Varlığı hümanize etmek, düşünce ufkumuzu daraltmaktadır. varlığın anlamını atomize edilmiş bireyin kognitif faaliyetlerine ve kişisel tercihlerine indirgemek varlığı da bireyi de bütüncül anlam haritasından kopartmak demektir
Varlığın manasını nesnelere ve olgulara indirgeyen bir düşünce biçiminin inşa ettiği varlık tasavvuru, görünenin ötesine uzanmak isteyen her tefekkür çabasını işlevsiz ve anlamsız görmeye mahkumdur.
SİMYACI #kitapyorumu| 10/10
Paulo coelho'nun kaleminden çıkan bu kitap beni etkisi altına almayı başardı. Akıcı bir anlatıma sahip olan kitap Coelho'nun bir çok kitabında olduğu gibi ince mesajlarla dolu.
İnançlarımız ve hedeflerimizin öncülüğünde yolumuza çıkan engelleri aşarak ilerleme kaydetmemiz gerektiğini aşılayan bir kitap.
Hayallerimizin hayat yolculuğumuzun önemli bir parçası olduğunu, hayalkırıklıklarımız gideceğimiz yolu her ne kadar can alıcı yapmış olsada yolun sonunda tatmin olacağımızı. Hayatın bize sunduğu bilinmezlikler içinde kişisel menkıbemizi bulup ona sıkıca sarılmamız gerektiğini.... birçok mesaj sunan bu kitap bir şansı fazlasıyla hak ediyor.
Bu kitaptan kendinize yönelik dolu dolu çıkarımlarınızın olacağına eminim.
Santiago'nun kişisel menkıbesine ulaşma yolunda zorlu yolculuğunu konu alan kitabımıza değinelim;
Simyacı, Ispanyadan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatnâme";
"Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dörtbir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor.
Simyacı' yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benziyor...