Gizem Demircan

Gizem Demircan
@BirUmut1
“… ıstırap çekenler… düşünmeyi henüz unutmayanlardır. Düşünce, onlar için yalnız ıstırap kaynağıdır.” | Oğuz Atay ~~~~~~~~• “Biz insanlığın sevdalılarıydık.” | Jack London ~~~~~~~~•
Anlaşılmayanın Anlaşıldığına Dair:
9/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 19:14
Stendhal’in bu eseri, bir kadına beslediği karşılıksız aşkın sonucunda ortaya çıkıyor. Ancak aynı zamanda bu bir toplumsal gözlem, eleştiri ve öz-eleştiridir. Böyle bir eseri yazabilmesi, kendi duygularının bilincinde olduğu anlamına gelir; yani kendisinden uzaklaşıp kendisini eleştirdiği anlamına gelir. Zaten kendisinden başka bir kişiymiş gibi bahsetmesi de eleştirel bir tutum içinde olduğunu gösteriyor. Stendhal, duyguların tözünün açıklanamayacağını söylüyor; yani “aşk”ın nasıl oluştuğunu açıklayamam, ancak ortada aşk varsa, o aşkı felsefi olarak açıklamaya çalışabilirim diyor. Böylelikle deneyimlediği ve gözlemlediği şeyler sonucunda “bu çılgınlığı” açıklamaya çalışıyor. Kitapta şöyle bir cümle geçiyor: “Düşü bir kenara kaydetmek, şimdide öldürmek demektir, çünkü felsefenin yollarında incelemeye başlamış demektir insan düşlediğini…” (s. 55) Stendhal, duyguların ve düşüncelerin yazıya dökülemeyeceğini söylüyor, çünkü yazıya dökülürse artık içte yaşanan bir şey değil, her yönüyle incelenen bir şey haline gelir. Bundan dolayı Stendhal’in kendi duygularının bilincinde olup bu duyguları yazıya döküp incelemesinden, onun eleştirel bir tutum içinde olduğunu çıkarabiliriz. Az önce söylediğim üzere felsefi bir açıklama diyorum; çünkü bu bir roman değil. Stendhal, bu eserin herkes tarafından anlaşılamayacağını yazdığı üç ön sözde belirtiyor. Zira çok fazla tepki almış ve aldığı tepkiler üzerine eserini güncelleyip düşüncelerine notlar düşmüş. Yazdığı ön sözlere rağmen bu eseri roman diye tanımlayacak biri olursa, o kişi Stendhal’in “kitabın kapağını başlamadan kapatsın” dediği kişilerdendir. Ayrıca düşüncelere önem vermeyen, hayal dünyasını tatmamış ve her şeye pozitif yaklaşan kişilerin de bu kitabı anlamayacağını söylüyor. Tabii bir de aşkı, bu çılgınlığı
Edebiyat
Aşka DairStendhal · Yapı Kredi Yayınları · 2024312 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dönüşüyorum, öyleyse varım:
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 14:06
Doğum adı Eddy Bellegueule olan ve sonradan Édouard Louis olarak değiştiren, 1992'de Fransa'da doğmuş genç bir yazardır. Günümüzde bu kadar genç olup kalemi güçlü bir yazara rastlamak şaşırtıcı. Okuduğum ilk eseridir. Annesinin hayatından yola çıkarak aslında birçok kadının yaşamına değindiği ve yer yer kendi duygularını aktardığı yarı otobiyografik, yarı biyografik bir eserdir. Yazarın kendisi şöyle söylüyor: “Senin hikâyeni anlatmaya bir kadının hikâyesini anlatma niyetiyle başlamıştım ama şimdi farkına varıyorum ki senin hikâyen, kendi yaşamının ve babamla birlikteki yaşamının seni mecbur bıraktığı varolmayışa karşı, bir kadın olma hakkını elde edebilmek için mücadele veren bir varlığın hikâyesiymiş.” (s. 43) Aşçı olma hayali varken on sekiz yaşında hamile kaldığı için evlenen ve iki yıl sonra bir çocuğu daha olan bir kadın; ayrıca alkolik bir eşe sahip olduğu için kavgalı bir ev hayatı yaşayan, hayalleri suya düşen bir kadın. Çocuklarının babasız büyümesini istemediği için katlanan bir kadın. Huzursuz, sürekli kavganın olduğu bir ortamda bir çocuk nasıl mutlu bir şekilde büyüyebilir? Zaten daha sonra yazarın bahsettiği üzere, abisi eşini döven alkolik ve sürekli karakola düşen bir insanmış. Bir çocuğun düzgün bir şekilde büyümesini istiyorsanız, o çocuğa huzurlu bir ortam sunmalısınız. Siz mutlu olmadıktan sonra, siz huzurlu olmadıktan sonra çocuğunuzun huzurlu olmasını bekleyemezsiniz. Seçimleriniz, gelecekte çocuğunuza sunacağınız bir hayattır. Daha sonra yazarın ablasının da eşi tarafından şiddete uğradığını söylemesi, bizi bir başka noktaya daha dikkat etmeyi sağlıyor: Eril tahakkümün oluşturduğu bir sistem. Buna birazdan değineceğim. Kadın, aldatıldığını öğrendikten sonra ve daha fazla katlanamayınca boşanmıştır. Bir kadının çok genç evlenip yine gençken
Edebiyat
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,925 okunma
Güzellik ve Aşk Tanrıçası Venüs:
7/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2024 71. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 00:39
“Karşımda, Rönesans üslubundaki şöminenin başında Venüs oturuyordu ama (Matmazel Kleopatra gibi) bu adla düşman cinse karşı savaşmış bir vamp kadın değil, gerçek Aşk Tanrıçası’ydı karşımdaki.” (s. 21) Kitap bu cümle ile başlıyor. Öncelikle Aşk Tanrıçası’ndan bahsedelim. Roma mitolojisinde yer alan Venüs’ün, Yunan mitolojisindeki karşılığı Aphrodite’tir. Aphrodite, Homeros’a göre Zeus ve Dione’nin kızıdır. Ancak Hesiodos’a göre daha farklı bir hikâyesi vardır. Toprak ana, yani Gaia kendine eşit Uranüs’ü (Gök) yaratır. Uranüs ile birleşmesinden Kronos dahil birçok çocukları olur. Uranüs bu çocuklardan tiksinince hepsini Gaia’nın bağrına saklar ve yeryüzüne çıkmalarını engeller. Bu adaletsizliği kabullenemeyen Gaia, çocuklarıyla bir olup Uranüs’e ders vermek ister. Böylelikle Kronos, babasının cinsel organını tırpanla keser. Uranüs’ün cinsel organının düştüğü denizden ise Aşk Tanrıçası olan Aphrodite doğar. Hatta küçük bir bilgi daha vereyim İsmail Gezgin’in “Cinsellik ve Erotizm” adlı eserinde, Antik Yunan kültürünün eril bir sisteme sahip olduğu, bu sistemden dolayı erkeklerin cinsel organının güç ve iktidar anlamına geldiği ve bu nedenle Kronos’un babasının iktidardan düşmesi için cinsel organını kestiği belirtiliyor. Kitaba gelecek olursak, Severin’in arkadaşı rüyasında Kürklü Venüs’ü görür ve Severin’e gidip bunu anlatır. Bunun üzerine Severin, el yazmalarını getirip okumasını isteyince asıl hikâyeye giriş yaparız. İlk başlarda Severin’in Wanda ile tanışması ve ilişkileri aşk gibi gözüküyor. Ancak bu, aşk değil; ya da bizim bildiğimiz, tanımladığımız şekilde bir aşk değil. Birçok erkeğin peşinde koşmasını isteyen, bir başka deyişle onları kölesi yapmak isteyen dominant bir kadın ve ilginç fantezileri olan, bir kadına tapmak isteyen, taptığı kadını kaybetmemek için kölesi
Edebiyat
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Ayrıntı Yayınları · 2019754 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
Beğendi
·
2023 71. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 01:37
Kitabın içerisinde yer alan diyalogları vs. buraya geçirip uzun uzun olayları ve kişileri anlatmayacağım. Bu konuya dair ilgisi olan, merakı olan ya da kitabı okumayı düşünen kişiler için her şeyi anlatıp heveslerini kaçırmak gibi bir niyetim yok. Daha çok kitabın neler içerdiğini, hangi sırayla gittiğini vs. anlatıp, hevesinizi kaçırmadan kitap hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Zaten bir nevi kendime not olarak yazıyorum. ~~~~~• Diogenes Laertios Kimdir? Hakkında fazla bir şey bilinmemesine rağmen İ.S. (İsa’dan sonra) III. yüzyıl ortalarında yaşadığı düşünülüyor. Filozofların yaşamlarına dair bilgileri derlemesinden dolayı bu konularda araştırma yapan kişilerin kaynak olarak başvurdukları isimlerdendir Diogenes Laertios. ~~~~~• Thales ile başlayıp Aristoteles ile biten döneme Helen, Büyük İskender’in fetihleriyle başlayıp İ.Ö. 1. yüzyılın ikinci yarısına kadar ise Helenistik dönem demiştir Ahmet Arslan . Buna dayanaraktan, bu kitap Helen ve Helenistik dönem filozoflarını kapsıyor diyebilirim. Yani modern felsefenin filozoflarını bu kitapta göremezsiniz. Kitap, kendi içinde on kitaba ayrılmıştır + ön söz. Filozofların hayatlarını, yaptıkları şeyleri, buluşlarını, sorulan sorulara verdikleri cevapları, diğer filozoflar ile olan ilişkilerini ve varsa mektuplarını içeriyor. I. Kitap Yedi Bilgeler diye adlandırılan kişileri kapsıyor. Diogenes Laertios bu “Yedi Bilgeler”i Thales, Solon, Periandros, Kleobulos, Kheilon, Bias ve Pittakos olarak belirlemiştir. Ancak bunlara ek olarak İskitli Anakharsis, Khenailı Myson, Syroslu Pherekydes ve Giritli Epimenides’in de eklenebileceğini belirtip, bazı kişilerin Tiran Peisistratos’u da saydığını söyler. Tiran Peisistratos’u dahil etmeyip on bir kişiden bahsetmiştir. ~~~~~• II. Kitap Diogenes Laertios felsefenin iki başlangıcı
1K
Ünlü Filozofların Yaşamları ve ÖğretileriDiogenes Laertios · Yapı Kredi Yayınları · 2025378 okunma
Okuduğum incelemeler beni tatmin etmediği için yazdım.
Puan vermedi·559 syf.··
Beğendi
·
2022 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 04:13
Kitabın en az %90’ı Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplardan değil, Sabahattin Ali’ye yazılan mektuplardan oluşuyor. Tabii bu durumda, “…mektuplaşmalarını okuyoruz,” demek yanlış olur. Kitap, 1922-1948 yılları arasında ki -Nazım Hikmet Ran , Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin , Melahat Togar (Melahat Kemal), Ayşe Sıtkı İlhan, Hüseyin Nihâl Atsız , Cemal Kutay, Samim Kocagöz, Pertev N. Boratav ; Sabahattin Ali’nin ailesi, arkadaşları ve öğrencileri- Sabahattin Ali’ye yazılan mektupların derlemesidir. Kitapta Sabahattin Ali’nin yazdığı sadece 52 mektup mevcut. -Ki bunlardan 37 tanesi eşi Aliye’ye yazdığı mektuplardır. Kitabı okurken kurgusal bir şey beklememek gerekir; çünkü o zamanlar iletişim kurmak için yazılmıştır. “Bir yazarı, ancak o yazarın kendi sözcükleriyle okumak gerek. O sözcükler her şeyi içeriyor.” der bir kitabında #y:695. Biz ne kadar Sabahattin Ali’nin mektuplarını okuyamasak da, ona gelen mektupları okuyabiliyoruz. O yüzden yazara yazılan mektupları ya da yazarın yazmış olduğu mektupları ve günlükleri yazarı daha iyi tanımak için okumamız gerekir. Tabii yazarın bütün eserlerini okuduktan sonra okumanızı öneririm. Mektuplarda, arkadaşları sık sık Sabahattin Ali’nin öykülerinden, romanlarından ve şiirlerinden bahseder. Sabahattin Ali’nin yazdığı mektuplar da olsaydı eğer, karşılıklı oturup sohbet ediyorlarmış gibi hissettirecek olan içten mektuplardır bunlar. Melahat Kemal, bir mektubunda Sabahattin Ali’ye kızdığından dolayı sevimli hakaretlerle başlayıp hikâyesini överek bitirdiği mektup gibi içten. Pertev Naili Boratav’ın mektuplarında Sabahattin Ali’ye “Sabahçığım” diye hitap etmesi kadar içten. Nâzım Hikmet’in, “Senin roman Ulus’ta mı çıkacak? Eğer ulus gazetesinde çıkacaksa rica ederim bana muntazaman, tefrika halinde yolla. Dehşetli merak ediyorum.
Edebiyat
Hep Genç KalacağımSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20081,419 okunma