Bilimsel bilgi ile kadim gelenekler arasındaki en temel fark, bilimin indirgeyici yönteme yani parçalara bölerek inceleme yöntemine dayanmasıdır. Kadim gelenekler ise hemen her zaman “bütüncül” ve “örüntüsel”dir. Büyük zaman dilimlerinde son derece sabırla ve yavaş bir ritimle yapılan özenli gözlemler sonucunda, o zamanların bilgi birikimi ve bakış açısı çerçevesinde oluşturulmuş anlayışlar ve yöntemlerdir. Bu temel farkı göz önüne almadığınızda, bilimsel yöntemle eğitim almış bir zihnin tüm bu tip kadim gelenekleri “saçmalık” olarak yaftalaması sadece birkaç saniye sürer. Zira bu yöntemlerin bilimsel araçlarla sınanmaya çalışılması, çatalla çorba içme örneği gibi hemen her zaman beyhude ve sonuçsuz bir çabadır.