İki yüz arkadaş olup, Tortum şehrine geldik.
Tortum Kalesi: Gürcistan şahlarından Mamurul'un yapısıdır. Sonra Uzun Hasan'a, ondan da Fatih'e geçmiştir, Fakat sonra yine Gürcülerin istilasına uğramıştır. Bu istilayı Süleyman Han duyun-ca hemen ikinci vezir Ahmed Paşayı yeteri kadar askerle kumandan tayin ederek göndermiş, o da gelip siperlere girerek yedi gün yedi saat savaştıktan sonra kaleyi fethetmiştir. İçine yedi bin kadar mu hafız, cebhâne, top, zâhire ve öteki gerekli şeyleri koyup, askeriyle Necah kalesine, oradan Dirahor kalesine giderek, aman ile zaptet-tikten sonra içlerine yeteri kadar asker bırakmıştır. Oradan Akça-kale'ye varıp, yedi günde ele geçirerek duvarlarında ezan okut-muştur.
Oradan Nigird, Aşird, Küçük Akça kalelerine yönelmiş, beyleri aman ile teslim olmuşlardır. Oradan İspir, Pertek kaleleri de aman dilemiştir ve hepsi de hålen itaat halindedirler. Oradan Dadanlı nahiyesine yürüdüklerinde altmış altı parça köyünün onbeşi teslim olmuş, diğerleri harab edilmiştir.
Oradan Tekhis, Akçakale, Divane deresi hep fethedilip ordu Tortum'a gelmiş, Tortum toprağı da sancak merkezi olarak yazıl mıştır. Hålen de öyledir. Alaybeyi, çeribaşısı vardır. Sefer anında cebelileri ve beyinin askeriyle altmış bin seçme asker çıkarır. Her sene paşasına adalet üzere on iki on üç bin kuruş gelir getirir. Se fere gittiğimiz sene Seydi Paşa sıkıştırıp, bu Tortum sancağını yir mi dört bin kuruşa çıkarttırdı. Hatta ben kendilerine emr-i şerifle geldiğimde, sancağında olan zeâmet ve timar sahiplerinden başka eli beratlı imam ve hatipleri bile, Sefere memursunuz diye, va zifelendirerek bu iş için onbin kuruş aldı, Beni de kendi sarayına misafir ederek şehri gezdirdi. Yüz elli zkçelik kaza olup, dokuz na hiyesi vardır. Meşhurları şunlardır: Yuvana, Dadanlı, İspir. Bu na