Bir garip mikropçuktu o. Nasıl yolu bu ülkeye düşmüştü. Belki de onu arkadaşları işletmişler, “Git,” demişlerdi, “orası geri kalmış ülke, senin için biçilmiş kaftan. Orada sucuklar eşek etinden, salamlar it etinden yapılır. Yiyeceklerin hepsi açıkta satılır. Gıda maddelerinin birçoğu bozuktur. Orada, içme sularının içinde bile senin gibi birçok arkadaşına rastlayabilirsin.
Muhtarın malı çok, bu köyde yoksul çok demek yasak. Ki bu köy halkı arasında zengin yoksul ayrılığı gayrılığı olacağından çok yasak. Herkes, her yerde, tıpkı camide olduğu gibi, “Çok şükür Allahıma, Allah dinden imandan ayırmasın, bize bu dünyanın zenginliği çook bilene” diyecek. Bu maddeye uymayanları kırklara karıştırmadan beter ederim vallaha.
Ben buraya, bu kütüğe milli iradeyle çıkmışım.
Yani demem şu ki bana oy verdiniz, irade senin dediniz. İtiraz eden olursa başını kıçından ağır getiririm.
Sen başına iş açacaksın, evet evet iş açacaksın.
“Her şey midenindir, her şey mide içindir”, sloganın bu olsun.
Beyninle ilgili hiçbir slogana izin verme.
- Ben hiçbir şey düşünmedim efendim.
- Az önce düşündüğünüz düşüncenin suç olduğu kesin. Belki hafifletebiliriz. Söyleyin, bu düşündüğünüz düşünceyi gözü kapalı mı düşündünüz, yoksa gözü açık mı düşündünüz?
- Ben hiçbir şey düşünmedim efendim.
- Demek düşünmediğinizi düşünebiliyor, bunu burada açıkça söyleyebiliyorsunuz. Hafifletici hiçbir neden yok. Yazın…