"Bilmiyorum. Ben... Ameliyattan öncesine dair hiçbir şey hatırlamıyorum."
Doktorun kaşları yükseldi, mavi gözleri sanki odadaki tüm ışığı emer gibiydi.
"Sibernetik müdahaleden mi bahsediyorsunuz yoksa?"
"Hayır, cinsiyet değişiminden söz ediyorum." Doktorun gülümsemesi solar gibi oldu.
"Dalga geçiyorum."
- Ama ağlayacaksın! demiş küçük prens.
- Tabii ki, demiş tilki.
- O zaman eline hiçbir şey geçmedi!
-Geçmez olur mu, demiş tilki. Buğdayın rengini kazandım ya.
“Eşsiz bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanıyordum, oysa tek sahip olduğum alelade bir gülmüş. Bir o, bir de boyları dizlerimi geçmeyen üç yanardağım, üstelik biri belki de sonsuza dek sönmüş; bu durumda hiç de büyük bir prens sayılmam..."
- Pek de güçlü değilsin... Patilerin bile yok... Seyahat bile edemezsin...
- Seni bir geminin götürebileceğinden daha uzaklara götürebilirim, demiş yılan.
Küçük prensin ayak bileğine altın bir bilezik gibi dolanmış:
Dokunduğumu, geldiği toprağa geri gönderirim ben, diye devam etmiş. Ama sen masumsun ve bir yıldızdan geliyorsun…
Küçük Prens cevap vermemiş.
- İnsanlar nerede? diye sormuş nihayet küçük prens.
Çölde insan kendini biraz yalnız hissediyor...
- İnsanların arasında da yalnız hissedilir, demiş yılan.