...uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor, ahmaklığın, geriliğin ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum. Yalnız, zayıf olmamak ve dövüşmekten yılmamak lazımdı.
Bu sevgi, bu bağlılık, bu düşkünlük bir şairin uydurması değil. Cahil ve kaba dediğimiz insanların gönlünde bu duygular bütün kuvvetiyle ve temizliğiyle yaşıyor. Asıl biz aydınlar adam akıllı bozulmuşuz.
Ben şimdi, gençliğinde yaptırdığı ve türlü türlü güzelliklerle donattığı, ama şimdi yanıp yıkılmış şatosuna dönen ve bu şatoyu ölüm halindeyken büyük ümitlerle sevgili oğluna terk eden bir prense benzetiyorum kendimi.