Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bilgisiz kişinin elinde kitaplar savunmasızdır."
Sayfa 52
Edebiyat
"Soğuk ve acımasız okyanusta, onu ürküten şeyi, ölümün güçlülüğünü belli belirsiz seziyordu. Ama ölümün ne olduğunu bilmiyordu. Var olmadığı zamanı bilmediğinden, yok olacağı zamanı da kavrayamıyordu."
Sayfa 51
Edebiyat
İnsan ölçeğinde bir algı alanı içinde varlığını kurmaca şeklinde de olsa koruyan özne nesne ayrımı, mikroskopik olgular ve aşırı görüngüler düzleminde geçerliğini yitirir. Bu görüngüler, özneyle nesnenin temel ayrımsızlığını, bir başka deyişle bilgilenme aygıtımıza ilişkin olarak dünyanın temel yanılsamasını yeniden oluştururlar. Nesnenin, gözlem sırasında özne tarafından bozuşturulması üzerinde çok duruldu. Ama, tersi bozulma ve bunun şeytansı ayna etkisi sorusu gündeme getirilmedi. Oysa, ilginç durumlar, nesnenin gizlendiği, kavranılamaz, çelişkili, karmaşık olduğu, bu karmaşıklıkla öznenin kendisini ve çözümleme yöntemini bozduğu durumlardır. Öznenin, nesneyi keşfettiği koşullara her zaman ilgi duyulmuş: nesnenin özneyi keşfettiği koşullar hiçbir biçimde araştırılmamıştır.
Sayfa 70
Felsefe
Böyle Buyurdu Zerdüşt
"Eğer tüm büyük ruhların içindeki iyiliği ve onların düşünme gücünü bir araya toplasanız, yine de onların hepsi Zerdüş'ün tek bir konuşmasını bile ortaya çıkarmakta yetersiz kalır. Yoğunluk, onun üzerinde inip çıktığı merdivendir; o herkesten daha ilerisini görmüş, daha ilerisini istemiş, herhangi bir insanın başardığından daha fazlasını başarmıştır." "Onun içinde bütün zıtlıklar bir araya gelip yeni bir birlik yaratır." "Zerdüşt'ten önce insanlar yüksekliğin ve derinliğin ne demek olduğunu bilmiyorlardı; hele doğrunun ne olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoktu." "Zerdüst'ten önce bilgelik yoktu, ruhları incelemek yoktu, konuşma sanatı yoktu, en tanıdık olan burada(Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabında) hiç duyulmamış nesnelerden bahsediliyor olmasıdır." "Ama Zerdüşt nasıl da herkese iniyor ve nasıl da biliyor güzel şeyler söylemeyi. Kendi rakiplerini, rahipleri nasıl da nazik ellerle yeniyor ve onlardan dolayı onlarla beraber acı çekiyor! İnsan burada her an aşılmaktadır: «üstün insan» kavramı burada en büyük gerçeklik olmaktadır."
Sayfa 107
Felsefe