Eğer Allah katındaki ahiret hayatı başka hiç kimseye değil de yalnız size mahsus ise ve bu kanaatinizde samimi iseniz o zaman ölümü arzulamanız gerekmez mi ?
Bakara 94
Ve sen onları başkalarından daha ihtirasla hayata sarılmış göreceksin hatta Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlardan bile daha çok
Bakara 96
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
94. Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdik ise önce oranın halkını yoksulluk ve hastalıkla sıkmışızdır ki, yalvarıp yakarsınlar.
95. Sonra da kötülük (sıkıntı) yerine iyilik (bolluk) getirmişizdir. Derken onlar çoğalmışlar ve "Doğrusu atalarımıza sıkıntılı haller de olmuş, sevinçli zamanlar da..." demişlerdir. Tam o zaman biz de kendilerini, hiç akıllarından geçmezken, ansızın tutmuş bastırıverdik.
96. Eğer o memleketlerin halkı iman edip Allah'tan korksaydılar, elbette üzerlerine yerden gökten bereketler açardık. Fakat onlar yalanladılar da, biz kendilerini yaptıkları işler nedeniyle tuttuk alıverdik.
97. Ya şimdi şu köy-kasaba-şehir halkı geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine baskın halinde gelivermeyeceğinden emin mi oldular?!
98. Yine o köy-kasaba-şehir halkı, kuşluk vakti oynayıp eğlenip dururlarken, kendilerine azabımızın gelivermeyeceğinden emin mi oldular?
99. Yoksa artık Allah'ın mekrinden (hilesinden) kurtulduklarını mı sandılar? Fakat kendilerine yazık eden milletlerden başkası Allah'ın "mekr"inden (hilesinden) emin olmaz.
82 Öyleyse, dünya şaşırmışsa bugün yolunu sizsiniz nedeni,kendinizde arayın nedeni,göstereceğim şimdi sana , nasıl olduğunu.
85 Mutlu bir yaradanın elinden çıktığından başka bilgisi olmayan,bir çocuk gibi güle ağlaya oynayan
88 ruh onu daha var olmadan
önce sevenin elinden çıktıktan
sonra ,sevdiği şeye doğru gider.
91 İlkin küçük zevklerin tadını alır; ama aldanır, bir yol gösterici ya da gem engellemezse sevgisini , bu zevklerin peşine takılır.
94 İşte bu nedenle,engelleyici yasa gerekir, hiç olmazsa gerçek kentin kulesini seçecek bir kral gerekir.
97 Yasalar çıkarıldı, ama yasaya uyan var mı?
Uyan yok, çünkü geviş getirse de
önde giden çoban,yarık değil tırnakları;
100 bu nedenle rehberin de dünya nimetleri peşinde koştuğunu gören halk,bunlarla doyuruyor karnını,başka bir şey istemiyor.
Bu kadar sene sonra niye, diye düşündü. Hayat bir sekilde akıp gidiyordu işte, şimdi niye bunları yaşıyordu? Nasıl bir sınavdı bu, neyin sınavıydı? Belki de kapının dibinde yüzleşmek için sessizce bu kadar senedir bekliyordu geçmişi. Gençliği, Cunda Adası, Taş Kahve, sahile bağlanmış motorlar, 94 yazı, Şeytan Sofrası ve dilekleri. ..