Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe, yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.
İçim dışım bir ceset kokusuyla, çürümüş et kokusuyla dolmuştu. Sanki bende eskiden beri, hep vardı bu koku, sanki ben ömrüm boyunca bir kara tabutta uyuyordum hep
Sayfa 34 - Yapı Kredi Yayınları İstanbul 2016 (Çeviren: Behçet Necatigil)·Kitabı okudu
Bir mezarı andıran bu odada, beni saran ve duvarların içine kadar nüfuz eden sonsuz gecenin karanlıklarında, uzun karanlık sonsuz bir gece geçirmek zorundaydım, bir ölünün yanında, onun ölüsüyle birliktedir gece ve birden düşündüm ki, dünya dünya olalı, ben var oldum olalı, soğuk hissiz hareketsiz bir ölü, karanlık odada hep yanımdaydı benim.
Sayfa 26 - Yapı Kredi Yayınları İstanbul 2016 (Çeviren: Behçet Necatigil)·Kitabı okudu