..değerini ilk kez ölçtüğü bir hazzı yaşamaktan mahrum edilmek onu sarsmıştı; o güne kadar bu hazzı istediği an bulabileceğinden hep emin olmuştu, bu da, her türlü hazzın değerini gözümüzde azaltan, hatta değerini fark etmemizi engelleyen bir şeydir.
Ne var ki, bu şekil, koku ya da renk izlenimlerinin bilincime yüklediği görev, yani arkalarında neyin gizlendiğini görme çabası öyle zahmetliydi ki, bu gayretten kaçınmamı sağlayacak, bu yorgunluktan beni esirgeyecek bahaneler aramaya başlıyordum hemen.
Geçmişi hatırlama gayretimiz nafile, zihnimizin bütün çabaları boşunadır. Geçmiş, zihnin hâkimiyet alanının, kavrayış gücünün dışında bir yerde, hiç ihtimal vermediğimiz bir nesnenin (bu nesnenin bize yaşatacağı duygunun) içinde gizlidir.Bu nesneye ölmeden önce rastlamamız ise tesadüfe bağlıdır.
Oğlum, Tanrı hayattaki tüm sınavların yalnızca erdemle aşılabileceğini ve yalnızca erdem aracılığıyla mutluluk ve zafer elde edilebileceğini göstermek amacıyla, tüm sınavları erdemli olana bahşeder.
“Yalnızlıktan korkma. Düşün ki Tanrı da yalnızdır. Ama, kendi kendisinden memnundur..”
“Hem, senden alınan şeylere karşı, senden alınamayacak olanları düşünsene. Bu, senin iradendir. İradenin hürriyetine ise , Jupiter bile müdahale edemez...” Epiktetos