Sanki kalp, yürek ve gönül insanı olmak için dindar olmak gibi bir zorunluluk var. Sanki ahlak dinlerin tekelinde! Sanki ahlak tarihte dinlerle birlikte doğdu! Sanki daha ortada Hıristiyanlık da yokken, İslam da yokken, Platon, Aristoteles, Epikuros ahlak için, iyilik için, adalet için mücadele vermediler, bu konularda yüzlerce sayfalık eserler yazmadılar. Sanki ateist olan ve yaşamını adalete, eşitliğe, özgürlüğe adayan Karl Marx kalpsiz ve yüreksiz bir insandı!
Hume ve Nietszche 'yi anlamadan geleceğe yönelik bir felsefe yapmak,geleceğe yönelik bir yaşam anlayışı ortaya koymak olanaklı değildir.Hume ve Nietzsche aynen Karl Marks gibi özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde yaygın olan,her şeyi dine endeksleyen,her şeyi dini indirgenyen ,dini her şeyin önüne koyan,her şeyi dini Paradigma ile yorumlayan anlayışın,kısacası din fetisşizmin panzehiridir.