Bir Küresel Ticaret Müstemlekesinde yaşamak
İsrail ve İsrail’e destek olan marka ürünlerine ve firmalara karşı yürütülen protestolar etkili oluyor. İlk sonuçlar alınmaya başlandı. Burada önemli olan bu protestoların sürekliliğini sağlamak... İlgili küresel şirketler bütün ümitlerini bu protestoların ‘geçici bir heves’ olarak yürütüldüğüne, kısa zamanda bu tutumların gevşeyeceğine bağlamış durumdalar. Bu beklentilerini boşa çıkarmak durumundayız; aksi halde, geçmişte olduğu gibi birkaç haftada bir yel gibi gelip geçen protesto hareketlerinin kalıcı bir etkisi olmayacak, bu şirketlerin zulme desteklerini pek de sekteye uğratmayacaktır. Öyle uzun vadeli bir kararlılıkla bu el çekme hareketini sürdürmeliyiz ki; bu markalar, hem İsrail’i ve tek yanlı Batı politikalarının destekçisi olup hem de mallarını bize satamayacaklarını iyice bir anlamalılar. Bunu başarabilirsek, sandığımızdan çok daha iyi sonuçlar alabiliriz. Çünkü bu küresel zulüm organizasyonunun temel motivasyonu kazandıkları para... Bu hasta zihniyet için en temelde bütün bu zulmün asıl gerekçesi de her şeyin daha fazlasının sahibi olma güdüsü... Bu zulümleri işlerken söylemlerini bir çok dini argüman ve sembolle destekliyor olsalar da, zalimler için asıl din paranın dini... Yeri gelmişken (ki bu tür meselelerin yeri çok daha önceden gelmeliydi); bir yandan bütün bu şirket mallarına, ürünlerine protestolarımızı bütün yoğunluğuyla sürdürürken, bir yandan da aynı meseleyi bir muhasebe konusu yapmak icap ediyor diye düşünüyorum. İnançlarımız, aidiyetimiz, kültürümüz ve geleneğimizden kaynağını alan aslî kimliğimizin dışında, bir de inkar edemeyeceğimiz şekilde aslî kimliğimizden ayrışan bir başka kimliğimiz var bizim: Bizler profesyonel anlamda tüketiciyiz! Kendimizi tanımladığımız değerler farklılaşıyor ama neredeyse tüketicilik bir ortak kimlik olarak
Reklam
34 yıllık devrimin dönüm noktaları
1992’den bugüne (2026) uzanan yolculuk, sadece cihazların küçülmesi değil, dünyanın işleyiş biçiminin tamamen dijital bir dokuya bürünmesidir. 1992’de çevirmeli ağ (dial-up) sesleriyle internete bağlanmaya çalışırken, bugün 2026'da yapay zekânın hayatın her anına sızdığı bir "simbiyotik" çağdayız. -"1992: Bilgiye ulaşmak için kütüphaneye gidilir, Ansiklopedi (Britannica, Meydan Larousse) sayfaları karıştırılırdı. Bilgi statikti ve basılıydı. 2026: Bilgi "yüklenen" ve "akışkan" bir hal aldı. Yapay zekâ asistanları saniyeler içinde binlerce sayfalık veriyi özetliyor; video eğitimler ve interaktif simülasyonlar kütüphanelerin yerini aldı." -"1992: Ev telefonları ve ankesörlü telefonlar revaçtaydı. Birine ulaşmak için "evde olmasını" beklerdiniz. Mektup ve faks hala yaygındı. 2026: Mekândan bağımsız, anlık ve görsel iletişim hakim. Holografik görüşmeler ve yüksek çözünürlüklü video konferanslar sayesinde "mesafe" kavramı anlamını yitirdi. Sosyalleşme büyük oranda dijital platformlara ve topluluklara kaydı." -"1992: 1.44 MB kapasiteli disketler kullanılırdı. Bir fotoğrafı bile içine sığdırmak zordu. Bilgisayarlar masa boyunda ve oldukça hantaldı. 2026: Depolama birimi olarak fiziksel diskler yerine Bulut (Cloud) sistemleri kullanılıyor. Terabaytlarca veri havada asılı duruyor. Bilgisayarlar artık saatlerimize, gözlüklerimize ve cebimizdeki incecik camlara sığdı." -"1992: Televizyonda ne varsa o izlenir, radyoda ne çalarsa o dinlenirdi. Film izlemek için VHS kasetler kiralanırdı. 2026: "Talep üzerine" (On-demand) dönemi. Algoritmalar ne izleyeceğimizi ve ne dinleyeceğimizi bizden iyi biliyor. Yayın akışı diye bir şey kalmadı; herkesin kendi kişisel kanalı ve listesi var." -"1992: Alışveriş için fiziksel dükkanlara gitmek ve nakit para kullanmak şarttı. 2026:
Duygu ve Düşünce
Bana en sevdiğiniz ya da hayatınıza dokunduğunu düşündüğünüz birer kitap yazar mısınız? Yeni bir alışveriş listesi hazırlıyorum da 🫠
1000Kitap
Ama önce kahve ve kötü alışkanlık.
Bir bütün haftayı hasta ve güçten düşmüş bir halde genellikle evde geçirdikten sonra, hala iyileşememiş olsam da yarın mesai tekrar başlıyor. Bugünün yapılacak listesi şu şekilde (Full+Full müzik eşliğinde 🙃): *Haftalık yemek menüsü (Büyük kolaylık) *Alışveriş listesi *Mayıs sonu gezi planı *Temmuz gezisi detay planları *Çamaşır katlama Neyse ki bir ara kendimde hal bulup quizleri okumuşum. Bir ara da kitap okumaya vakit bulursam, hadi yine iyiyim bugün.
Duygu ve Düşünce
Karşıma çıkan Her Türk’ün okuması gereken kitaplar” listesinde gördüğüm tüm kitapları eklemişim sepete. Tüm maaşım gidecek gibi duruyor eleyemiyorum sjsjsj
Reklam
Reklam