Lanet olsun ki dünya kurulduğundan bugüne kadınların yaşadığı acılar dil, din, ırk, coğrafya demeden devam ediyor ve edecek, maalesef edecek.
Daha önce okuduğum Sıfır Noktasındaki KadınAntabusÇöl ÇiçeğiNamus AdınaDamızlık Kızın Öyküsü kitaplarından sonra daha kötüsü olamaz dedim çünkü aklım hafzalam almıyordu bir sonra ki adımı. Ama bu kitabı okurken kanım dondu, o çaresizliği o acıyı iliklerime kadar hissettim.
Yanlış mı okuyorum acaba diye bir cümleyi kaç kere okudum bilmiyorum. Hemen hemen her sayfasında ağladım Souad için.
Bu yaşananların hiç bir inançla din'le alakası yok, mümkün değil yok. Demek istediğim tek şey lanet olsun örf'ünüze, namusunuza, bekaretinize, inandığınız düzene, lanet olsun erkek egemenliğinize.
Bu ve bu tarz kitapları şiddetle tavsiye ediyorum.
Teşekkür ederim Lina sayende tanıdım Souad'ı.
En büyük utancımız olan anitsayac.com bırakmak istiyorum buraya!..
Her gün gazetelerde, televizyonlarda, çevremizde belki oturduğumuz apartmanda gördüğümüz, duyduğumuz ( ama inatla gözümüzü, kulağımızı kapattığımız) binlerce kadından sadece bir tanesi Leyla.
Kanım donarak, ellerim titreyerek, gözümdeki yaş hiç kurumadan, boğazımdaki nefret yumrusuyla okudum Leyla'nın hikayesini..
Bir kadının ta çocukluktan başlayan acıları, iç ve dış dünyasındaki acıları. Bekarken yada evliyken bir derdiniz olduğunda sığınacak bir limanınız yoksa eğer hayata 1/0 yenik başlıyorsunuz zaten!.
Evladın cinsiyeti olmaz lakin özellikle kız çocuklarınızın yanında olun nolur!. Gözünün içine bakın, anlayın yaşadıklarını. Başına bir şey geldiği zaman bilsinki arkasında ailesi var.
İki kız annesiyim, o yüzden iliklerime kadar hissederek okudum kitabı.
Büyük kızımın gelin almasında evin anahtarını ve yol parası yapacak kadar parayı avucuna koyup dedim ki; yuvanda her daim mutlu huzurlu ol ve sakın unutma, senin esas yuvan burası!..
Gelinlikle verdim kefenle alırım lafını silin aklınızdan nolur!.
Evlattan ötesi yok...
Özellikle anne ve babalara şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun...
Puşkin Rus Tanrısı, Dostoyevski de onun peygamberiydi.. s.297
Yaklaşık 25 sene önce tanıştım Dostoyevski ile, Suç ve Ceza kitabını okudum ilk olarak. Hiç bir fikrim yoktu Rus edebiyatı hakkında. Kitabı okuduğumu gören rahmetli babam, Raskolnikov teslim oldumu? diye sorunca çok şaşırdım onunda okumuş olduğuna. Büyük bir merakla ve keyfle okumuştum babam sayesinde :) ve o gün bugündür çok seviyorum Rus edebiyatını ve Dostoyevski'yi. Külliyatin bitmesine bi' kaç kitap kaldı, fakat bu kitabı okuduktan sonra sanırım bazı kitaplarını tekrar okuyacağım.
Çocukluğundan başlayarak yaşadığı hayatı, evliliklerini, büyük aşkı Suslova'yı (ki kendisinden esinlenerek bir çok kadın karakterine hayat vermiş), kumara olan büyük tutkusu, sürgün edilişi, idamdan dönüşünden sonraki hayata bakışı, şiddetli sara nöbetleri, yazdığı dev eserlerin ortaya çıkış hikayeleri vs vs. Ve nedense beni çok şaşırtan Turgenyev ile olan ezeli düşmanlığı.
Kısaca Dostoyevski hayranı iseniz tavsiye ederim okumanızı, çok başarılı ve detaylı şekilde yazılmış bir biyografi kitabı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, sanırım devamı gelecek. Sevgili Feyza Naz arkadaşım okurken alıntı ve incelemesinden etkilenerek okudum, iyiki okumuşum.Teşekkür ederim Feyza'cım :)
Okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar dilerim..
Ahlâk kavramının önemini sanırım son yaşadığımız felaketle daha iyi anlamışızdır. Kişinin ahlaklı olması için herhangi bir partiye, bir dine, bir millete ait olmasına gerek yok bence. Ahlâk insanın doğuştan fıtratında vardır ve tabiki aileden aldığı değerlerle daha da kuvvetlenir. İyi ya da kötü ahlaklı olmak bir seçimdir sadece.
Celâl Şengör hocamız bunu o kadar net bir şekilde anlatmış ki, çok beğenmiştim yeri gelince burda da paylaşayım. youtu.be/1UMPtw5ysIM
Yazarla ve kitabınla beni tanıştıran @Granma tekrardan çok teşekkür ederim
Tavsiyedir okuyun, okutun
Kitapla kalın, keyifli okumalar..
Eğer bu kitapla tanısaydım Nevâl El-Seddavi kesinlikle başka kitabını okumazdım. Beynim yandı resmen, bir sayfayı okuyup "ne okudum ben ya şimdi" diyip tekrar okudum aynı sayfayı. Rus edebiyatında bolca kullanılan bir söz vardır " ateşli hummaya yakalandı" diye, bence yazar bu kitabı yazarken hummaya yakalanmıştı, başka açıklaması olamaz. Olay örgüsü diye birşey yok aslına bakarsanız mantıklı hicbirsey yok. Ama yazarın kulliyatını okuyacaksaniz el mahkum katlanacaksınız :)
İyiki önce Sıfır Noktasındaki Kadın bunu okumuşum. Diyeceklerim bundan ibarettir, bu kadar kötülemede yeter bence :))
Keyifli okumalar..