Yeşim

Biliyordum içimde ölmemiş bir insan olduğunu. Ölmeden gömülmüş bir insan olduğunu ve çürümüş yerlerimi, sağdan soldan topladığım etlerle yamıyordum.
Sayfa 522·Kitabı okudu
Artık, kalıcılığa inanmak istiyordum. Değerlere, ilişkilere, insanlara. Ölümlü olmayan bir dünya vardı ve ben ona dahil olmak istiyordum. Çünkü hiçbir şeyin sonsuz, ölümsüz olmadığı düşüncesi beni tembel bir vahşi yapmıştı. Oysa sevgi, dostluk yüzlerce kuşak eskitecek kadar gençti hâlâ!
Sayfa 461·Kitabı okudu
Ben de yeniden hayata gelmekte olan zihnime kürtaj yapmak zorunda kalacaktım. Onu cehenneme yollayıp peşinden de ben gidecektim. Önümde yine bir bekleme vardı. Bütün şehir artık bir bekleme odasıydı. Yirmi dört saat sonra alacaklardı beni, gerçekler odasına. Aramızda saat farkı vardı gerçeklerle Yirmi dört saat gerilerindeydim ben!...
Sayfa 467·Kitabı okudu
“İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun, yine de hafiftir hayat. Çünkü altı deliktir. Delikse ölümdür! Bütün kazançlar bu delikten kayıp gider."
Sayfa 463·Kitabı okudu
O kadar ne yapacağımı bilmez duruma gelmiştim ki, mutlu olabileceğimi düşünmeye başlamıştım! Çünkü bugüne kadar, belki de denemediğim bir o kalmıştı...
Sayfa 426·Kitabı okudu