Tek bir şansın varsa en önemli soruları yanıtlamak daha mantıklı değil mi? Tek bir final sınavı varsa en önemli konuları bilmek çok temel bir kabul değil mi?
Bilgiyi iyilikle, şefkatle, sevgiyle, temiz bir kalple bonkörce kullanmıyorsan, değerlendirmiyorsan ve başkalarının faydalanmasına açmıyorsan hiçbir anlamı yoktu bildiğin şeyin ne kadar önemli olduğunun ve kaç para ettiğinin.
İnsanın bilgiye olan talebi kendisini bir kütüphaneye dönüştürmek için olmamalı, daha güzel bir insana dönüştürmek için olmalı.
Bir tartışmadan haklı çıkmak yerine mutlu çıkmayı düşünmüyoruz bile.
Etrafındaki insanları mutlu etmeyi beceremediysen kendin için mutluluk dileyemezsin ki!
Bilgi her ne kadar insana aktarılabilen, öğretilebilen bir şeyse de bilgelik aktarılamaz, öğretilemez, anlatılamaz, ezberletilemez. İnsan ancak deniz kadar derinleşebilir, bilgeleşebilir ve bunu da ancak yolda deneyimleyebilir.
"Hak edersen gerçek bir sevdayı yakını uzak, uzağı yakın kılabilirsin. Sesini duymasan da onunla muhabbete dalabilirsin. Gözünden ırak kalmışsa da gönlünde taptaze yaşatabilirsin..."
" Aşkı dinleyerek, okuyarak, gezerek bilemezsin. Aşkı ancak âşık olanlar bilebilir. O halde ben de âşık olmak istiyorum demek ise cesaret ister çünkü aşk insanı değiştirir, âşık olmak tanıdığın senin ölümü demektir."
"Balık denizi anlamaz, yerini sorsan tarif edemez. Ancak bir oltanın ucunda karada kıvranırken anlar varlığından bile haberdar olmadığı yerde yaşadığını...