996-Osman b. Affan (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir. "Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."
Sayfa 224 - (Buhârî)·Kitabı okuyor
Zerdüşt ve Ardaviraf dışında bir de bakıyoruz, Tevrat'a göre Hz. Adem'in torunlarından Yared'in oğlu Hanok, iyi biri olduğundan Allah onu yanına almış/göklere çıkarmış diye bilgi var. (340) Yine İslami kaynaklara göre İlyas peygamber ile İdris peygamber göklere çıkmışlar. (341) Hz. İsa'nın da göklere çıktığı en başta Kur'an ve İncil'de geçiyor. (342) Pavlus'un Kudüs'e giderken melek eşliğinde göğe yolcu­luk yaptığı bilgiside var kaynaklarda. (343) Daha önce bu ka­dar insanın göklere çıkma inancı var iken; ben en büyük ve son peygamberim diyen Hz. Muhammed'in bu yolculuktan mahrum kalması düşünülebilir mi? 340. Tevrat, Tekvin, bab 5/24. 341. Doç. Dr. Abdullah Aydemir, İslami Kaynaklara Göre Peygamberler, s.43 ve 226-227. 342. Matta, 28/1-7; Markos, 1 6/19, Al-i İmran, ayet 55 ve Nisa 1 57. 343. T Şinasi Gündüz, Dinlerde Yükseliş Motifleri ve İsliim'da Miraç, An­ kara 1 996; s.59-60.
Sayfa 158 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Reklam
Asi
Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen, O’na isyan eden, günahkâr kimse demektir. Bu kelime Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın ve Rasulünün emirlerine karşı gelen, günahkâr, serkeş kimseler anlamında kullanılmıştır. Cenâb-ı Hakk bir ayetinde şöyle buyurmuştur: “Kim, Allah’a ve Rasulüne isyan eder ve Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.” Âsî’nin işlediği günah, küçük veya büyük günah (Kebîre) niteliğinde olabilir. Ehl-i sünnet akidesine göre büyük günah işleyen kimse, bu günahın haramlığını inkâr etmediği sürece günahkâr mümin sayılır. Kısaca büyük günah kişiyi dinden çıkarmaz. Günahın durumuna ve çeşidine göre, uygun tevbe yoluna tevessül etmekle ve Cenab-ı Hakk dilerse onu affedebilir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi güzel bir makama koyarız.”Bir hadiste büyük günahlar yedi olarak zikredilmiştir. Bunlar: Şirk, sihir, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, faiz yemek, harpten kaçmak, iffetli ve iman sahibi bir kadına zina iftirasında bulunmaktır. Başka hadislerde bu yedi günaha şunların da eklendiği görülür: Ana-babaya itaatsızlık, zina etmek, yalancı şahitlik yapmak, Mescid-i Haram’da günah işlemek ve yalan yere yemin etmek.Ebû Tâlib el-Mekkî’ye (ö.386/996) göre, büyük günahların sayısı onyedi olup, bunların altı grupta toplanması mümkündür: 1) Kalble ilgili olanlar: Şirk, günahta ısrar, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek, azabından emin olmak. 2) Dil ile ilgili olanlar: Zina iftirası, yalancı şahitlik, sihir ve yalan yere yemin etmek. 3) Yiyip-içme ile ilgili olanlar: Haksız yere yetim malını yemek, faiz yemek, içki içmek. 4) Cinsel organla ilgili olanlar: Zina, livata. 5)
MUTLAKA OKUYUN...·Kitabı okuyor
1000Kitap
Allah rahmet eylesin
Kıldı dört yüzden ziyâde mescid-i 'âli bina Yaptı seksen yerde cami bu aziz kardan Yüzden artuk ömür sürdi akıbet kıldı vefat Yatduğu yeri hüdâ kılsun bağı cihan Rıhletinün Sâ'î-yi dâ-î didi tarihini Geçdi bu demde cihandan pîr-î mî'maran Sinan 996 Ruhiyçün Fatiha ihsan ide pîr ü civân."
Sayfa 561 - Ölüler diyarının gölgeli bahçesinde
Roman
996 yılı civarında on altı yaşında olan İbn-i Sina hasta hükümdara çare bulamayan hekimlere yardımcı olması için saraya davet edilmişti. Hükümdar, tavsiyesi sayesinde hastalıktan kurtulunca genç hekim hiç tereddüt etmeden sarayın kütüphanesini kullanmak istediğini söylemişti. İbn-i Sina'ya minnet borcu olan hükümdar kabul etmişti. İbn-i Sina Buhara'nın "Hikmet Ambarı" olan bu kütüphaneyi şöyle anlatmaktaydı: "İçinde bir sürü oda olan bu binaya kabul edildim. Her bir odada sandıkların üzerine yığılı kitaplar vardı. Bir odadaki kitaplar Arap dili ve şiiri üzerineydi. Başka bir odada fıkıhla ilgili kitaplar vardı. Her bir odada işte böyle bir bilim dalı üzerine kitaplar bulunmaktaydı. Kadim eserlerin kataloğuna baktım ve ihtiyacım olanları talep ettim. Pek fazla bilinmeyen, daha önce hiç görmediğim ve daha sonra başka bir yerde de rastlamadığım kitaplar mevcuttu. Bu kitapları okudum, içlerindeki işe yarar bilgileri belledim ve herkesin kendi bilim dalındaki konumunu keşfettim."
Sayfa 314·Kitabı okudu
Mao’nun Kültür Devrimi sırasında Kızıl Muhafızlar eski tapınakları yıktı, geleneksel yaşam biçimlerini paramparça etti, aileleri birbirine düşürdü, öğretmenleri aşağıladı. Korkunç bir yıkım. Şimdi bugünün Çin’ine bak. Aynı tapınakların bulunduğu alanlar — artık AVM’ler. Aynı geleneksel yaşam biçimleri — 996 çalışma kültürü (sabah 9’dan gece 9’a, haftada 6 gün) tarafından çözülmüş. Aynı aile bağları — göç, kentleşme, rekabet tarafından parçalanmış. Kızıl Muhafızlar on yılda yaptı bunu. Kapitalizm aynısını otuz yılda, çok daha kapsamlı ve kalıcı biçimde yaptı. Brecht’in sorusu: “Bir banka kurmaya kıyasla bankayı soymak nedir ki?” Žižek’in sorusu: Kızıl Muhafızların şiddetli taşkınlıkları, Alibaba ve Tencent’in tüm geleneksel yaşam formlarını sessizce çözmesiyle kıyaslandığında nedir ki? En etkili Kültür Devrimi, Kızıl Muhafızların değil — küresel kapitalizmin Kültür Devrimi.
Alıntı
Reklam
Reklam