Müderris İdris

Müderris İdris

, bir kitabı okumaya başladı
Fatma Barbarosoğlu
8.7/10 · 336 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tarık b. Ziyad'ın savaşa başlarken ordusuna etkili bir konuşma yaptığı rivayet edilir. Bu konuşmanın bazı kısımları aşağıdaki şekildedir: Ey insanlar! Kaçacak yer var mı? Arkanızda deniz, önünüzde düşman!.. Sizin için sabır ve doğruluktan başka çare yok. Bilesiniz ki siz bu adada, oburlar sofrasındaki yetimlerden daha zayıfsınız. Düşmanınız sizi ordusu ve silahlarıyla karşıladı; erzakı da bol. Sizin ise kılıçlarınızdan başka ağırlığınız; düşmanınızın elinden alacağınızdan başka yiyeceğiniz yok ... Ben sizi kendi nefsimin selamette olduğu bir meseleye karşı ikaz etmedim. Keza sizi, içinde satılan en ucuz meta insan canı olan bir planı, kendim bunun dışında kalarak gerçekleştirmeye de teşvik etmedim. Bilakis işte önce kendim başlıyorum. Bilesiniz ki daha zor olana azıcık sabrederseniz, daha lezzetli olandan uzun süre istifade edersiniz ... Biliniz ki sizi çağırdığım şeye ilk uyan benim.
Sayfa 23 - İsam Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Birileri size bir öykünün neyle ilgili olduğunu söylerse, muhtemelen haklıdırlar. Öykünün yalnızca bununla ilgili olduğunu söylerlerse, kesinlikle yanılıyorlardır. Herhangi bir öykü pek çok şeyle ilgilidir. Yazarla ilgilidir; yazarın gördüğü, uğraştığı ve içinde yaşadığı dünyayla ilgilidir; seçilen sözcüklerle ve bu sözcüklerin kullanım tarzıyla ilgilidir; öykünün kendisiyle ve öyküde olup bitenlerle ilgilidir; öyküdeki insanlarla ilgilidir; polemiktir; kanıdır.
Sayfa 13
Bayramlar neden var? Neden böyle vesileleri özellikle değerlendirmek isteriz? Çünkü bayramlar bir araya gelmemizi, ortak yaşantımızı daha verimli hale getirmemizi kolaylaştıran vesilelerdir. Böyle vesileler aracılığıyla yaptığımız yüz yüze görüşmeler, görüşmeyi nicedir unuttuğumuz kişilerle “bayramlaşma” bahanesiyle kuracağımız bağlantılar, tanıdık ve kendimizi güvende hissettiğimiz insanlarla birlikte zaman geçirmek bize çok iyi gelir. Sadece zihinsel olarak değil, bedensel açıdan da bu buluşmaların çok olumlu etkilerini yaşarız. Zira bedenimiz bu tip birlik ve beraberlik vesilelerini “olumlu” olarak işaretleyip bize sayısız ödül sağlayacak birçok mekanizma ile donatılmıştır.
Ulusal bilinç, yani kendi toplumunun "seçkin ve benzer lerinden üstün" olduğu inancı, Protestanlığın eseridir. Protes tanlığın yayılmasıyla beraber İncil iki yüzyıl içinde elliden fazla dile çevrildi. Laik (Kilise dışı) insanların İncil okumalarının sonuçlarından biri, "seçilmiş kavim" fikrinin yayılması ve bir takım ulusal anlatılara dahil edilmesi oldu. John Lyly, İngiltere'yi "yeni bir İsrail", İngilizleri ise "seçilmiş ve özel bir halk" olarak adlandırdı. Milton, "bu Ulus, bütün diğerlerinden öncedir" diyor ve ekliyordu: "Tanrı kendini ilk olarak İngiliz kullarına gösterdi." Modern Hollanda'yı oluşturan yedi kuzeyli eyalet, Habsburg imparatoru II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiklerinde, ül kelerini İncil lisanıyla "yeni bir Siyon" diye nitelendirdiler. (Bkz. The Oxford Handbook of the History of Nationalism, 2016, s. 21-35.)