Gönülleri hoş tutma rampası insanların nefesini kesiyordu. Yokuşta koluna kim girse ailesi sanıyordu Ekrem. Her melanetin yakasına yapıştı hesap sordu. Her yükseği düzledi, kimsenin tekerleğin sarsmadı. Islah etti avuç açmış bekleyen kalabalığını. Bire döndü 10' lar bitmedi hesap. Kapanmayan borcun altında küçük yiğitlikler kovaladı. ' Nereyi, kimin için yuva yapıyorsun bu kadar ? ' diyerek öfkelensede her defasında farklı isimler verdiği bu belirsizliğe, küçücük şeylerin minicik gölgelerinde serinletiyordu ensesini. Neşeli bir idrak havası başlayınca çalmaya fırlar yerinden, göbek atar, arkasından sis kadar hüzünle çökerdi yerlere. Hayatla arasında, her şeyi bu denli dramatize eden filtreleri var gibiydi.
Güzel ve iyi, ya da doğru olmaya çalışmayın, vazgeçin bunlardan. Sadece bir kereliğine onların yarattığı çirkin olun ve gözlerinin içine bakın. Bir gün onları tümüyle yeryüzünden sildiginizde ancak güzel ve iyi olma şansımız olacak. O güne kadar ancak güzel ve iyi gibi davranabiliriz.