Filistin
“KUDÜS BİZİM KIRMIZI CİZGİMİZDİR ” diye FİLİSTİN için dünyayı haklı olarak ayağa kaldırdık, Dogu Küdüs’ü Filistin’in Başkenti ilen ettik ama,
FİLİSTİN’in Türklerin Ermeni Soykırımı 100. Yıldönümü anısına hatıra pulu bastırdığını unuttuk.
Ermeni “soykırım” iddialarının 100. yılı nedeniyle Filistin’de 26.04.2015 tarihinde bir pul bastırıldı. Ermeni Haber Ajansı, pulun Filistin’de bastırıldığını duyurdu. sosyal medyada tartışma yaratan “Ermeni soykırımının 100. yılı” anısına basılmış pul için “Filistin Ermeni Soykırımının 100. yıldönümüne adanmış bir pul ” ifadelerini kullanmıştı.
O zamanlar söz konusu pula Türk İslamcı kesimden eleştiri gelmişti. Söz konusu pul için “Bu pul, Filistin hükümetinin bilgisi dışında bastırmış anı puludur” ifadelerini kullanılmıştı.
Yerlere göklere sığdıramadığımız Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas ise 18 Ocak 2016’da kutlanan Ermeni Noel Yortusuna katılmıştı. Bethlehem’de Ermeni kilisesinde yapılan törenden sonra konuşan Abbas, Ermenilerin “bu toprakların tuzu” olduklarını ve bu toprağı asla terk etmeyeceklerini dile getirmişdi.
Mahmud Abbas, Filistin halkının içinde bulunduğu vahim durumu Türk Soykırım yıllarında Ermenilerin durumuna benzetmişti. Filistin Cumhurbaşkanı Ermeni mevkidaşı Serj Sarkisyan’ı Filisein’e davet ettiğini, Sarkisyan’ın davetini kabul edeceğini ümit ettiğini söylemişti.

Türkiye tarafından devlet olarak tanınan FİLİSTİN, 40 yıldır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini devlet olarak TANIMAMAK’da ısrar eden devletler arasındadır.
Filistinlilerin PKK’nın kuruluş aşamasında PKK’lı teröristlere kendi kamplarında savaş eğitimi vermişlerdir. PKK’lı teröristler 1982 yılında İsrail’in işgalinde Filistinliler’le yan yana savaşmışlar ve 11 pkk'lı terörist ölmüş, 15’i de İsraile esir düşmüştür.
1980’li yıllarda PKK ile Filistinli Navaf Havetma ortak bir kamp yapmışlar ve birlikte bu kamplarda eğitim görmüşlerdir. Daha sonra bu kamp tamamen PKK teröristlerin kampı olarak “Mahsum Korkmaz Akademisi” olarak anılmıştır. 1992’de kapatılana kadar Mahsum Korkmaz Akademisi’de PKK teröristler eğitim görmüşlerdir. Kısaca PKK kuruluş ve gelişmesinde Filistin örgütlerinin, Filistin halkının desteği ve katkısı vardır.

Ezilen ve işkence gören Filistin halkının yanında durmak, yardım etmek bir insanlık görevidir. Ama geçmişte olanlarıda unutmamak şartı ile.
Dr.Güler

YABANCI SİYASET BİLİMİ OKUMALARI"

- ARİSTOTELES / politika
Çeviri: METE TUNCAY
İstanbul: Remzi Kitabevi (1983)

- H.LASKİ /politikaya giriş (sosyalist siyaset anlayışı)
çeviri: ALİ SEDEN
istanbul: Remzi kitapevi yayınları (1966)

- MARCEL PARÉLOT / Politika bilimi
çeviri: NİHAL ÖNOL
İstanbul: varlık yayınları (1972)

- M.DUVERGER / politika'ya giriş
çeviri: SAMİH TİRYAKİOĞLU
İstanbul: Varlık yayınları (1984)

- PLATON / devlet
Çeviri: SABAHATTİN EYÜBOĞLU
İstanbul:Türkiye iş bankası yayınları(2001)

-MACHİAVELLİ / prens
Çeviri:NAZIN GÜVENÇ
İstanbul:Anahtar kitaplar yayınevi (1984)

- MONTESQUİEU / "kanunların ruhu"
Kitabın orjinal adı: L'ESPRİT DES LOİS

- A.TACGUEVİLLE /Amerika' da demokrasi
Çeviri: İHSAN SEZAL-FATOŞ DİLBER
Ankara:yetkin yayınları (1994)

- M.WEBER / Protestan ahlakı ve kapitalizmin ruhu
Çeviri:ZEYNEP ARUOBA
istanbul: Hil yayınları (1985)

- GİANFRANCO POGGİ /çağdaş devlet gelişimi
İstanbul:hürriyet vakfı yayınları (1991)

-GİOVANNİ SARTORİ / demokrasi teorisine geri dönüş
Ankara: Yetkin yayınları (1999)

-J.J. LİNZ / Otoriter ve Totaliter rejimler
Ankara:Liberte yayınları (2008)

-HENRİ MİCHEL / faşizmler
İstanbul: İletişim yayınları (1993)

-SAMUEL HUNTİNGTON-JORGE I /
Siyasal gelişme
Çeviri:ERGÜN ÖZBUDUN
Ankara:siyasi ilimler derneği yayınları (1975)

-AREND LİJPHART / Demokrasi motifleri
İstanbul:salyangoz yayınevi (2006)

-JÜRGEN HABERMANS / öteki olmak ötekiyle yaşamak
Çeviri:İ.AKA
İstanbul:yapı kredi yayın evi
5. Baskı (2010)


"YERLİ SİYASET BİLİMİ OKUMALARI"

-YILMAZ BİNGÖL / 21.yy'da demokrasi tartışmaları
İstanbul:umuttepe yayınevi (2011)

- ÖMER ÇAHA / Siyâsî düşüncelere giriş
İstanbul:Dem yayınları (2008)

-İSMAİL CEM / Sosyal demokrasi nedir? Ne değildir?
İstanbul:iş bankası yayınları (2010)

-BİLAL ERYILMAZ / Bürokrasi ve Siyaset
İstanbul:Alfa yayınları (2010)

-FUAT KEYMAN / Türkiye ve Radikal demokrasi
İstanbul:Alfa yayınları (2000)

-TANER TATAR / cinsiyet faktörünün siyasi katılıma etkisi dünü ve bugünüyle toplum ve ekonomi
Sayı:10 (1997)

-ZEKİYE DEMİR / Siyasal partilerin kadın politikaları ve kadınların tutumları
Kaynak:Sakarya Üniversitesi sosyal bilimler Enstitüsü doktora tezi

-TÜRKLER ALKAN / Siyasal toplumsallaşma
Ankara:kültür bakanlığı yayınları (1979)

-ASAF HÜSEYİN / Ortadoğu'da devlet ve terör
Çeviri:TAHA CEVDET
İstanbul:pınar yayınları (1990)

-MEHMET ALİ AĞAOĞULLARI / Kent devletinden imparatorluğa
Ankara:İmge yayınları (1994)

-ATİLLA YAYLA / liberalizm
İstanbul:plato film yayınları (2004)

ERHAN BENER / Bürokratlar
İstanbul:Remzi kitap evi (2002)
Not:kitap ülkemizdeki bürokrat ve politikacı ilişkisini anlatan anı ve Öyküleri içerir.

"İSLAM DÜNYA'SI
SİYASET BİLİMİ OKUMALARI"

-FARABÎ / İdeal Devlet

- FARABÎ / ihsa'ûl-ulûm (ilimlerin sayımı)
Çeviri:AHMET ATEŞ
İstanbul:MEB yayınları (1990)

-MAVERDÎ / El-Ahkâmu's-Sultâniye'si
Çeviri:ALİ ŞAFAK
İstanbul:Bedir yayınları (1976)

MAVERDÎ / Nasîhatû'l-Mülük
"siyaset sanatı"
Çeviri:MUSTAFA SARIBIYIK
İstanbul:Kırkambar kitaplığı (2000)

-NİZAMÜLMÜLK / siyasetname
Çeviri:NURETTİN BAYBURTLUGİL
istanbul:Dergah yayınları (1981)

-GAZALÎ / Nasihatü'l-Mülk
çeviri:OSMAN ŞEKERCİ
İstanbul:Sinan yayın evi (1995)

-İBN TEYMİYE / Es-Siyasesetû'ş-Şeriyye
Çeviri:VECDİ AKYÜZ
İstanbul:Dergah yayınları (1985)

- MUHAMMED B.TURTÛŞİ /Sirâcu'l- Mülük (siyaset ahlakı ve ilkelerine dail)
Çeviri:SAİD AYKUT
İstanbul:İnsan yayınları (1995)

-İBN HALDUN / Mukaddime
Çeviri:SÜLEYMAN ULUDAĞ
İstanbul:Degah yayınları (1982)
1.cilt ve 2.cilt

Not: Arkadaşlar elimden geldiğince derlemelerde bulundum elbette ki siyaset bilimi ile alakalı çok çok önemli bulduğunuz kitaplar Olabilir sizlerde yorumlar kısmına eklemeler yapıp katkıda bulunabilirsiniz hepinize şimdiden teşekkürlerimle...

Übeyde Gencal, bir alıntı ekledi.
15 May 22:57 · Kitabı okuyor

Hama 1982
O sabah ezan sesi gelmedi camimizden
Korktum bütün insanlar, bütün insanlık adına

Şiirler, Cahit ZarifoğluŞiirler, Cahit Zarifoğlu

Blade Runner(1982)
Bütün bu anlar zaman içinde yitip gidecek, tıpkı yağmurdaki gözyaşları gibi...

fatma aydoğdu, bir alıntı ekledi.
09 May 23:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mustafa Necati
... Fakat onun en büyük çalışması 1982'de bütün ülkenin yoğun bir ilgi ile takip ettiği '' yazı devrimi"ydi. Halka yeni yazıyı çabuk öğretebilmek için Millet Mektepleri açılmıştı.

Yeniden Köy Enstitüleri, İbrahim Gürşen KafkasYeniden Köy Enstitüleri, İbrahim Gürşen Kafkas
İlksen Yavuz, Nüveyre'yi inceledi.
09 May 21:03 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

#nüveyre #fundakalaycıoğlu #439syf #tavsiyekitap #tavsiye #okurken
1897 den 1982'ye uzanan bir hayat hikayesi. Nüveyre Menemencioğlu'nun gerçek hayat hikayesi..Bir ağa kızının çocuk yaşta kendi isteğiyle kendinden kırk yaş büyük bir nazırla evlenip mutlu, neşeli, zenginlik ve huzur içinde geçen evliliğinin, hayatının aşkı olan sevgili eşi ölene kadar süren yaşamı ve bu evliliğinden olan 3 çocuğuyla zaman içinde nasıl bir hayata sürüklendiğini, 2 kez evlat acısı yaşarken, hayat karşısında nasıl güçlü ve ayakta kalabildiğini, son günlerinde sürüklendiği bir odunlukta bir komşu kızının getirdiği bir tas yemeğe muhtaç yaşarken nasıl hayat dersi verdiğini ibretle ve gözyaşları içinde okuyacaksınız. Bir melodram değil, hüzünlü evet, ama hayata bağlı ve güçlü bir kadının ayakta kalma, durma savaşı bu. Sanırım gerçek hayatı anlatan kitaplar artık beni daha çok kendine çekiyor, ve biyografiler tabii.. Tavsiye edene çok teşekkür eder, sizlere de şiddetle tavsiye ederim; akıcı ve bir solukta okunası...

Ehl-iKıraat, Kırmızı Pazartesi'ni inceledi.
 06 May 01:35 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

1982 Nobel ödülü almış ve yazarla tanışmamı sağlayan kitap.
Çeviriden mi bilmiyorum ama, cümlenin yapısının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyorum. Öznenin devamlı cümle sonlarında olmasıyla dikkat edilmezse anlam kargaşası tekrar okumaya neden oluyor. Okurken biraz dikkatli olmakta fayda var. Gerçi sonraları bu sisteme alışıp rahat ediyorsunuz.
Enteresan olan öldürülen de dahil, siz bile olayın sonunu bilerek okumaya başlıyorsunuz. Aklınıza zaten sonu belli diye gelsede nasıl ve niçin sorularının cevabını bulmak isterken okuma hızını alıyor.Anlatım sizi değişik açılardan, sondan geriye ve yine sona doğru değişik kameralarla çekim yapar gibi karşılıyor.
Ayrıca bu işin genel olarak gayet doğal karşılanması, suçun yapana bu cezayı reva görmesi, yazılı olmayan toplum kurallarının acımasızlığına iyi bir örnek. Dahi katilin de suçsuz olarak görülmesi cabası.
Bir arada yaşayan insanların kendi aralarındaki kuralları, kurallar çerçevesinde kayıt altına alınan yasalardan önce çalışıyor. Tabi halihazırdaki kanunlar toplumun istediği tepkileri desteklemiyor sonucunu akla getiriyor. Ortak davranış biçimlerinin değer yargısı olarak belirlenmesi kanunlardan üst noktada.
Sonunun er geç ne olacağını bilen kahramanın son sözleri de manidar "Beni öldürdüler."

VAPTSAROV
NİKOLAY VAPTSAROV

(1909-1942)


Günümüzde Bulgaristan topraklarında yer alan Pirin Makedonyası' nda bulunan Bansko şehrinde 1909 tarihinde dünyaya geldi. Makine teknisyeni olan Vaptsarov çeşitli işlerde çalıştı. Ancak siyasi nedenlerden dolayı bir süre sonra işsiz kalması nedeniyle zor şartlar altında yaşadı. 1940 yılında tek kitabı olan "Motor Türküleri" yayınlandı. II. Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan Komünist Partisi saflarında politik faaliyetlerde bulunmasından dolayı 1942 yılında tutuklandı. Ölüm cezasına çarptırılan Vaptsarov, 23 Temmuz 1942'de kurşuna dizilerek idam edildi.


Vaptsarov' un; "Ölümden Önce", "Ayrılık" ve "Bahar" şiirleri 1970 yılında Özdemir İnce ince tarafından Fransızca' dan tercüme edilerek "Dost dergisi"nde yayımlandı. 1971 yılında Özdemir İnce' nin derlediği "Bulgar Şiiri Antolojisi"nde diğer Bulgar şairlerin şiirleriyle birlikte Vaptsarov' un "Ölümden Önce", "Ayrılık (Veda/Karıma)", "Bahar", "Korkmayın Çocuklar" ve "İnanç" şiirleri de yayımlandı. Vaptsarov’un şiirlerinin Türkçe’ye çevrilmesi, Ataol Behramoğlu Yeni Türkü şiir yayınları tarafından 1982 yılında yayımlanan "Kardeş Türküler-32 Ozan 44 Şiir" başlıklı derlemeyle devam etmiştir. "Ölümden Önce" ve "Veda-Karıma" şiirleri bu derlemede yer almıştır. 1983 yılında Adam Yayıncılık tarafından yayımlanan "Çağdaş Bulgar Şiiri Antolojisi"nde "Doğduğum Ülke", "Mektup", "Veda-Karıma" ve "İnanç" şiirleri yayımlandı. 1998 yılında Adam Yayıncılık Erdal Alova' nın çevirisiyle Vaptsarov'un "Mektup", "Türkü" ve "Veda-Karıma" şiirleri "Çağdaş Dünya Şiiri Antoloji"sinde yayımlandı. 2003 yılında Evrensel Basım, şairin şiirlerinden oluşan İnsana Adanmış Şarkılar adlı derlemeyi yayımladı.


Şairin Türkçede en çok tanınan şiirlerinden biri Veda'dır. Dilimizde şiirin Fransızcasından Ataol Behramoğlu tarafından yapılmış bir çevirisi vardır. Behramoğlu'nun Karıma adıyla yaptığı çeviri Grup Ekin tarafından Geleceğim adıyla, Kavga adlı şiiri Mehmet Celal tarafından bestelendi. (1)


Bulgar Devrimci işçilerin dili olan şair, Komünist Partisi'nde etkin görevlerde de bulundu.


"Makine teknisyenliği, buharlı lokomotifte ateşçilik gibi işlerde çalıştı. 1942 martında tutuklandı. 23 temmuz 1942'de sofya yedek subay okulu'nda ( şimdi müzedir ) altı arkadaşı ile kurşuna dizilerek öldürüldü.

Nikola Yonkov Vaptsarov, 1942 mart ayında tutuklanır. 23 temmuz 1942'de kurşuna dizilecektir. saat 14.00 olur. hücresinde nazi faşistlerin ölüm mangasını beklemektedir. iki sevdiği vardır: mücadelesini verdiği, uğruna ölüme gittiği, halkı; diğeri yaşamının ortağı, sevilerinin coşkusu, düşünün ilk kıvılcımının keyfi, karısı...
ölüme giderken iki sevdiğine son bir söz söylemek ister. kağıt vardır ama yazacak bir şey yoktur. bileğini keser. akan kan ile iki şiir yazar. birini halkına, diğerini karısına...
iki kağıt parçasını ölüme gitmeden önce, arkadaşlarından birine gizlice vermeyi başarır. manga gelir ve nikola'yı alır. kurşuna dizilir nikola Yonkov Vaptsarov.
Nikola değil ama, iki kağıt parçasına yazılı şiir, mahpusluktan özgürlüğe ulaştırılır. sadece kendi halkı değil, bir çok dünya halkının da hep söylediği söz olur bir tanesi ve şöyledir:

Halkıma

"kavga zor ve acımasız
kavga söylenenler gibi destansı
ben yıkıldım. ötekiler alır yerimi.
tek bir isim nedir ki?

sonra idam taburu- kurtlar
basit bir mantık gidişi bu.
fakat seninle olacağım fırtınada
halkım, çünkü sevdik seni."

diğer kağıda yazılı şiir özeldir. karısına son sözüdür. beyaz, buruşuk kağıtta kırmızı kan ile şöyle yazar:


Ayrılış

"bazen geleceğim uykudayken sen
beklenmedik uzak bir konuk gibi.
sokakta bir başıma bırakma beni
sürgüleme üstünden kapıyı.

sessizce gireceğim yavaşça
karanlıkta gözlerimi dikip sana.
yaş dolu gözlerimle bakıp
öpeceğim seni ve ölüm..." (2)
Türkçesi : Ataol BEHRAMOĞLU

19 haziran 1953'te Budapeşte'de bir törenle dünya barış konseyi'nin onur ödülüne "halklar arasında barış ve dostluk amacına yaptığı katkıdan ötürü" layık görüldü.

Şiirlerinden Örnekler :

Dogdugum Topraklar


Doğduğum toprakların üstünde
bütün gün gülümsedi gökyüzü.
Gece yandı yıldız avizeler
tan atıp gün doğuncaya
İşleri bitip akşamleyin
dönerken eve yürüyerek,
düşmanımı gördüm gölgede
uğrunuğrun elinde tüfek.
Sev demiştin, anneceğim,
İnsanları beni sevdiğin kadar.
Sevebilirdim, anne, ama
ekmek ve özgürlük de var.


Çeviren: Erdal Alova

Kaynak Kitap: Nikola Vaptsarov / Seçme Şiirler


*
Haydutun Türküsü

Rüzgar döküyor sarı yaprakları,
eve dönmeyeli üç yaz oluyor.
Taze gelinler dul sayıyor kendini
Pirin'e bakıp bakıp dövünüyor.

Karanlıkta gide gide bıkmadık mı,
çocuklarımız tütmüyor mu burunlarımızda?
Bıkmadık mı taş yastık aramaktan,
çalılar üstümüze örtmek için.
Saçaklarda buzlar erimeye başladı
her yanı yabani otlar sardı, voyvoda.
"Kurşun sık havaya, yıldızlara!
Onurlu ve özgür düşelim savaşta."

Çeviren: Erdal Alova
Kaynak Kitap: Nikola Vaptsarov / Seçme Şiirler


*
AŞK TÜRKÜSÜ


Bir barut fıçısı gibi çöker üstümüze
betondan bir yapı, kocaman.
Yüreklerimizde savaşın homurtusu,
İçimizde isyan, ateş ve kan.


Görürüm bu isyanı şimdi de
fabrikaların bacalarında,
gün batısındaki kızıllıkta,
dingin, mavi gökyüzünde.


Daralırken buralarda korkunç çember,
yanaş bana, gel söyleyiver,
suç mudur bu benim yaptığım:
Ayırdığım yüreğimde aşka bir yer?


Suç mudur yoksa, gel söyleyiver,
gürültülerle çalkalanırken fabrikalar,
mitralyözle taranıp biçilirken ortalık,
suç mudur "seni seviyorum" demek?


Aşkımızın dünyası çok daraldı,
ne yapalım, sevgilim, bu bir gerçek!
Bu türkücüğü bunun için yollarım sana
gözlerimde pırıl pırıl bir gelecek!


Nikola Vaptsarov( 1909 - 1942 )
Çeviren : A.Kadir- A.Tanış

http://www.gulceedebiyat.net/...vaptsarov-31716.html

Eda, bir alıntı ekledi.
27 Nis 21:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dişlerimiz Arasındaki Ceset - 1982
Biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler
Kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle
Kimbilir kimden umarız emr-i b'il-ma'ruf
Kimbilir kimden umarız neyh-i ani'l-münker
Bize yalnız oğulları asılmış bir kadının
Memeleri ve boynu itimat telkin eder.

Erbain, İsmet Özel (Sayfa 228 - TİYO)Erbain, İsmet Özel (Sayfa 228 - TİYO)
Eda, bir alıntı ekledi.
27 Nis 21:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dişlerimiz Arasındaki Ceset - 1982
Saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
Hadım tarih, kundakçı matematik, geri kafalı gramer
Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza
Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer

Erbain, İsmet Özel (Sayfa 228 - TİYO)Erbain, İsmet Özel (Sayfa 228 - TİYO)