Ne yapacağımı, bu halin beni nereye götüreceğini sorma, bende artık kuvvet yok, akıl yok, düşünce yok, yalnız aşk var. Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren bir aşk... Senin Atmacan artık kanatlarını kımıldatacak halde değil!..
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?.. Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?...
Bana bakışında yeryüzündekilerin değil, gökyüzündekilerin hali vardı. Orada biz günahkârlar, sadece merhamet uyandırırız. Bize ağlarlar, mahkum etmezler. Fakat bu sitemsiz durum, insana daha acı gelir.
Bak dostum, dedi; fakirlik asla suç değildir. Ayyaşlığın da bir fazilet olmadığını biliyorum. Fakat sefalet... Sefalet bir suçtur. Fakirlikte yaradılışınızın yüce duygularını koruyabilirsiniz. Sefalete düşmüş olanların hiçbiri, bu şerefli sonuca varamadı.