Abdullah Seçer

Abdullah Seçer
@a_secer
Hayat bayat bir katakulliyattan ibarettir. ~Atsız
İnsan, vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! İnsan, velinimetinin ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! Velinimetini ayaklar altında görüp de yaşayan, köpekten alçaktır!
Kültür-Sanat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Devlet askerle korunur, asker para ile beslenir, mal haraç ile elde edilir, haraç memleketin mamurluğu ile temin olunur, memleketin mamurluğu ise adalet iledir, adalet ise valilerin hâllerini ıslahla, vâlilerin ve memurların hâllerini ıslah da vezirlerle olur, hükümdarın tebaasının durumunu bizzat kendisi yoklaması, bunların hepsinin başında gelir." İbn Haldun, Mukaddime. I. Cilt, s. 116
Sayfa 116 - İlgi Kültür Sanat Yayınları, I. Cilt, 4. Baskı, 2017: İstanbul.·Kitabı okudu
Zaferin Giysileri
Ortadoğu'daki Müslüman orduları, batılı üniformaların nerdeyse aynısını giyiyorlardı. Bu türden bir değişim ilk kez meydana gelmiyordu. 13. yüzyılda müslüman toprakları Moğollar tarafından istila edildiğinde askeri alanda Moğol yöntemleri benimsenmişti. Müslüman ordularının Moğollar'ın üniformaların ve koşum takımlarını benimsemelerinin nedeni, bugün batılı üniformaları benimseme nedenleriyle benzerdi; çünkü bunlar zaferin giysileriydi ve zamanın en önemli askerî gücünün dış görünüşünü ve tarzını temsil ediyorlardı.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Tarih
Yukarimi çıkmak istiyorsunuz kendi bacaklarinizi kullanın! Kendinizi yukarı tasitmayin.
Göktürkçenin Hususiyetleri
Bugünkü Türkçenin anası olan Göktürkçede, bugünkü Türkçede olmayan bir takım hususiyetler vardır. Bu hususiyetler, hem kelimelere, hem eklere aittir. Göktürkçe metinleri iyi anlamak için bunları bilmeye lüzum vardır. Bu hususiyetlerin belli başlıkları şunlardır: 1- Göktürkçede 'g' ile kelime başlamaz. Bugünkü Türkçede kelime başlarındaki 'g' ler Göktürkçedeki 'k' dir. Bugünkü 'görür' ve 'geldi' yerine Göktürkçede 'körür' ve 'kelti' denir. 2- Kelime başında 'd' harfi de bulunmaz. 'Dört', 'Düz' , 'Doğu' kelimeleri Göktürkçede 'tört', 'toğu' dur. 3- Bugünkü Türkçede ötreli heceden sonra esreli hece gelmez. Halbuki Göktürkçede gelebilir. Bugünkü Türkçedeki 'kişi oğlu', 'öldü' kelimeler yerine Göktürkçede 'kişi oğlu' 'ölti' denir. 4- Göktürkçede izafet terkiplerini teşkil eden iki simin sonunda umumiyetle ek yoktur. 'Türk budun' , 'Türk Kağan' bugünkü Türkçeye göre 'Türk milleti' , 'Türk kağanı' demektir. 5- Göktürkçede 'v' harfi olmadığı için bugünkü Türkçenin 'v' kelimeler hep 'b' lidir. 'Eb' , 'Bar' , 'Barur' kelimeleri 'ev' , 'var' ; 'varır' kelimelerinin karşılığıdır. 6- Bugünkü 'olmak' fiili Göktürkçede 'bolmak' tır. 'Boltı' yahut 'boldı' şimdiki 'oldu'ya karşılıktır. 7- Sayı saymak usulü biraz aykırıdır: 'On' dan sonra 'on bir', 'on iki' diye sayılmaz. Ya ' on artukı bir ', 'on artukı iki' demek , yahut 'bir yigirmi', 'iki yigirmi' demek lazımdır. 'Yigirmi' (yani 'yirmi') 'İkinci on' olduğu için 'bir yirmi' demek 'ikinci ondan bir' demektir. Bunun için ya 'otuz artukı altı' yahut 'altı kırk' demek icap eder. 8- Bugünkü 'li, lı, lü, lu' ekleri yerin 'lig, lıg' ekleri vardır. 'Tizlig, kağanlıg' kelimeleri 'dizli, kağanlı' demektir. 9- Mefûlübih eki 'g, ig, ıg' ekleridir. 'Kişig, ordug, işig, budung' kelimeleri 'kişiyi, orduyu, işi, budun' demektir. 10-
Tarih