Booktankonular

Booktankonular
@Booktankonular
Metin Akpınar sahnede anılarını anlatırken çok isteyip de oynayamadığı tek karakterin Kuyucaklı Yusuf olduğunu söylemişti, bu yüzden bu kitap okuma listemde ön sıraya zıplamıştır. Yusuf'un hikayesi çok dokunaklı, küçük yaşta ailesi eşkiyalar tarafından öldürülüyor ve kaymakam tarafından evlatlık alınıp, onlarla yaşamaya başlıyor. Ailenin bir de küçük kızları var Muazzez… Hikaye Anadolu yaşamını süslemeden olduğu gibi aktarmasıyla, köydeki güç ve adalet dengesini acımasızca ortaya koymasıyla çok etkileyici bir eser olmuş. Yazar Aydın cezaevinde tanıdığı Yusuf’un hikayesinden etkilenerek yazdığı bu romanı üç ciltlik bir eser olarak planlamış, fakat genç yaşta öldürüldüğü için bu planını gerçekleştirememiş. Zaten roman Netflix dizisi gibi, öyle bir bitiyor ki bir an önce yeni sezon başlasın da ana karaktere ne olmuş öğrenelim istiyor insan. Ama ne yazık ki bundan sonrası hayal gücümüze kalıyor. Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan ilk romanı olan ve ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı 100 Temel Eser listesinde bulunan bu eseri okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar 💫👌 Kuyucaklı Yusuf 
Edebiyat
Okumam gereken kitapların sayısı hızla artarken, arada dönüp eski okuduklarımı tekrar okumaya da vakit ayırıyorum. Bu kitap da eski bir dost benim için. Gogol, Palto adlı hikayesini 1842 yılında Çarlık Rusya döneminde yazmıştır. Silik ama çalışkan dokuzuncu sınıf memur Akaki Akakiyeviç'in hikâyesinin anlatıldığı bu öykü, o zamanın şatafatını anlatan süslü cümlelerle bezenmiş hikayelerden çok farklı, sade ve gerçekçi bir dille yazıldığı için o dönemin Rusya’sında çok eleştirilmiştir. Fakat her değişimin sancılı bir başlangıcı olduğu gibi güzel sonuçları da vardır. Bu hikayeden bir çok yazar etkilenmiş, ve öğrenmiştir. Dostoyevski’nin meşhur “Hepimiz Gogol’un Palto'sundan çıktık.” lafı da buna güzel bir örnektir. Özetle okuyacağınız bu kısa öykü Rus ve dünya edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir, ve muhakkak okunması gereken eserlerden biridir. Keyifli okumalar dilerim. Palto
Edebiyat
Bu kitabı çok eskiden okumuştum, ama yorumumu yazmak bugüne kısmetmiş. Mina Urgan kesinlikle hayranlık uyandıran, çok değerli bir Türk kadınıdır, öğretmenidir. O kadar kıymetli bir geçmişi var ki bunu bizimle paylaştığı için çok şanslıyız. Düşünün ki Falih Rıfkı Atay onun üvey babası, Necip Fazıl Kısakürek ona soyadını veren kişi (Mina Urgan solcu olduğu için 'senin boynuna nasıl olsa ipi geçirecekler, soyadın da urgan olsun bari' demiş), Atatürk, Ahmet Haşim, Neyzen Tevfik, Sait Faik Abasıyanık, Behice Boran, Halide Edip Adıvar, Abidin Dino, Sabahattin Eyüboğlu, Halikarnas Balıkçısı, Yahya Kemal Beyatlı, Aziz Nesin… Ve daha kimler kimler ve ne hikayeler. Peki Bodrumdaki evinin restorasyonunu gazeteci ve şair arkadaşı Nail Çakırhan'ın yapması? Nail Çakırhan'ın mimarlık eğitimi olmadan, dünyanın en prestijli mimarlık ödüllerinden olan Aga Han ödülünü kazanan tek kişi olduğunu biliyor muydunuz? Ne kadar dolu ne kadar zengin bir hayat! Film olmalı! Bence herkesin özellikle her kadının okuması gereken bir kitap. Bir Dinozorun Anıları
Edebiyat
Bu kitabı bana Tüyap Kitap Fuarı'nda Can Yayınları'nın standında çalışan biri tavsiye etti, hatta ben başka bir kitabı incelerken bir şey söylemeden bu kitabı önüme doğru itekledi. Ben de mesajı ikiletmeden aldım ve şimdi kendisine bu kitabı okumama vesile olduğu için buradan teşekkür ediyorum. Cesur yazarımız Pınar Kür'ün, 1979 yılında yayımlanmış 1985 yılında "müstehcen" olduğu için yasaklanmış, sonra tekrar izni çıkmış olan bu kitabını bir solukta okudum, ama günler geçti hala aklımdan çıkaramadım. Gerçek bir olaydan esinlenilerek üç ayrı bölümde üç farklı karakterin ağzından yazılmış kısa bir roman bu. İlk iki bölüm 'bilinç akımı' tarzıyla yazılmış, noktalama işaretleri olmadan, tek bir fazla veya az kelime kullanmadan kaleme alınmış ve beni en çok da o bölümler etkiledi. Hazır olun; bu kitapta çok çıplak gerçekler ve insanın içini yaralayan, ruhunu karartan acı mı acı bir hikaye var! Yazar, kitabın sonunda paylaştığı mahkeme savunmasında; bu kitapta yazılanlardan tahrik olanların ruh sağlığı bozuktur demiş, çok doğru. Özetle; okuyun ve okutun, ama çok sarsılacağınızı da bilin. Asılacak Kadın
Edebiyat
"Ben ne okudum şimdi? " Bu şekilde beni etkileyen, okuduktan sonra donakalmamı sağlayan çok az kitap vardır. Bu Mine Söğüt'ün okuduğum ilk kitabı, zaten bu kitaptan başlamanın iyi olacağını tavsiye etmişlerdi. Haklılar mı bilemedim doğrusu, çünkü yazardan beklentim çok yükseldi. Bu nasıl bir hayal gücüdür? Yazarın kafasının içinden geçenleri (neler oluyor orda?), karakterini (güçlü ve mistik?) ve hayatını (ormanda bir kulübede mi yaşıyor?) gerçekten çok merak ettim. Karanlık bir kitap, fakat sizi bir yakalarsa bırakmıyor. Yazar çok hassas toplumsal konulara değinmiş, yaralı insanların yaşamlarına bizi tanık etmiş. Hele bir sonu var ki, altüst ediyor insanı. Yatmadan önce okumayın derim, ya da okuyun heyecan olsun.. Beş Sevim Apartmanı
Edebiyat