Her kurmaca onu çevreleyen, mümkün ve okunaklı kılan kurmaca evreni içinde var edilir. Demek ki her kurmaca, kendinden önceki kurmacaların metaforudur. Yazılabilirliklerini de, okunaklılıklarını da o kurmaca evreni içinde kurulabilecek benzerlik ilişkisine borçludurlar. Okuma eyleminin bize sağladığı harikulade zihinsel karşılaşmanın gerçekleşebilmesi için hem yazarın, hem okurun, hem türün belleğinin sağladığı bilgiye ve deneyime muhtacız.
Unuturken bıraktıklarımızla hatırlarken çağırdıklarımız arasında hep bir fark vardır ve hafıza çağırdıklarımız kadar bıraktıklarımızı da içerir. Balık ağı gibi; delikler de, boşluklar da, aradaki doluluk da oradadır. Bu toplamın bütününe hafıza demek gerekiyor.