Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.
Kimseye anlatılmaz bu dertler, çünkü herkes bunlara nadir ve acayip şeyler gözüyle bakarlar. Biri çıkar da bunları söyler ya da yazarsa, insanlar, yürürlükteki inançlara ve kendi akıllarına göre hem saygılı hem de alaylı bir gülüşle dinlerler bunları. Çünkü henüz çaresi de, devası da yok bu dertlerin. Tek ilaç şarap yardımıyla unutmaktır; Afyonun ve uyuşturucu maddelerin sağladığı sahte uykudur. Ama ne yazikki bu tür devaların da etkileri geçicidir, acıyı kesecekleri yerde çok geçmeden daha da şiddetlendirir.
Güzel ve sevgi dolu varlıklar günün birinde izlenip öldürülür, ölü ya da diri başlarına ödüller konur. Oysa varlıkları, kuş kanatlarıyla geleceğe doğru uçuşunu sürdüren efsanelere dönüşür kısa sürede.