Her evin kapısında Ceren Özdemir, reddedilen her korunma başvurusunda Ayşe Paşalı, her şarkıda Değer Deniz, her kuaförde Muhterem Evcil, her sınavda Ceren Damar, her kedi sevgisinde Merve Kotan, her plazada Şule Çet vardır. Her şehirde "Özgecan" adı verilmiş bir yer, dünyanın ummadığınız bir yerinde "Ölmek istemiyorum" sözleriyle Emine Bulut ve en olmadık yerlerde karşınıza çıkan, adlarını tek tek sayamayacağınız kadar çok öldürülen kadın vardır......
Kitabı okuyup bitirdim boğazımda bir yumru kaldı yutkunamadım resmen. Çok öfkeliyim. Haddinden fazla öfkeliyim. Bu öfke mazur görün denilecek türden yenilir yutulur cinsten de değil üstelik. Öyle can yakan bir konu ki bu KADIN CİNAYETLERİ konusu.... üç maymunu oynamak isteyenler incelemeyi okumadan geçsinler şimdiden söyleyelim..
Ne çok kadın boşanmaya çalışırken ya da boşandığı erkek tarafından öldürülmüş, ne kadar çok adliyede boşanamayıp öldürülmüş kadınların davası görülmüş. Aralarında kendisi hukukçu olanlar bile var; katiller arasında da hayat kurtarması gereken doktor olanlar. Avukat Müzeyyen Boylu, boşanma aşamasında olduğu doktor tarafından iki çocuğunun gözleri önünde, 17 kurşunla öldürüldü. Müzeyyen 19 Mayıs'ta çocukları için bir araya geldiği, mesleği doktor olan birinin bunu yapacağını düşünemezdi belki de.
Hayat kurtarması beklenen bir doktorun cinayet işlemesi ne kadar çelişkili ise, başka çapraşık durumlar da oluyor, bir başka doktor, bir kadının hayatını erkek şiddetinin elinden kurtarırken kendi can veriyordu. Samsun'da Kadın Doğum Uzmanı Dr. Aynur Dağdemir, çalışma arkadaşının boşanmak istediği erkek tarafından öldürülmeye çalışıldığı işyerinde cinayete engel olmaya çalışırken öldürüldü. Doğrudan kendisi hedef değildi belki, boşanmak isteyen kadınları hedef alan şiddet onu da böyle bulmuştu. Daha