“Yedinci Gün”
Puan vermedi·240 syf.·
2025 152. kitabı
Dünyada olup bitenleri bir bir yedi kişiye yazdırdı. Yazdırırken muhterisleri de düşündü ve bu kitabındaki kusurları, rastlayınca sevinip tatmin olsunlar diye onlara sadaka olarak verdi. Allah kabul etsin! O, bütün rızklara kefildir, umulur ki doyarlar. (s.240) İhsan Oktay Anar ’ın kurmaca evreni diye bir gerçek var ve nev-i şahsına münhasır kalemiyle yazar, tarihle masalı, felsefeyle mizahı, keskin zekasıyla derin melankoliyi iç içe geçirerek zamanın ve mekanın olağan sınırlarını flulaştıran benzersiz bir dünya kuruyor. Anar, kelimeleri bir yazardan çok nakkaş gibi işliyor. her cümlesiyle okurken içinde merakı ve mistik bir yankıyı barındıran özel Anaresk atmosferine çekiyor. Yedinci Gün ’de de bu mistik sızıyı, fantastik öğeleriyle yedi rakamının kutsallığı (Yedinci Gün yaratılışın tamamlanması ve insanın kaderiyle yüzleştiği son eşik anlamını taşıyor.) ve zamanın döngüselliğini Anar, kaosun, şansın, kaderin ve insan iradesinin sınandığı bir evrene dönüştürüyor. Toplumun kaderine yön veren bir metafor olarak işliyor. Dini ve felsefi temalarıyla modern dünyanın da teknolojik ve toplumsal çelişkilerini de konu ediniyor. Yedinci Gün Hristiyanlıktaki teslis inancına bilinçli bir göndermeyle üç ana bölümden oluşuyor, Baba, Oğul ve Hayalet (kutsal ruh). Bu üç başlık sırasıyla otorite ve iktidarı, miras ve kimlik arayışını, ölüm ve metafizik sorgulamaları temsil ediyor. Roman Osmanlı’nın son döneminde başlıyor ve daha ilk sayfalarda ironiyle dolu bir üslupla okura fantastik bir İstanbul tasviri sunuyor. Olayların merkezinde İhsan Sait isimli çıkarcı, düzenbaz bir herif var. Hikaye boyunca onun yaşadıkları etrafında gizemli ölümler, tarikatların sırları, iktidar kavgaları ve ortadan kaybolan karakterleri işliyor. Polisiye, gerilim ve ironisiyle
Düşünce
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,610 okunma
Tiamat
8/10
·156 syf.··
2025 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 17:20
İhsan Oktay Anar son eseri Tiamat Osmanlı denizaltısında (Tahtelbahir ismi Osmanlı dilinde denizaltı demekmiş) görev yapan mürettebatın, batırdıkları İngiliz destroyerinin koruduğu Silep gemisinden buldukları sandık ve 7 adet altın çivinin (veya öyle sanıyorlar) ganimet olarak kendi denizaltına aldıktan sonra başlarına gelen mistik ,korkunç olayları ele alıyor. İhsan İhsan Oktay Anar yine kendine öz fantastik üslubu ile güzel bir kurgu çıkarmış. İşlediği konunun filmi yapılabilir ve keyifle de izlenebilir. Kitabı iki günde okudum ve ilk gün akşamı daha önceden izlemiş olduğum denizatı filmlerinden birini yeniden izleme isteğine kapıldım. U-571, Greyhound, Das Boot güzel filmler..... Kurgu çok güzel olsa da, kitabı akıcı bir şekilde okumak biraz zor. En önemli iki sebebi: - Yazarın Farsça, Osmanlıca kelimelere çok yer vermesi - Denizcilik ve özellikle denizaltı üzerine çok fazla teknik kelime olması. Bu da size ne okuduğunuzu anlayamama güçlüğü veriyor. Özellikle, kitabın yarısına kadar bu durumla çok yüz yüze kalıyorsunuz. 100 sayfadan sonra kitap heyecan ile akıcılık kazanıyor. Bu noktaya kadar kafamda şekillenen puan 7 iken , kitap sonunda 8 puanı buldum. Kitap kötü değil, vasat değil, keyifli. Klasik bir İhsan Oktay Anar klasiği. Ama Puslu Kıtalar Atlası, Amat gibi kitapları ile aynı puanı da haketmiyor İhsan Oktay Anar'ın kalemini seviyorum. Umarım sene bitmeden son iki kitabı Kitab-ül Hiyel ve Yedinci Gün de okumuş olurum. Papirüs Kitap Kulübü 1000Kitap
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İhsan Oktay Anar - Yedinci Gün
5/10
·240 syf.··
2024 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 14:18
İhsan Oktay Anar'ın herhalde en popüler romanı olan Puslu Kıtalar Atlası'nı deli gibi öven; hatta bu kitabın, hayattaki seçimlerine varana kadar kendisini değiştirdiğine dair yorumlar yapan okurları görünce hem bu kitaba hem yazarına karşı olumsuz bir önyargım oluştu. Popüler kültür beni her zaman için moda olandan uzak durmaya yönlendiriyor nedense. Ön yargımı kırmak adına, yazarın başka bir kitabını okuyayım istedim, önce Efrasiyab'ın Hikayeleri'ni ardından Yedinci Gün'ü okudum. Aslında Yedinci Gün'ün kitap incelemesini yapmayı da hiç düşünmemiştim, hoş bu da bir inceleme olmayacak zaten. Kitabı bitirdikten sonra, yaşadığım havada kalmışlık hissi acaba bana özgü mü yani herkesin deli divanesi olduğu bu yazarı bir tek ben mi anlamadım acaba diye düşünüyordum, neyse ki imdadıma kitapnot.blogspot.com/2013/04/yedinci... isimli bir blogdaki değerlendirme yetişti. Bu blogda "Yalnız bu yorumları yapanların itiraf etmese de çok büyük bir kısmı benim yaşadığım anlamamışlık hissini yaşıyor." diyerek hislerime tercüman olmuş. Kitaptaki Paşaoğlu'nun Aman Dede ile kumarında iman üzerinden bahis açması, kitabın ikinci bölümünde anlatılan tekvinhane-çiftçi metaforunda Tanrı-Hz. Adem-Şeytan göndermesi, kitabın üçüncü bölümündeki mizah içerikli kısa dünya tarihi, mors alfabesi ile yazılan bölümün çevirisi, kitabın aklımda kalan bölümleri oldu. Ama bu bölümler çıkarıldığında kitabı okumak bana tam olarak şöyle hissettirdi; "Yazarın mizahı uzun sayfalar boyunca beni ayakta tutan önemli unsurlardan biriydi. Sık sık iğrençliğe dayanan komikli bölümleri ise genelde yüzümü buruşturarak okudum. Ben kitabı okuduğuma memnun olduğum halde kitap boyunca ilerlemek için çırpınmış olmamın verdiği yıpranmayla kimseye şiddetle tavsiye edemiyorum (Yukarıda bahsettiğim blogda yer
İnceleme
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,610 okunma
"Nereye?" "İnsan olmaya,"
Puan vermedi·240 syf.·
2023 13. kitabı
Kitabın ismi, Allah’ın altı günde yarattığı kainatın bitimindeki, tüm dinlerde kutsal sayılan yedinci günden gelmekte. Yedinci Gün, İhsan Oktay Anar’ın altıncı kitabı. Ustalıklı bir dil kullanımına ve sonsuz bir düş gücüne sahip olan yazarın tarzı oldukça farklı. Ve zaman akışında kelimelerde kaybolup gideceğiniz ve zihninizi biraz zorlayacağınız bir kitap. Bu kitabın en can alıcı noktası insan, insanlıktan alıp hayvan derecesine çekebilecek; yine insanı alıp İnsan-ı Kâmil olma yolunda verileceklerin ince ince işlenmesidir. Yedinci Gün İhsan Oktay Anar
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,610 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
İhsan Oktay Anar eserleri içinde okuduğum altıncı eseri.Okudukça şunu fark ediyorum ki İhsan Oktay Anar modern bir masalcı ya da bu yüzyılın Dede Korkutu gerek eserlerinde kullandığı masalsı ögeleri ve postmodernizmdeki gerçeküstücülüğü harmanladığı eserleri okurken bir o kadar keyifli ve bir o kadar da sürükleyici.Kitap özelinde konuşmak gerekirse Yedinci Gün daha önceki eserlerine nazaran çok katmanlı,karekter sayısı ve olay örgüsünün fazlalığı nedeniyle okuması biraz daha zor bir roman.Her şeye rağmen okuması keyifli sizi içine alan ve edebi değeri yüksek bir kitap.
Edebiyat
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,610 okunma
The Irony King
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 00:30
Kahve içmeye espresso ile başlarsanız muhtemelen ilk ve son içişiniz olur. O nedenle daha yumuşak bir tat ile başlamak devamının gelmesi için gerekli gibidir. İşte edebiyat aleminde de bu neviden yazarlar bulunur. Türk edebiyatında ise İhsan Oktay Anar bunların başında gelmektedir. Yazarın okuma sırasında ilk eserleri olarak Puslu Kıtalar Atlası ve Suskunlar eserleri neredeyse herkese hitap etmektedir. Ancak Amat , Yedinci Gün ve Tiamat gibi eserleri, teknik dili ve ironi yönü daha kuvvetli ancak okunması biraz daha zor eserlerdir. Tıpkı kahve tiryakileri gibi, bir seviye öncesindeki tat nasıl eksik geliyorsa bir edebiyat dehası olan İhsan Oktay Anar okurları da bu şekildedir. Bu nedenle İhsan Oktay Anar bakımından eserlerinin bir okunma sırası/seviyesi var arkadaşlar. Tiamat okurken yazarın dehasına bir kez daha şahit olmak, ironi yüklü cümlelerle ara ara gülerek ilerlemek ve harika kurgusuna hayran kalmamak elde değil. Türk edebiyatı adına çok büyük bir zenginliktir İhsan Oktay Anar Ben okurken çok zevk aldım. Eser denizcilik terimlerini fazlasıyla içermesi yönüyle biraz ağır okunuyormuş gibi gelebilir ancak bir o kadar da sürükleyici. Şimdiden yazara sağlıklı bir ömür diliyor yeni eserlerini dört gözle bekliyorum..
Edebiyat
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma