“Beş vakit namazı vaktinde kılmaya müdâvim olanlara Allah Teâlâ dokuz keramet bahşeder:
Allâh onu sever.
Vücudu sıhhatli olur.
Melekler onu korur.
Evine bereket iner.
Yüzünde, sâlihlerin sîmâsı zuhûr eder.
Allâh onun kalbini yumuşatır.
Kıyamet gününde sırat köprüsünden parlayan şimşek hızıyla geçer.
Allâh onu cehennem ateşinden kurtarır.
Allâh onu cennette «Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.» (Yunus, 62) müjdesine mazhar kıldığı evliyâullaha komşu eyler.”
(İbn Hacer, Münebbihât, s. 32-33)
Ahmet Kaya iyi bir sanatçıdır. (Ama o Kürt).
Hayko Cepkin güzel şarkılar söyler. (Ama o Ermeni)
Coşkun Sabah yetenekli bir sanatçıdır. ( Ama o Süryani)
Siz de biraz insan olsanız? İnsan milliyetini seçemez, cinsiyetini seçemez ama insan olmayı, iyi olmayı, empati göstermeyi, 32 millete bir gözle bakmayı seçebilir. Bir insana ideolojik gözlükle değil, sanatçı yönüyle bakabilir, insan olma sebebiyle bakabilir.
"Her birimizin gönlünde krallara layık bir oda vardır. Ben, kendiminkinin çevresine duvarlar ördüm." s. 29
"Su balık için neyse, gözyaşları da kalp için odur." s. 30
"Kadın olsaydım," diye yazar Gustave altı yıl sonra, "kendimi bir sevgili olarak istemezdim. Bir gecelik bir ilişkiye, evet; ama yakın bir ilişkiye, hayır." s. 30
"Görüyorum ki, erkek ya da kadın, hiç kimseyi onu sevdiğim kadar sevmemişim." Yirmi beş yıl sonra şöyle yazar: "Tek bir günüm geçmiyor ki onu düşünmeyeyim." s. 30
"Kalbim bir kent mezarlığına dönüşüyor. s. 32
Gustave FlaubertFlaubert'in Papağanı