Annemin bize anlattığı bir başka dalgınlık hikayesi de şu: Bir gün ikisi beraber bir alışveriş için Üsküdar Meydanı'na inmişler. O sıra, taşıma işinde kullanılan at arabaları vardı. Deniz Abim yine yolda yürürken dalmış ve arabayı çeken atla çarpışmış. Tabii boyu uzun olduğu için atla suratları birbirine tokuşmuş ve at kısa sürer bir sersemlik geçirmiş. Bunun üzerine arabacı, "Hoop delikanlı, önüne dikkat etsene, atı perişan ettin!" diye bağırmış. Annem zaman zaman bu olayı da gülerek anlatırdı.
Başkasının Karısı, iki öyküden oluşuyor. İlk öykü kitaba da adını veren Başkasını Karısı , kıskançlığın çok büyük bir tutku olduğunu anlatıyor. Kıskançlık yüzünden bir adamın hayatının nasıl mahvolduğunu anlatıyor. Kitaptaki bu söz öykünün özeti gibi olmuş. “ Ama sizde şöyle kabul edin ki kıskançlık, bağışlanmaz bir aşırı tutku, hatta insanların tüm benliğini bürüyebilen baş belası bir duygudur. "
İkinci öyküyse Dürüst Hırsız diğer öyküye göre daha uzun ve ben bu öyküyü daha çok beğendim. Yalnız cümleler ve anlatım çok basit olmuş yada çeviriden kaynaklı bilmiyorum.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 20175,5bin okunma