Yağmur yağsın isterdim bu sabah merhaba soylu sevdam merhaba. A.K
Müzik
"Bir şeyle vedalaşabilmek için, öyle bir karşı durmalıyız ki o şeye, içimizde bir mesafe oluşsun. Onu kuşatan dile getirilmemiş müphem tabiiliği, bizim için ne anlama geldiğini gösterecek bir berraklığa çevirmeliyiz. Bunun da anlamı, o şeyin somutlaşıp açıkça görülebilir dış hatları olan bir şeye dönüşmesidir." S. 36 Lizbon'a Gece Treni youtu.be/d9ENz4TqE0A?si=...
Alıntı
Bana büyük romancı Kemal Tahir'den ilk söz açan da odur. O yıllarda Kemal Tahir'i henüz kimse bilmiyordu. On iki yıl hapse mahkûm edilmiş olan Kemal Tahir, bu süre içinde arı gibi durmadan çalışmış, sarı defterler dolusu materyal biriktirmişti. Gerçi bazı gazetelere takma adlarla tefrikalar yolluyordu. Ne var ki, bunlar sırf para kazanmak için çırpıştırılmış şeylerdi. Ünlü yazarın, edebiyat dünyasını ilk etkileyen eseri o zamanki Tan gazetesinde tefrika edilen «Göl İnsanları» oldu. Adı yine takma idi. Cemalettin Mahir imzasıyla çıkan bu hikâyeleri okumuş, hayran olmuştum. Bu hayranlığımı Orhan'a da açtım. Meğer o, yazarı Bursa hapishanesinden tanırmış. Mektuplaşırlarmış. – Asıl adı Kemal Tahir'dir. Dört romanı var ki, roman derim sana. Piyasaya çıktığı anda bütün romancıların, ben dahil, çanımıza ot tıkanır. Tezgâhta olan yedi sekiz başka romanı da caba, demişti. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Refik Halid'in 1 Nisan Şakası =)))
Sürgünde iken, bir keresinde, Halep kaynaklı bir haberle İstanbul'a kendisinin ölüm haberini ulaştırmıştı. «Refik Halid, Pehlivan Kadri ile birlikte Halep civarında Amik gölünde ördek avlarken, bir timsahın hücumu ile sandal devrilmiş, Refik Halid'le, Pehlivan Kadri yüzme bilmediklerinden sulara gömülmüşler, yüzerek sahile çıkan sandalcı, iki Türk'ün cesedini bir daha su üstünde görmediğini beyan etmiştir.» Bu haberi ilkin Halep'te yayınlanan (Doğruyol) gazetesi yazmış, daha sonra olaydan bütün İstanbul gazeteleri haberdar olmuştu. Ölüm haberi üzerine bu gazetelerde Karay'la ilgili biyografik bilgi, eserlerinin listesi, edebî ve siyasî kişiliği üzerine yazılar yayınlanmaya başlandı. Böylece, Refik Halid, hayatında, ölümünden sonra dost ve düşmanların ne diyeceğini bir Nisan şakası aracılığı ile öğrenmek olanağını bulmuştu. Bu olay dahi, onun şakacı, Galatasaray'lı, muzip -öğrenci kişiliğinin orta yaşlılığında da bütün yurdu aldatacak boyutta süregeldiğini göstermek bakımından ilginçtir. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Atatürk
A na oldun baba oldun vatan oldun T ek dileğin milletinin huzuru oldu A cıktım demedin susadım demedin T ürk milleti yükselsin yücelsin istedin Ü lkün gökyüzünde yücelen Türk toplumuydu R ol model oldun her zaman hepimize K orkmadın ölmekten tek korkun vatansız kalmaktı... Anlık içimden geldiği gibi yazdım saat 22.18 28 Haziran 2026 Ankara
Ankebut, 10
"İnsanlardan kimi vardır ki 'Allah'a inandık.' derler. Fakat Allah uğrunda bir eziyete uğratıldığı zaman, insanların ezâsını Allah'ın azâbı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, andolsun ki 'Biz de sizinle beraberdik!' derler. Allah herkesin kalbinde olanları daha iyi bilen değil midir?" Kur'an'ı Kerim