Mış Gibi Yaşamlar “...Eğitilmiş Amerikan vatandaşı, eğitilmemiş olandan genellikle daha dürüst ve sorumluluk duygusu daha yüksek. Türkiye'de ise bunun tam tersini gözlüyorum. Okumamış ve şehirleşmemiş Türk köylüsü bu ülkenin okumuş insanından daha dürüst, daha fazla değerler bilinci var. Sanki eğitim sistemimiz eğittiği kişide değerler erozyonu yaratıyor." s.51 (köyde yaşamış biri bu farkı rahatlıkla gözlemler, sistemde değerlere önem verilmiyor.)
Mış Gibi Yaşamlar Zor yıllarımda da dostum kalan Lee ve Bobbe'ye sunuyorum. (Saf sevgiden kaynaklanan dostluklar böyle zamanlarda anlaşılıyor gerçekten de, diğer herkes hayatından bir bir eksilmenin yarışına giriyor gibi geliyor bana, o yüzden kitap yazmış olsam ben de birini dostlarıma adardım herhalde.)
Hastalıktan ölüyorken Zweig'ın onlu setini eritiyim dedim de Ferdinand ne aptal adamsın ya, bu kadar gitgelliysen baştan ülke değiştirip kadına özgürlük adı altında umut vermeyecektin, neyse ki sonradan yine eşinin dediğine geldin.
Mecburiyet
duyguları beslediğimiz kişi bize uygun biri değilse aşk, kimyasal bir saçmalıktan öteye gidemiyor maalesef ki. o yüzden kişinin bu girdaba yoğunlaşıp kendini bitirmesinin lüzumu yok diye düşünüyorum. sadede gelirsek de kitaptaki kız kendini harcamış... tıpkı ben gibi ahsdhahsdhashs
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu