Tiryandafilya

Tiryandafilya
@Tiryandafilya
C”est La Vie
Moda tasarım
İstanbul
Mardin
159 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda hepiniz bana o kadar bayağı, o kadar zavallı görünüyorsunuz ki! Sizler mutluluğun, gerçek hayatın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. İnsan hiç olmazsa bir kez yaşamı bütün o yapmacıklıktan uzak güzelliği içinde duymalıdır. (…) Bilseniz şimdi o yanılmalar içinde yaşayan sizler, hepiniz bana o kadar acınacak, o kadar düşkün varlıklar olarak görünüyorsunuz ki! Ne zaman hayalimde, buradaki evimin, ormanımın, aşkımın yerine çeşit çeşit losyonlar sürünmüş, başka kadınlara ait takma bukleleri saçlarının arasına iliştirilmiş kadınlarla dolu salonlar, o yapmacıklı sözlerle kımıldayan ince dudaklar, o doğal halinden çıkmış, türlü türlü kumaşlar altında saklanan çelimsiz vücutlar, o sözüm ona sohbet olarak kabul etmek zorunda kaldığınız salon konuşmaları canlansa, içimde dayanılmaz bir tiksinti duyuyorum… (…) Bir tek şeyi anlamanızı, bir tek şeye inanmanızı istiyorum. Doğru olan nedir? Gerçekten güzel olan nedir? Bunu görmeli, anlamalısınız! İşte o zaman söylediğiniz, düşündüğünüz her şey, kendiniz için (…) duyduğunuz mutluluk istekleri de yok olacak, toz gibi havada dağılıverecek. Mutluluk doğayla baş başa olmak, onu görmek, onunla konuşabilmektir.
Sayfa 245
İnsan ve Toplum
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“ Bazan bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazan da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret falan değil..insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile.Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. Kafamda hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor..Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne kadar hazin bir hal aldığımı tasavvur edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavallı hissediyorum. Odamdaki duvarlar birdenbire büyüyüveriyor. Pencerelerin dışındaki şehir ve hayat bir anda, insanı içinde boğacak kadar kudretli ve geniş oluyor..Zannediyorum ki, tasavvuru bile baş döndüren bir süratle hiç durmadan koşup giden bu hayat ve bir avuç toprağın bile doğru dürüst esrarına varamadığımız bu karmaşık dünya beni bir buğday tanesi, bir karıca gibi ezip geçiverecek. Böyle acz içindeyken odamda her şey bana küçüklüğümü ve zavallılığımı haykırıyor. Sokağa fırlıyorum. Bir tek çehre görsem de yanında yürüsem, hiç ses çıkarmadan yürüsem diyorum. Halbuki ara sıra karşılaştığım ahbapları görmemezliğe geliyorum. Hiçbiri bana bu anda yardıma çağrılacak kadar yakın görünmüyor. Bilmem beni anlıyor musunuz? "
İnsan ve Toplum
Kadın olmak
Kadın olmak, çarmıha gerilmek gibi: seni tanımanın ve sevmenin küçük, sıcak işaretleri hep bunlar: sana yazmak (kendimi boğuluyor gibi hissettim, sana günlük gibi bir şey yazıyorum ve postalamıyorum: kaygı verici biçimde büyüyor ve her defasında en korkunç meleğimle tutuştuğum güreşe tanık oluyor) ve sana şiirlerimden (ki hepsi sana yazıldılar) ve bir ikisinin basılmasından söz etmek ve hepsinden de kötüsü, seni, kısacık bir an görebilmek istiyorum. Sen o kadar yakınımdayken, bu denli dikkatli olduğumuz için kim bilir ne zaman affedileceğiz. İçimdeki kadının bu parçası, yatağında erkeğinin sıcaklığına, erkeğinin yemeğini kendisiyle yemesine ve kendi ruhuyla düşünüp söyleşmesine ihtiyaç duyan bu somut, mevcut, dolaysız parça: işte bu parçam hâlâ arkandan ağlıyor: neden, neden beni görmüyor ve benimle olmuyorsun.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Hızla yaşadım genç ölmedim Bir koşuymuş yaşam geç anladım Otuzu geçiyorken saate baktım Ben yalnız bir adamım tırnaklarım uzamaz Beni kimseler sevmez.
Sayfa 552 - 1.cilt·Kitabı okudu
Yazmak seni yazmak seni ak kâğıda— bir dağı yazmak, bir boranı seni ustam - ustalarım nasibolmadı bize hayrülhalef mertebesi yani granite yazmak yazmak seni
Sayfa 127·Kitabı okudu