Namaz, sadece şekilden ibaret bir hareketler bütünü değildir. O, cismin, aklın ve kalbin iştirakiyle gerçekleştirilen mükemmel bir ameldir. Bu üç unsurun herbiri adaletli bir şekilde ve yerli yerinde namazda temsil olunurlar. Cisim için kıyam, rükû, sücud, dikilme ve eğilme; dil için kıraat, tesbih, zikir ve dua; akıl için düşünme ve anlama; kalp için de huşû ve manevi lezzet vardır.
(Dört Rükün, Ebu'l-Hasen Ali el-Hasenî en-Nedvî, sayfa 38-39)
﴿قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذٖينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمٖيعاًؕ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖيمُ﴾
De ki: “Ey kendilerine karşı aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”
(Zümer, 39/53)
Osmanlı devletinde başlatılan ve Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar gelen, çiftçinin ve köylünün üzerinde bir büyük yük teşkil eden 'Aşar' vergisinin kaldırılmasına rağmen ağalık düzeni ve topraksızlık yüzünden köylünün yaşam şartlarında bir düzelme sağlanamıyordu. Ülkede üretimi artırmak ve köylüyü kalkındırmak ihtiyacına karşılık Toprak Reformu Yasası düşünülmüştü.
Milli Şef döneminde bu yasa tekrar gündeme geldi. Çiftçiyi topraklandırma kanunu 14.5.1945 tarihinde çıktı ve 15.6.1945'de 4753 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı. Bu kanunun en önemli ve devrimci tarafı hiç şüphesiz 17. madde idi: "Topraksız veya az topraklan olan ortaklar ve kiracılar veya tarım işçileri tarafından işlenmekte bulunan arazi, o bölgede 39. madde gereğince dağıtılmaya esas tutulan şartlarıyla yukarıda yazılı çiftçi ve işçilere dağıtılmak suretiyle kamulaştırılır. Sahibine bırakılacak arazi 15 dönümden aşağı olamaz. Bu madde hükmünün uygulanmasında 15. ve 16. madde hükümleri işlemez. Geçici mevsim işçileri hakkında bu hüküm uygulanamaz."
39. Siz de ortalıkta bir "fitne", yani "şirk belâsı" kalmayıp din tamamıyla Allah'ın dini oluncaya kadar onlara karşı cihad edin. Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz Allah yapıp ettiklerini görür.
40. Yok, vazgeçmezlerse, artık bilin ki, Allah sizin dostunuzdur. O ne güzel dost, O ne güzel yardımcı.