Sokaklar bir yara gibi yüründükçe kanardı Donup kalırdı sesim, o buzdan yüreklere vurdukça Her ana, ağıt yakmak için dudaklarını aralık tutardı Aklım en güzel duyguların kıyılarında durdukça
"Biz atadan dededen böyle gördük, ölüye ağıt yakılır." "Her önünüze gelene mi?" "Her insan olana... "
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dostum sen hastasın ya.
Karışıklıklar, korkular, sapıklıklar, ölüm, bedensel ya da tinsel düzende ayrıksılıklar, yadsıma düşüncesi, alıklaşmalar, istencin kullandığı sanrılar, sıkıntılar, yıkım, altüst oluşlar, gözyaşları, doymazlıklar, uyarmalar, kazıcı imgelemler, romanlar, beklenmeyen, yapılmaması gereken, ölü bir yanılsamanın leşini gözetleyen gizemli akbabanın kimyasal tuhaflıkları, mevsimsiz ve başarısızlığa uğrayan deneyler, tahtakurusu bağalı karanlıklar, gururun korkunç saplantı deliliği, derin uyuşuklukların aşısı, ağıt söylevler, kıskançlıklar, ihanetler, zorbalıklar, inançsızlıklar, kızgınlıklar, terslikler, saldırgan çılgınlıklar, bunama, nedensiz sıkıntı, usçul korkular, okurun duyumsamamayı yeğleyeceği garip tedirginlikler, yapmacıklar, nevrozlar, mantığın başarısızlığa uğratıldığı kanlı haddeler, abartmalar, içtenlik yokluğu, testereler, bayağılıklar, karanlık, iç karartıcı cinayetlerden daha kötü doğumlar, tutkular, ağır ceza mahkemeleri romancıları kabilesi, trajediler, odlar, melodramlar, sonsuzca sergilenen aşırılıklar, ıslıklanması cezalandırılmayan us, ıslak tavuk kokulan, tadını kaçırmalar, kurbağalar, ahtapotlar, köpek balıkları, çöllerin samyeli, uyur gezer olan, şüpheli, gecesel, uyutucu, gecekuşu, yapışkan, konuşan fok, ikircil, veremli, kasılmalı, kuvvet macunu, kansız, kör, hünsa, piç, albinos, oğlancı, akvaryum olgusu ve sakallı kadın, sessiz yılgınlığın esrik saatleri, düşemler, acılıklar, canavarlar, bozguncu kıyaslar, pislikler, çocuk gibi düşünmeyen, yıkım, anıksal mansenila, güzel kokulu çıbanlar, kamelyalı kıçlar, hiçlik bayırında yuvarlanan ve sevinç çığlıklarıyla kendinden nefret eden bir yazarın suçluluğu, vicdan azapları, ikiyüzlülükler, sizi anlaşılmaz çarklarında öğüten belirsiz görünümler, kutsal belidere ciddi tükürükler, pire ve onun girişken
Sayfa 232 - Poésies·Kitabı okudu
Her neyse, işte yine yazıyorum. Yazıyorum! Yine tuşlara basıyorum. Ah, böyle alt tarafı tuşlara basması ne hoş bir his. Sadece tuşlara basıp durmak, yazıp durmak varken yazarlar ne diye daima BIR ŞEY HAKKINDA yazmak istiyor, anlamıyorum. Yazarlar. Nice uykusuz gece geçirir, ortalıkta dört dönerler ve ne hakkında yazacaklarını bulmaya çabalarken ölesiye içerler, oysa aslında, artık çok net görüyorum ki konuya hiç gerek yok. Eğer bir yazarsan, sadece yazarsın, tıpkı benim şimdi yaptığım gibi. Sadece yazarsın, ya da sadece tuşlara basarsın.
Sayfa 15·Kitabı okudu
"Yazar mı olmak istiyorsun? O halde otur ve yaz!" Hepsi buydu. Efsanenin devamı şöyle-bunu söyledikten sonra çekip gitti. Vay canına! Bundan daha bilgece bir şey görmedim. Sadece yazmanın coşkusu! Salt yazmanın, salt şarkı söylemenin. Hepsi bir. Sadece şarkı söylersin. Ya da sadece yazarsın. Ya da, bağışlayın ama sadece filme alırsın.Film yapılmaz, sadece filme alınır. Sadece filme almak varken ne diye film yapasın ki. Ah, bir şeyle uğraşmak ne büyük coşku! Bir sey, herhangi bir șey! Ben buna hayatı kutlamak derim! Ben böyle biriyim...
Sayfa 16·Kitabı okudu
Yörüklerde Ağıt
Tükenmez ki Çamardı Boğazı Çetin olurda Üçkapılı’nın ayazı Zehir ettin bize bu yılki yazı Neydi ki dertlerin öldün Ramazan Senin eserindir bu beş yüz koyun Her türlü zorluğa eğmezdin boyun Bir kötü kazanda ılıdı suyun Neydi ki dertlerin öldün Ramazan Ne dedik sana babanla bacın İçimden bir türlü gitmiyor acın Hiç mi dayanacak yoğudu gücün Neydi ki dertlerin öldün Ramazan
Sayfa 61