zeynep kırlgan

zeynep kırlgan
@zeyneplim
üstesinden gelemiyorsanız sevmeyin...
Puan vermedi·408 syf.··
2024 4. kitabı
İki komşu çiftlik, her iki çiftlikte bir kız bir erkek/ bir kız bir erkek ikişer kardeş, onlara ek evlatlık alınan Heathcliff karakteri, kitabın ilk yarısının ana kadrosunu oluşturur. Aynı evde büyüyen evlatlık ve Catherine, birbirine düşkün iki çocuktan gençliğe geçtiklerinde, kadın başkarakter, tercihini sevdiği adamdan değil, yan çiftliğin oğlundan yana kullanır, bunda da herhangi bir baskı yoktur. Kendine çok daha yakışan bir eşleşme olduğu kanısındadır, hem kültürel hem maddi. İkilinin asabi, kötücül karakterleri kitaba satır satır kasvet olarak akar. Heathcliff intikam duygusuyla “sevdiği kadından değil, kocasından” onun görümcesi isabella’i kandırıp evlenir. Maksat sadece işkence etmektir, ki bunu gerçekleştirirde. Onun eşine davranış şekli, ondan bahsederken kullandığı kelimeler vs okurken çok sabrımı zorladı. İki çiftlik arasındaki coğrafyada geçen eser, zaten yer olarak tamamiyle izoledir, emektar hizmetçinin başka bir hizmetçiyle karşılaşmasını aktardığı kısa kasaba sahneleri dışında, karakterleri hiçbir zaman kalabalıklar içinde görmeyiz. Bu bağlamda orta sınıfın yükselişini temsil etmesini de anlamlandırmakta güçlük çektim, zira balolar, partiler, sosyalleşme amaçlı konuk ağırlamalar, keza giyim kuşam vs diye giden bir sınıf atlama listesi, veri olarak yok elimizde, konu edilen paranın el değiştirmesiyle sınırlıysa onu bilemeyeceğim. Hemen hemen tüm hikaye, hizmetli Nelly ağzından aktarılır, ikili üçlü diyalogların akışa katkısı yok denecek kadar azdır. Bu özellik de okur ve eser arasında soğuk bir alan yaratır. Karakterler birebir iletişim halinden uzak olunca, az ya da hiç olmayan içses yoksunluğu, kasvet duygusunu perçinler. İklim koşulları dahi buna uygundur. İsmiyle müsemma “Uğultulu Tepeler”.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558,1bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2024 3. kitabı
Ben bir eseri okuduğumda, eğer o eser güzelse etkisinden kolay kolay çıkamam. Zaten etkisinde kalmadığım esere de güzel demem. Döner döner okurum çarpıcı yerlerini. Bu okumalarımda bir de bakarım ki, bir yığın çarpıcı şey varmış ve ben onları kaçırmışım. Esere başlamadan önce ne önsöz okurum ne de hakkında yazılmış şeyleri. Anlamak için kendime şans vermek isterim. Öyle olmazsa insan kendi okumasını asla yapamaz, diye düşünürüm. Tatar Çölü’nü okuduğumda da öyle oldu işte. Döndüm okudum, okudum düşündüm. Sonra, bakalım ne demiş el alem diye, diğer okurların, eleştirmenlerin yazılarını okudum. Yalnızlığın kitabı diyorlardı, evet öyleydi. Kaderden kaçılmayacağını söylüyorlardı, evet o da vardı. Umut ve beklemek de vardı. Bunların hepsi vardı evet. Eğer Drogo bir subay olmasaydı bunlarla yetinebilirdim. Bir öğretmen olsaydı ya da bir yazar.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 2. kitabı
Kitabın en güzel ve değerli yönü, bir romancı olarak Eco'yu kendisinden dinlemek. Yüzyüze gelip muhabbetini dinleyemeyeceğimiz çok değerli bir ismi bu mesafeden tanımak bence çok keyifli. Romanlarına, romancılığa nasıl yaklaştığı üzerinden Eco'nun zihnine giriyoruz. Ne kadar "düşünceli*" bir yazar olduğunu görüyoruz. Detaylara karşı hassasiyeti karşısında şaşırıyor ya da açıklamalarına gülüyoruz. Bir eğitim değil, ders değil. Büyük şeyler vadetmeden sadece Eco'yu daha yakından tanımak için bir araç. Bu söylediklerim kitabın değerini düşürmek gibi algılanmasın, böylesi yakından gördüğümüz kişi ve zihin yüzyılın önemli düşünürlerinden ve yazarlarından. Haliyle satır aralarında altı çizilecek, şaşırılacak, yeni şeyler düşündürecek yerler var. Eco'nun sohbetinde olmaması zor olurdu zaten
Genç Bir Romancının İtiraflarıUmberto Eco · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2011191 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 1. kitabı
Herşeyin başında Eğitim şart deriz ama kimse eğitim sisteminin eseri olduğunu kabul etmez evet eğitim şart ama kime ve neye göre şart. Herkes her mesleği gönülden icra etmez mesele gönülde olani cikarmaktir. Egitim çağındaki bireylerin meslek seçimleri hakkinda fikirlerini sormak yeri geldim mi onlari gözlemleyerek yeteklerini orataya cikardigimiz zaman vede yapmış olduklarına önem vererek o yolda yürümesine destek olsak işte o zaman daha başarı birey ve daha başarılı toplum olmazmiyiz
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,2bin okunma