10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 12:56
Kâinâtın Seyyidi Efendimizin yârı Issız çölde ve dağda Sevr'de yâr-ı ğârı. Hakikatta ki eşi, Hılkatta ki kardeşi. İlk İslâm olan insan, Allah'a dayanarak, İlk sağlam düzen kuran. Ehline emâneti Tevdî' eyleyen O dur. Duyarak... Duyurarak, Kur'an okuyan O dur. En bâdireli an'da; Buyurulmuş: «Lô tahzen, İnnallaha maana!» Böylece «Zikr-i Hafi>>> Ona telkin olunmuş. Her an Allah'la olmak Şuûru nefh olunmuş... Her zemin ve zamanda Düşünerek Hallâkı Ona tabiat olmuş Yüksek İslâm ahlâkı.
Din
Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)Mahmud Sâmi Ramazanoğlu · Erkam Yayınları · 201933 okunma
Dil Belası genel esasları
Puan vermedi·248 syf.··
2026 1. kitabı
İmam Gazali İslam düşünce tarihinde ahlak ve nefis terbiyesi üzerine en derinlikli analizleri yapan âlimlerden biridir onun baş yapıtı olan ihya-u ulumiddin (dinin ilimlerin ihyası) adlı eserinin Mühlikat bölümünde dilin afetleri başlığına geniş bir yer ayrılmıştır. Gazali’ye göre dil, hacmi küçük ancak itaati veya isyanı büyük bir organdır. Kalbin tercümanı olduğu için, kalpteki iyilik de kötülük de dil aracılığıyla dışa vurur. Gazalinin sınıflandırmasına göre dilin başlıca afetleri ve bu konuda sunduğu analizler: 1-malayani (boş ver faydasız konuşmak) Gazali, dilin ilk afetinin kişiyi ilgilendirmeyen ne dünyaya ne ahirete faydası olan şeyleri konuşmak olduğunu belirtir insan en kıymetli sermayesi vakittir boş konuşmak bu sermayeyi tüketmektir. 2-Batıla dalmak ve günahı konuşmak Çirkin meclislerde bulunup içki, kumar veya Fuhş-i at gibi haram konular hakkında detaylı sohbetler etmektir. Gazali, bu durumun kalbi kararttığını ve insanı kötülülüğe alıştırdığını savunur. 3- Mira ve cidal (tartışma ve çekişme) Başkasına üstünlük kurmak, onu susturmak veya bilgisini yarıştırmak amacıyla yapılan tartışmalardır. Gazali’ye göre bu, dostlukları bitiren ve kalbe kin tohumları eken bir hastalıktır. 4-husumet (düşmanlık ve kavga) Siri hakkını almak için bile olsa, deri sertleşti reci sürekli kavga halinde olmak ve kırıcı konuşmaktır. Bu durum, insanı “insaf” çizgisinden uzaklaştırır. 5- Tesannu ( Konuşmada Yapmacıklık) Kelimeleri süsleyerek, edebi sanatlar yaparak başkalarını etkilemeye çalışmak ve olduğundan farklı bir entelektüel kimliğe bürünmektir. Gazali, sadeliğin doğruluğun bir yansıması olduğunu vurgular. 6- Fuhş, Şetm, Bezâet (çirkin ve küfürlü sözler) Sövmek, kaba konuşmak ve insanların utanacak konuları açıkça dile getirmektir. Gazali, bu afetin
Duygu ve Düşünce
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Divan edebiyatının iliklerine kadar hissettiren bir zekâ!
Puan vermedi
İlk bakışta şarap-sevgili-seviglinin özellikleri ile okuyanları hayrete sevk edebilir.Şarap, kadın, meyhane düşkünü bir padişah çağ açabilecek ayıklıkta değilse bu devlet adamı Bizans’ın tahtına oturup nasıl kıtaları birleştirdi diye düşünmelisiniz.Derin bir ufukla okumayanlar için bel altı kalabilecek bir eser gibi görünür lakin şerhi ile okunduğu takdirde şunları okuyacaksınız ; -Sevgili :Allah’u Teala -Sevgilin Zülfü :Dünya perdesi -Sevgilinin Kirpiği :Allah’ın manevi bakışı -Sev.Dudağı :Vahdet (Yani zikir) -Yanak: Allah’ın yarattığı güzelliklerin göründüğü yer -Şarap: İlahi aşk -Rakip :nefis -nefsani düşüncenin oyaladığı -Şarap içmek: zikr’etmek/ vecde gelmek -Meyhaneci :Zikr verme ile yetkili büyük derviş -Meyhane /kilise : tekke 84 şiirden oluşan Fatih Sultan Mehemmed Han’ın kendisine Avni diye tanıtarak şairlik yeteneğini konuşturduğu edebi eserdir. Kendinden önceki devrilerde yaşayan Divan edebiyatı şairlerinin eserlerine atıf yaparak, başka ülkelerin mitolojik efsanelerine atıf yaparak, kendini zaten İskender ile eşdeğer tutan Fatih’in İskender’e atıf yaptığı ve her şiirinde farklı metin ve anlatımlar ile aslında dünya sevgisi, taht , taç, savaş gibi dertlerinin olmadığı , yalnızca Allah’ın sevgisini istediğini , tarih bilgisini ve efsaneleri okuduğunu, önceki dönemlerin divan şairlerini derinlemesine analiz ettiğini ve belagat yeteneğini kanıtlayarak farklı beyitlerle idrakini ifade etmiştir. Beyitlerde yaptığı atıfları araştırarak anlamak ilk divan okuyucuları (ben gibi ) zor olacağı için Muhammed bey gayet güzelce açıklamıştır.Kitapla ilgili tek eksik yukarıda saydığım maddeleri kitabın ilk sayfalarına açıklama olarak yerleştirselerdi daha bilinçli okunabilirdi. Bunun dışında beyitlerden bazıları türünün ilki olduğundan ve şairlik yeteneğini sadece
Şiir
Fatih Divanı ve ŞerhiMuhammed Nur Doğan · Yelkenli Kitabevi · 200968 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 07:57
Az önce yaklaşık 4 ay önce basladığımız siyer de bitti. Bu seferki Rasulullah sallallahu alevhi ve sellem in Vefatı Hafsa Vera'minkiyle aynı gune tevafuk oldu. Hesaplasam yapamazdım. Ama Hesab Eden böyle hesaplamış.Ne mutlu ki hepsi cennette. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem in her vefat Yüreklerimizi burkuyor. Öksüz yetim kalıyoruz. Bir de bu duyguya adı konmamis evlad kaybi da eklenince. SubhanAllah . Kalpleri teselli eden ancak Senin Zikr'in. Kuranin, Vahyin.. Ahiretiniz ve dünyanız için bir iyilik yapin. Bu siyeri okuyun. Omrunuz de ahiretniz de yüreğiniz de değişsin. Ve Celaleddin Hocam. Rabbim ayağına taş değdirmesin. Rabbim çok sevdiğin peygamberine komsu eylesin seni. Bizler de orda komşu olalim. Orda hep birlikte senin kitapta bahsettiklerinin daha fazlasini doğrudan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem den dinleyelim. Ömer r.a lafa girsin. Nasıl eline kılıcı alıp ya Rasulullah izin ver dediğinden bahsetsin. Biz gülelim. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem gülsün. Çocuklar kikirdasin. Selam olsun o guzel muminlere !
Hz. Muhammed'in Hayatı ve İslam Daveti 2Celaleddin Vatandaş · Pınar Yayınları · 2018350 okunma
sistematikleşmiş bir kul hakkı yeme heyulasına dur demek;
Puan vermedi·152 syf.··
2026 5. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 00:13
"Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?” demiş birileri ve sevgili yazar, buna karşılık bahtiyar bir köpeğin öyküsünü yazmış. Hayfa ki artık köpekler bile bahtiyar değil! Toplumsal sorunları tüm gerçekliğiyle ele alınca içimden bugünleri görseydi diye geçirdim. Bugünleri görseydi muhakkak nutku tutulurdu. Sırça Köşk’teki öyküler, bütün siyasî ve toplumsal ideolojilerden bağımsız, tek bir mesaj taşır: İnsan. Beni etkileyen birçok öykü oldu; fakat hastanelerle ilgili olanlar, muhakkak içinden biri olduğum için, daha fazla etkiledi. Üzüldüm. Ama sonra düşündüm: Ne değişti? Hastaları rehin tutan hastanelerden, bebek satan hastanelere… Bu metinler yoksulluğun, hastalığın, açlığın öyküsü değil. Yoksulluğa mahkûm edilmenin, hastalığa ve daima acıya mahkûm edilmenin öyküsünü anlatıyor. Vicdan muhasebesinin hiç edilmediği yaşamları, kaygan siyasî zeminleri ve insanın eliyle, aklıyla, kalbiyle işlediği saf kötülüğü. Günün sonunda muhakkak bir ahlâk dersi veriyor; ama bunu, kendisinin de parçası olduğu bir toplumun içinden söylüyor. Belki de bu yüzden öğütleri samimi geliyor. Döneminin "sorunlu" yazarlarından ilan edilmiş olmasını bilerek tekrar etmek istiyorum şimdi henüz bitirmiş olarak öykülerini hiçbir ideolojiye bağdaştırmayacağım hatta yazarın dünya görüşlerini de kendi dünya görüşlerimi de düşünmeden diyeceğim ki bu öykülerde devleti yahut devletin bir kurumunu kötülemekten ziyade düpedüz kötülüğe karşı duran ve sistematikleşmiş bir kul hakkı yeme heyulasına dur demek isteyen bir ses var. Duydum, etkilendim, içerledim.
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Kapra Yayıncılık · 202169,8bin okunma
Travmalar da insana eşyalar gibi miras kalabiliyor..
8/10
·277 syf.·
2026 1. kitabı
Zeytin Ağacı dizisini izlediniz mi? Eğer izlemediyseniz ilk kitabı okumanızı tavsiye ederim, zira ben diziyi yarıda bırakma taraftarı oldum. Başlayalım.. Bir çok sayıda psikolojik kitaplar -ki çoğu zaman kendi hayatımı, bazen ise insanların hayatına ayna olan bu tarz kitaplar çok okudum. İnsanda travmatik olayın kalıcı anksiyete, deprasyon veya hastalıklara bariz bir şekilde maruz kaldığını vurgulayan bu kitap diğer psikolojik kitaplara nazaran kişisel bilgilendirme niteliğindedir. • Mark Wolynn Seninle Başlamadı kitabında esasen travmaların nesilden nesile biyolojik olarak nasıl geçtiğini anlatıyor ve araşdırmalarını da en çok bu yöne doğru sürdürüyor. Mark Wolynn'a göre bu travmaları açığa çıkarmak için terapi gerekli unsurlardan biridir. Kısacası kişisel sorulara daha derine inerekten ipuçları gün yüzüne çıkarmaktır. İnsanoğlu'nun geçmişi bazen onun cenneti, bazen cehennemi olabiliyor. Ve ya cenneti arzularken cehennemi tasvir edebiliyor. İşte geçmiş travmalar hayatlarımıza büyük derecede etki bırakır ve izleri kolay kolay geçmeyebilir. Kitabın her sayfası travmanın insana nasıl ve hangi durumda etki ettiğini bölerek izâh ediyor. Son bölümü dikkatimi çeken ve de beğendiğim bir yer oldu. • Travmayı iyileştirmek ve bunun daha ötesine geçmek için adımlar ön plana çekiliyor. Yazar, geçmişte travmanın durum puanını ( kötü veya çok kötü) dikkate alarak sadece aile geçmişindeki travmalarıda bir nevi sistem hâlinde sunmuştur. Psikolojik ruhda yazılmış bu kitabın dili anlaşılır niteliktedir, lakın eğer psikolojiye ve de travmatik olaylar gibi durumlara ilginiz yoksa çokta okumak istemeyebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim.
Düşünce
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma