Tembih
[285] Şimdi, sen bedende ve onun engelleri ve meşgul edenleri içinde bulunup münasip yetkinliğine arzu duymadığında ya da onun zıddının meydana gelmesiyle elem duymadığında, bilmelisin ki bu durum sendendir, ondan değildir.
Tembih
[286] Bilmelisin ki, bedene komşuluk nedeniyle nefse eklenen ve bildiğin gibi edilginlik ve yapılar olan bu meşgul edenler, onun ayrıklaşmasından sonra da yer etmiş olurlarsa sen bundan (ayrıklıktan) sonra öncesinde olduğun gibi olursun. Fakat onlar, tıpkı öncesinde kendisinden fariğ olunup akabinde tekrar meşgul olunan yerleşmiş elemler gibi olur, dolayısıyla sen onları olumsuzlayıcı olarak algılarsın. Buna göre böyle nitelenmiş bir hazzın mukabili olan bu elem/acı, ki o ruhani ateşin elemidir, cismani ateşin eleminin üzerindedir.
Tembih
[287] Sonra bilmelisin ki, ayrıklıktan sonra umulan yetkinliğin istidadının eksik olması cinsinden nefsin rezileti, zorunlu değildir. Yabancı perdeler (örtüler) nedeniyle olanlar ise zail olacaktır ve azap onlar sebebiyle sürekli olmaz.
Tembih
[288] Bilmelisin ki eksiklik rezileti, yetkinliğe arzu duyan nefsin kendisinden acı çekeceği şeydir. Bu arzu, kazanmanın verdiği bir tenebbühe bağlıdır. Aptallar bu azaptan uzaktır. Bu azap, inkar edenler, ihmalkârlar ve kendilerine gelen hakikat parıltısından yüz çevirenler içindir. Dolayısıyla aptallık, keskin zekadan (arzulamaktan kaynaklanan acıdan) kurtuluşa çok daha yakındır.
287. Abdullah b. Amr radıyallahu anhūmâdan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim doyuncaya kadar din kardeşini yedirirse ve susuzluğu gidinceye kadar içirirse, Allah Teâlâ onunla cehennem arasına yedi hendek açar ki; her iki hendeğin arasındaki mesafe beş yüz senedir.”
Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı seçildiği 2. Meclis'te toplam 287 milletvekili vardır. Ancak oylamaya yalnızca 158'i katılır ve Mustafa Kemal bu 158 kişinin oyuyla, yani %55'in oyuyla Cumhurbaşkanı seçilir.
Licinia-Sextia yasalarından sonra consul'lar arasında sürekli olarak bir pleb'in yer almasının yanı sıra, pleb'ler arasından ilk dictator'un, ilk censor'un ve ilk praetor'un da seçildiğine tanık oluruz. MÖ 287'de pleb'lerin yeni bir ayrılıkçı hareketinden sonra yürürlüğe giren Hortensia yasasıyla sadece pleb'ler tarafından oy verilen plebiscitum'lar devlet yasalarıyla eşdeğer tutulur, böylece daha önce olduğu gibi senatonun onayını almalarına gerek kalmaz.
"Erkek ve kadın mü'min canı, ailesi ve malı ile ilgili olarak sürekli belalara uğrar. Sonunda Allahu Teâlâ'nın huzuruna günahlarından arınmış olarak varır."
( Tirmizî, Zühd 56; Dârimî, Rikâk 67; Ahmed b. Hanbeı, 11, 287, 450; ibn Ebû şeybe, elMusannef, 11, 441; Ebû Ya'lâ, Müsned, X, 319, 406; İbn Hibbân, Sahîh, VII, 176; Hâkim, el-
Müstedrek, I, 497 )