleler içeren, olay örgüsüne çabuk adapte olduğunuz. Onlara güzel bir örnek. Fakat kitabın sonunda yaşadığım yarım kalmışlık hissi tarifsiz. Sanki son 20-30 sayfa öylesine, kitabı bitirmek için yazılmış ve aceleye gelmiş gibi. Bu İşte Bir Yalnızlık VarTuna Kiremitçi