MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Kent Nasıl Okunur?
9/10
·215 syf.·
2021 119. kitabı
KEVİN LYNCH’İN GÖSTERGEBİLİMSEL KURGUSUNDAN İSTANBUL’A VE ÖTESİNE MEKÂNSAL BİR OKUMA Kevin Lynch’in The Image of the City adlı eseri, şehirleri sadece planlama nesnesi olarak gören o katı, teknik bakışın ötesine geçip bambaşka bir şey yapıyor: Kentleri, insan zihninin aynasında yeniden tanımlıyor. Lynch’in en güçlü iddiası şu: Kentler ölçülebilir niceliklerden önce, hatırlanabilir nitelikler üretir. Yani şehir dediğimiz şey haritalarla değil, insanların zihninde bıraktığı izlerle var olur. Bir kentin “iyi” ya da “kötü” oluşunu estetikten ya da mühendislikten önce okunabilirlik belirler. Kent, karmaşık olsa bile insanı yönlendirmeli; kaosun içinde bile anlamlı bir bütünlük taşımalıdır. Lynch’in şehir deneyimini çözümlemek için kullandığı beş temel kategori de burada devreye giriyor; • Yollar (paths) — kenti deneyimlediğimiz hat: ana akslar, sokaklar, patikalar. (Mesela Paris'in Champs-Élysées’si.) • Sınırlar (edges) — ayıran ama aynı zamanda tanımlayan eşikler; şehri içsel ya da dışsal olarak bölen çizgiler. (Berlin Duvarı, bunun ekstrem örneği.) • Bölgeler (districts) — kentin karakterini veren tematik alanlar; içerisine girildiğinde belli bir kimliği hissettiren bölgeler. (Tokyo’nun Shibuya’sı gibi.) • Düğüm noktaları (nodes) — akışların kesiştiği, hareketin yoğunlaştığı odaklar. (New York’un Times Square’i.) • Nirengiler (landmarks) — bir bakışta tanıdığımız güçlü işaret taşları. (Ayasofya.) Bu beşli yapı, kentsel deneyimi adeta modüler bir dile dönüştüren, zihinsel bir navigasyon sistemi gibi çalışır. Lynch’in mekânı “zihinsel haritalar” üzerinden okuması ise tam anlamıyla bir paradigma değişikliğiydi. Ona göre şehir, fiziksel öğelerden ibaret olmayıp bireyin belleğinde canlandırdığı, anlam
1000Kitap
Kent İmgesiKevin Lynch · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022321 okunma
68 günlük bir müthiş yorgunluk..
10/10
·252 syf.··
2022 76. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 12:30
2022 yilinda Kitabi bitirince tekrar 1. Sayfadan tekrarını mı okusam dediğim ve bunu ciddi ciddi düşündüğüm tek kitap oldu. Yari-deli bir insan mı yoksa tam bir filozofun mektuplarını mi okudum acaba. Buna okuyunca kendiniz karar verin. Kitabı ilk aldığım zaman ve her elime aldigimda herhalde bugün bitiririm dediğim bir türlü bitiremediğim bir kitap oldu. Çünkü her mektup en uzunu yaklasik 5 sayfa olmasına ragmen o kadar dolu ki Van Gogh eline her geçen kitabı okumuş, her kitap hakkında fikirleri ve tavsiyeleri mevcut, bunun yanında kendi resimlerini hangi duygular içinde ve hangi sıkıntıların üstesinden gelerek bu eserleri ortaya çıkardığı çok akıcı bir dille anlattığı gibi döneminin diğer ressamların ve eserleri hakkında da her mektubunda neredeyse bunlardan bahsetmiş. Yani Allahtan akıcıymış akıcı olmasa kaç günde bitirirdin dediğinizi duyar gibiyim. Yorucu olan kısmı ne kadar akıcı olursa olsun dolu bir kitap insanı yoruyor. Çünkü içinde geçen eserleri, kişileri ve resimleri internetten araştırma gereği duyuyorsunuz. Buda size ister istemez bir meşakkat vermiyor değil. Sindirerek ve araştırarak okumakta fayda var diye düşünüyorum. Özellikle konu sanatsa ister istemez görselde insan merak ediyor sonuçta. Daha önce Van Gogh hakkında bir kitap okumasam da kendisinin yaşamı hakkında 1 animasyon 1 de biyografi filmini izlemiştim kitabı okuduğum esnada bazen kitabı sadece okuyup hiçbirşey anlama zahmetine girmeden filmin sahnesinde buldum kendimi o kadar ki 18 yıl içinde yazmis olduğu bu mektuplarda insanı hayatına, yaşanmışlıklarına ortak ediyor. 68 gün içerisinde her mektubunu sindire sindire okumaya çalışsamda bir çok mektubu hızlı geçmiş olabilirim. Daha önce "Da vinci'nin" şifresini Alfa yayinevinden kuşe kağıda resimli okumuştum. Van Gogh'un da 1. elden
Yorgunluk
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma
Asla Yalnız Yürümeyeceksin!
10/10
·184 syf.··
2021 177. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 22:02
Her evin kapısında Ceren Özdemir, reddedilen her korunma başvurusunda Ayşe Paşalı, her şarkıda Değer Deniz, her kuaförde Muhterem Evcil, her sınavda Ceren Damar, her kedi sevgisinde Merve Kotan, her plazada Şule Çet vardır. Her şehirde "Özgecan" adı verilmiş bir yer, dünyanın ummadığınız bir yerinde "Ölmek istemiyorum" sözleriyle Emine Bulut ve en olmadık yerlerde karşınıza çıkan, adlarını tek tek sayamayacağınız kadar çok öldürülen kadın vardır...... Kitabı okuyup bitirdim boğazımda bir yumru kaldı yutkunamadım resmen. Çok öfkeliyim. Haddinden fazla öfkeliyim. Bu öfke mazur görün denilecek türden yenilir yutulur cinsten de değil üstelik. Öyle can yakan bir konu ki bu KADIN CİNAYETLERİ konusu.... üç maymunu oynamak isteyenler incelemeyi okumadan geçsinler şimdiden söyleyelim.. Ne çok kadın boşanmaya çalışırken ya da boşandığı erkek tarafından öldürülmüş, ne kadar çok adliyede boşanamayıp öldürülmüş kadınların davası görülmüş. Aralarında kendisi hukukçu olanlar bile var; katiller arasında da hayat kurtarması gereken doktor olanlar. Avukat Müzeyyen Boylu, boşanma aşamasında olduğu doktor tarafından iki çocuğunun gözleri önünde, 17 kurşunla öldürüldü. Müzeyyen 19 Mayıs'ta çocukları için bir araya geldiği, mesleği doktor olan birinin bunu yapacağını düşünemezdi belki de. Hayat kurtarması beklenen bir doktorun cinayet işlemesi ne kadar çelişkili ise, başka çapraşık durumlar da oluyor, bir başka doktor, bir kadının hayatını erkek şiddetinin elinden kurtarırken kendi can veriyordu. Samsun'da Kadın Doğum Uzmanı Dr. Aynur Dağdemir, çalışma arkadaşının boşanmak istediği erkek tarafından öldürülmeye çalışıldığı işyerinde cinayete engel olmaya çalışırken öldürüldü. Doğrudan kendisi hedef değildi belki, boşanmak isteyen kadınları hedef alan şiddet onu da böyle bulmuştu. Daha
Yaşasın KadınlarGülsüm Kav · Doğan Kitap · 2020219 okunma
"Haydin Cehennem Olun"
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 22:04
Yaşar Kemal'i az çok okumuşsanız üslubunu şiirlerinde de fark edeceksiniz. Toplumcu gerçekçilik çizgisi ile oluşmuş satırlar. Altı çizilesi onlarca cümle... Yaşar Kemal tabiattan beslenir, özellikle Çukurova'dan, yine şiirlerinde yer yer bu tem üzerine kurulu bir düzen hakim. Tabiatın insan üzerindeki yansımaları, insana ait unsurların tabiata aktarılması hepsi yerli yerinde ve usta işi cümlelerle oluşmuş. Derin bir gözlemin çocuğu olan mısralar. Anadolu ağızı, Anadolu deyişleri, günlük konuşma dili şiirlerini süslüyor. Dönemin siyasi olaylarını hatırlatan da şiirler mevcut, her ne kadar öyle olsa da şiirde politik bir hava pek sezilmiyor. Tabiatı objektif bir şekilde temaşa ederek kendi sujesi içinde yorumlar. Kitabın içinde 3 bölüm mevcut 1. Bölüm kendi yazdığı günlükten ırgatlık/çocukluk anılarını içeriyor, 2. Bölüm şiirlerini ve 3. Bölümde Kırmızı Deynek isimli uzun mensur şiir sizi bekliyor , özellikle son kısımı çok beğendim ve sesli olarak okudum sindire sindire okumanızı tavsiye ederim. Yaşar Kemal romanları ile çığır aşmış bir yazar olarak şiir konusunda da pek çok şair ile pek âlâ aşık atabileceğine herkesi ikna etmiştir. Rahmetle anıyorum...
Şiir
Bugünlerde Bahar İndiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20192,489 okunma
Şiirlerinden seçm eler Şiir üzerine düşünceleri Yaşamı Yapıtları
Puan vermedi·71 syf.·
2019 13. kitabı
ilk yazısı 1 9 3 9 yılında "Servetifünun - U yanış" dergisinde çıkan Özdem ir Asaf'ın , ikilikler ve dörtlüklerden oluşan başlangıç şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpar, insan toplum ilişkilerine yönelik tem aları konu edinerek düşündürücü bir şiir evreni kurmuştur. Duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlamada şiirine egemen olan öğelerdir, insan ilişkilerinin toplumsal ve bireysel yanlarını sen ben ikileminde vermiştir. Çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerlerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bırakmıştır. Her zaman şiirin bir görüşü yansıtması, bir iletisinin olması düşüncesinden yola çıkmıştır. Batı şiiri ve geleneksel Türk şiirinden yararlanarak yaptığı bileşim sanatını Zenginleştirip geliştirmiştir.
Edebiyat
Seçme ŞiirlerÖzdemir Asaf · Adam Yayınları · 19971,100 okunma