Puan vermedi·352 syf.··
2026 2. kitabı
·
2993 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Mart ayını Yabancı Yayınları nın #gokyuzunetutunurken kitabıyla kapattım. Sayfa düzeni olarak şiir gibi yazılmış kitap. Genç bir kız ailesi hakkında ki sırları öğreniyor ve peşi sıra ihaneti, kabullenmeyi, affetmeyi, yeniden güvenmeyi de acı bir şekilde öğrenmesi gerekiyor. Farklı bir tarzda yazılmasına rağmen duygusunu gayet güzel aktarmış. İlk sayfalarda yazımından dolayı gözlerim illede kafiye aradı, ama normal okumaya başlayınca çok çabuk içine aldı ve hızla ilerledi sayfalar. Bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum. "Ben yalanlar üstüne kurulmuş bir ailenin parçası olamam; artık her şey gün yüzüne çıktığı için beni aralarına çekebileceklerini sanıyorlar, ama ben çoktan uzaklaştım bile..." "Soğuğun içine atladım sayısız binaların arasından geçip, başka insanların pencerelerinden içeri daldım. Daha sıcak bir hava ararken çatılardan fırlayıp uçarak gökyüzüne tutundum..." "Bir ay: mevsimlerin değişmesi için gereken zaman, yazın yarısından daha az bir süre, bir bebeğin geceyle gündüzü ayırt etmeyi öğrenmesi için gereken zaman. Hayatımın dağılması bundan daha az bir zaman aldı..." 31.03.2018
Gökyüzüne TutunurkenCordelia Jensen · Yabancı Yayınları · 2017215 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Reklam
31 – Lukas Maher | Yanlış Bilinen Psikoloji
Puan vermedi·272 syf.··
2026 95. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 16:52
31 – Lukas Maher | Yanlış Bilinen Psikoloji Popüler Psikolojinin Rahatlatıcı Yanılsamaları Popüler psikoloji, son yıllarda yalnızca bir ilgi alanı değil; aynı zamanda bir dil hâline geldi. “Travma”, “toksik”, “gaslighting”, “bağlanma”, “narsisizm” gibi kavramlar artık yalnızca akademik tartışmalarda değil, gündelik konuşmalarda, sosyal medyada ve ilişkilerin içinde dolaşıyor. Ancak bu dolaşım, beraberinde ciddi bir sorun getiriyor: kavramların içinin boşalması. Yanlış Bilinen Psikoloji tam da bu noktada devreye giriyor. Kitap, bu kavramları tek tek ele alarak onların ne anlama geldiğini, nasıl yanlış kullanıldığını ve bu yanlış kullanımın ne tür sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Ama bunu yaparken didaktik bir üstten bakış kurmuyor; aksine, okuru birlikte düşünmeye davet eden bir ton benimsiyor. Kavramların Yüzeyselleşmesi: Anlamak Yerine Etiketlemek Kitabın en güçlü taraflarından biri, kavramların nasıl birer “etiket” hâline geldiğini göstermesi. Örneğin narsisizm, çoğu zaman “bencil insan” anlamında kullanılıyor. Travma, neredeyse her olumsuz deneyimi kapsayacak şekilde genişletiliyor. Bağlanma stilleri, insan ilişkilerini kategorize eden basit şemalara indirgeniyor. Maher burada önemli bir ayrım yapıyor: Bir kavramın yaygınlaşması, onun doğru anlaşıldığı anlamına gelmez. Aksine, kavramlar popülerleştikçe çoğu zaman basitleştirilir, bağlamından koparılır ve kullanışlı birer açıklama aracına dönüşür. Bu da insan davranışlarını anlamayı kolaylaştırmak yerine, yüzeyselleştirir. Psikoloji Dili: Açıklamak mı, Rahatlatmak mı? Kitap boyunca hissedilen temel eleştiri şu: Popüler psikoloji dili çoğu zaman açıklamak için değil, rahatlatmak için kullanılıyor. İnsanlar karmaşık ilişkileri, zor duyguları ya da belirsiz durumları hızlıca kategorize etmek istiyor. Bu da “kırmızı
İnceleme
Yanlış Bilinen PsikolojiLukas Maher · İrene Kitap · 202617 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020976 okunma
9/10
·338 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2024 03:27
Ne kitaptı ya Az önce bitirdim 60 sayfa okuyup bırakmıştım, tekrar okumaya başladım ve saatlerce elimden bırakamadım kitabı.. nefis.. hiç beklenmedik olaylarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz.. Kitabı okurken fred ve profesörden şüphelendim ama zoe sen ne yaptın ya yıktın beni Sebastian sen ne şeytanmışsın be! Nasıl planlar kurulmuş. Ölmüşsün ama kuklaların hala sana son derece bağımlı kalmış.. saat 03:31 kitabı az önce bitirdim şuanlık söyleyeceklerim bu kadar yarın detaylıca düşünüp yazacağım :D Yitik Kızlar
Yitik KızlarAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 20222,281 okunma
6'dan 66'ya - Bir Ömre Sesleniş Dergisi/ ÖFKE
Puan vermedi·40 syf.··
2024 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2024 22:11
Neyi fark ettim biliyor musunuz? Günlük hayatın telaşında okumaya vakit ayırmaya çalışırken en çok ihmal ettiğim "dergiler" olmuş. Romanlara, şiir kitaplarına bir nebze tutunabilmişim de süreli yayınlardan eksik kalmışım. İnsan bir şeyin tadına varmayınca eksikliğini de duyumsamıyor, bunu kafamı kaldırıp birkaç sayı dergi okuyunca anladım. "Öfke de yorulur mu yılların yorduğu bir insan gibi?" Her ay bir duygumuza hitap ediyor 6’dan 66’ya - Sayı 03 (Mart 2024) Korku, ümit derken üçüncü sayının konusu "öfke" Hepimizin içinde var olan bir duygu değil mi? Kimimizinki yeri gelince kimimizinki çağlayanlar gibi bitip tükenmek bilmezcesine. Kontrol edebilsek olması da gerekli içimizde. Ne der Morgan Freeman, "Hiçbir şey hissetmiyorsanız, yaşamıyorsunuz." Öfke de bir his, içimizin derinlerinde hissettiğimiz. Onu da yitirirsek hissizleşmez miyiz? "Acaba anlayan insan, cennet nimetleri arasında var mıydı?" (s. 31) Derginin en sevdiğim bölümü "arkası yarın"ları oldu. Merakla bekler oldum bu vesileyle sonraki sayıyı. Arkası yarındı, bugün dünün yarını. Tabii yine arkası yarın, tıpkı eski zamanlarda gazetelerde yayımlanan romanlar gibi... Eskiye hitap eden şeyleri sevdim hep. Siz de seviyorsunuz biliyorum, ruhumuzun bir yanı hep bir nostaljik. Gözümüzün biri hep arkada... Her yerden tanıdık bir sima çıkıyor sayfalar geçerken... Kimi yerde "İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Sen Gel Ya Beni Oraya Aldır," diyen İsmet Özel, kimi yerden Telsiz Parçaları ile Ali Lidar, kimi yerden bir şiiriyle Ahmed Arif: Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni. Her yaştan okura hitap eden
E-dergiler
6’dan 66’ya - Sayı 03 (Mart 2024)6'dan 66'ya Dergisi · 024 okunma
Reklam
Reklam