Tarihin en ünlü sevdalarını sıradan kişinin kusurlu bulacağı kadınlar esinlemiştir. Kleopatra’nın, Jeanne de Naples’ın, Diane de Poitiers’nin, Matmazel de la Valliere’in, Madam de Pompadour’un, kısacası aşk sayesinde ünlü olmuş kadınlardan çoğunun kusuru da vardır, sakatlığı da. Oysa çok güzel diye tanıdığımız kadınlardan çoğu aşklarının yıkımla bittiğini görmüşlerdir. Bu apaçık tuhaflığın bir nedeni olsa gerektir. Acaba insanın hazdan çok duyguyla yaşamasından mıdır bu? Yoksa, güzel bir kadının beden çekiciliği ne de olsa sınırlıdır da, pek güzel olmayan bir kadının bütünüyle ruhsal olan çekiciliği sonsuz mudur?